Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenmenin Kurumsallaşma Süreci ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü

 Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenmenin Kurumsallaşma Süreci ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü

Giriş

Günümüz dünyasında yaşanan gelişmeler ve değişimin hızı hayat boyu öğrenmeyi yadsınamaz bir gerçek haline getirmektedir. Bireylerin hem gündelik hayatta hem de istihdam dinamiklerinin gereksinim duyduğu yetkinliklere sahip olması yetişkinlerin de yaşamları boyunca hayat boyu öğrenen bireyler olmasını gerekli kılmaktadır. Hayat boyu öğrenen bireyler olması gereken kişilerin bu öğrenmelerini gerçekleştirmeleri kurumsal yapılarla kolaylaştırılmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde köklü bir geçmişe sahip olan yetişkin öğrenmesine yönelik kurumsallaşma, değişen dünya konjonktürü ve teknolojik değişmelerin öğrenme kanallarına etkisi nedeniyle dikkat çekici değişikliklere uğramış olmakla birlikte önemini korumaktadır. Teknolojik değişmelerin etkisi ile öğrenmenin çevrimiçi ortamlara taşımasına karşın özellikle erişimi zor bölgelerdeki dezavantajlı yetişkin gruplara ilgi ve ihtiyaçlarına göre eğitim verilmesini sağlayan kurumların, kurumsal yapılaşması ve kalitesinin önümüzdeki dönemde de önemli olmaya devam edecektir.

Dünyada hayat boyu öğrenmenin ortaya çıkışı kavram olarak incelendiğinde köke­ninin çok eskilere dayandığı ancak kurumsallaşması ve yetişkinlerin okul ortam­ları dışında öğrenmesi gerektiğini ifade eden ilk organize hareketin 19. yüzyılda ortaya çıktığı görülmektedir (Bourdon, 2013).

Ülkemizde Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren usta çırak ilişkisi içinde uzun yıllar süregelen bir öğrenme sisteminin etkin bir şekilde yürütüldüğü görülmektedir. Mesleki becerilerin kazandırılmasının yanında toplumsal normların ve kültürel değerlerin aktarımı da bu sistem içinde gerçekleştirilmekteydi. Cumhuriyet döneminde bu etkinlikler devam etmiş ve mesleki eğitimlerin yanında etkin vatandaşlık, okuma yazmanın öğretilmesi gibi hedeflerin gerçekleştirilmesi için kurumsallaşmaya hız verilmiştir (Karabacak, 2021).

Örgün ya da yaygın öğrenme içerikleri dönemin gereklilikleri ile direkt bir etkileşim içinde olduğu için cumhuriyet dönemi gereklilikleri de çağdaş, modern ve diğer ülkelerle rekabet edebilecek çocuk, genç ve yetişkin nüfusun yetiştirilmesi olarak belirlenmişti (Türkoğlu ve Uça, 2011). Bu nüfusun yetiştirilebilmesi için yapılması gerekenler ise Milli Eğitim Şuraları kararları ile resmi olarak ilan edilmekteydi (MEB Şura, 1939, 1943).

Milli Eğitim Şuraları kararları ülkemizdeki en bilinen adı ile yaygın eğitim kapsamındaki öğrenmelerin odağını belirlemekle birlikte bu öğrenme etkinliklerinin gerçekleştirilmesi için hazırlanan ortamlar ve bu ortamların düzenlenmesinden sorumlu birimlerin yapılanması eğitimin en az kendisi kadar önem taşımaktaydı.

Cumhuriyet döneminden itibaren Millî Eğitim Bakanlığı çatısı altında yaygın eğitimin geliştirilmesi ve uygulanması için gerçekleştirilen kurumsallaşma tarih sırası ile ele alınacak olursa;

  • Halk Terbiyesi Şubesi (1926)
  • Halk Evleri (1932)
  • Halk Eğitimi Bürosu (1952)
  • Halk Eğitimi Genel Müdürlüğü (1960)
  • Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü (1977)
  • Çıraklık Eğitimi Genel Müdürlüğü (1978)
  • Yaygın Eğitim Enstitüsü (1979)
  • Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü (1983)
  • Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (2011)

Bu kurumlara bağlı birimler arasında;

  • Halk Eğitimi Başkanlıkları
  • Halk Eğitimi Merkezleri
  • Çıraklık Eğitimi Merkezleri
  • Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Okulları
  • Mesleki Eğitim Merkezleri
  • Turizm Eğitim Merkezleri
  • Olgunlaşma Enstitüleri gibi birimler bulunmaktadır. (Karabacak, 2021; MEB HBÖGM, 2020)

Bahsi geçen kurumların farklı isimler altında 1926 yılından günümüze kadar dinamik bir şekilde yaygın eğitime yönelik uygulamaları gerçekleştirmiştir. 2011 yılında ise dönemin şartları yeni bir kurumsal kimliğin oluşturulmasını gerektirmiş, hayat boyu öğrenmeye yönelik iş ve işlemlerin Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü çatısı alıntında yürütülmesi uygun görülmüştür. 

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü

1983-2011 yılları arasında yaygın eğitim kapsamındaki iş ve işlemler Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğünce yürütülmüştür. 2011 yılında 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (HBÖGM) adını almıştır. 2011 yılında Genel Müdürlüğe bağlı kurumlar arasında halk eğitimi merkezleri, mesleki eğitim merkezleri, turizm eğitimi mer­kezleri, olgunlaşma enstitüleri ve açık öğretim okulları yer almaktaydı (Resmi Gazete, 2011).

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün görevleri arasında;

  • Zorunlu eğitim dışında, eğitim ve öğretimi hayat boyu devam edecek şekilde yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yapmak, bunları uygulamak, izlemek ve değerlendirmek,
  • Yaygın eğitim ve öğretim ile açık öğretim hizmetlerini yürütmek,
  • Örgün eğitim sistemine girmemiş, herhangi bir eğitim kademesinden ayrılmış veya bitirmiş vatandaşlara yaygın eğitim yoluyla genel veya meslekî ve teknik öğretim alanlarında eğitim ve öğretim vermek,
  • Yaygın eğitim ve öğretim okul ve kurumlarının eğitim ve öğretim programlarını, ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak ve Talim ve Terbiye Kuruluna sunmak, 
  • Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak gibi görevler bulunmaktadır.

Bunun yanında diğer genel müdürlüklerle ortak görevleri arasında;

  • Eğitim ve öğretime ilişkin hedef, politika ve standartların belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, 
  • Eğitim ve öğretimi etkileyen faktörleri tespit etmek, toplum ve sektör bazında ihtiyaç ve beklentileri karşılamak üzere araştırma ve geliştirme faaliyetleri yapmak, 
  • Öğrencilerin, plan ve programlarda tespit edilen amaçlar doğrultusunda yöneltme ve geliştirilmelerine ilişkin rehberlik çalışmalarını yürütmek, 
  • Öğretim programları, ders kitapları, öğretmen kılavuz kitapları ile diğer ders araç ve gereçlerine yönelik araştırmalar yapmak, geliştirilmelerine katkı sağlayıcı çalışmalar yapmak ve ilgili birimlere sunmak, 
  • Özel eğitim, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini yürütmek, 
  • Okul, ilçe, il ve ülke düzeyinde yapılan eğitim, öğretim ve yönetim hizmetleri ile ilgili ölçme ve değerlendirme sonuçlarını değerlendirmek, 
  • Eğitim ve öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını sağlamak, 
  • Eğitim ihtiyaçlarını karşılamak üzere, eğitim bina ve tesisleri ile eğitim araç ve gereçlerinin planlanması, projelendirilmesi ve üretilmesinde ilgili birimlerle işbirliği içinde bulunmak,
  • Eğitim ve öğretim kurumlarının öğretime açılması ve kapatılmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemek olduğu ifade edilebilir.  (MEB HBÖGM, 2020)

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Teşkilat Yapısı

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü merkezde 8 daire başkanlığı ve 1 özel bürodan oluşmaktadır. Bunun yanında il ve ilçelerde 996 halk eğitimi merkezi, 24 olgunlaşma enstitüsü ve Açık Öğretim Daire Başkanlığı Bünyesinde, Açık Öğretim Ortaokulu, Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi, Açık İmam Hatip Lisesi ile Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Okulu olarak teşkilatlanmıştır.

Genel Müdürlük bünyesinde yer alan daire başkanlıkları;

  • Açık Öğretim Daire Başkanlığı
  • Araştırma, Geliştirme ve Projeler Daire Başkanlığı
  • Eğitim Politikaları Daire Başkanlığı
  • Göç ve Acil Durumlarda Eğitim Daire Başkanlığı
  • İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı
  • İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığı
  • Programlar ve Öğretim Materyalleri Daire Başkanlığı
  • Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Daire Başkanlığı olarak ayrılmaktadır (MEB HBÖGM Birimler, 2021).

Genel Müdürlük bünyesinde Daire Başkanlıklarının yanında 1 adet Özel Büro da bulunmaktadır. Genel Müdürlüğün tüm birimleri “Öğrenen topluma dönüşüm sürecinde beşikten mezara kadar rehberlik hizmeti sunan; bireyin bilgi, şuur ve yetkinliklerini geliştirerek insanlığın kalkınmasında sorumluluk almasını destekleyen; belgelendirilebilen, izlenebilen kaliteli eğitimler sunmak” misyonu ve “Hayata mutlu bireyler hazırlamak için her zaman, her yerde, herkese eğitim” vizyonu ile çalışmalarına devam etmektedir (MEB HBÖGM, 2020). e-Yaygın sistemi, hayat boyu öğrenmeye yönelik verilerin toplanması ile işlemlerin sistem üzerinden yürütülmesini sağlarken, usta öğretici ve öğretmenlerin eğitimleri, mevzuatın değişen şartlara göre yeniden gözden geçirilmesi, kurs, kursiyer işlemleri, hayat boyu öğrenme yönelik projelerin yürütülmesi, kurumlardaki sosyal etkinliklerin düzenlenmesi, göç sürecindeki kişilerin öğrenme süreçlerinin koordine edilmesi, açık öğretim okullarına ilişkin gerçekleştirilmesi vb. gibi konular öncelikli çalışma alanları arasındadır. Bunların yanında hayat boyu öğrenme bileşenlerinin ve kurumların kalitesinin artırılmasının önemli görüldüğü için bu konunun üzerinde ayrıca durulmaktadır (Karabacak, 2020). 

Hayat Boyu Öğrenme Kurumları

Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde yetişkinlere yönelik hayat boyu öğrenme etkinliklerinin düzenlenmesinden sorumlu birim olarak Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bu etkinlikleri halk eğitimi merkezleri, olgunlaşma enstitüleri ve Açık Öğretim Okulları aracılığıyla gerçekleştirmektedir.

Halk Eğitimi Merkezleri

Halk eğitimi merkezlerinde Türk Millî Eğitimi’nin genel amaçları ile yaygın eğiti­min özel amaçlarını gerçekleştirmek, vatandaşların boş vakitlerini olumlu faaliyetlerle değerlendirmek, gelirlerini arttırmak, vatandaşlara mesleki ve sosyal-kültürel açıdan bilgi, beceri kazandırmak amacıyla il ve ilçe merkezleri ile kasaba ve köyler­de, mesleki ve genel kurslar verilmektedir. Kurumsallaşma sürecince mevzuat vb. gibi alanlarda yapısal değişiklikler yaşansa da halk eğitimi merkezleri bugün de yaygın olarak hayat boyu öğrenme etkinliklerinin gerçekleştirildiği kurumlardandır (Geray, 2000; Karabacak, 2020; Yıldırım, 1996).

1953 yılında İlköğretim Genel Müdürlüğü Halk Terbiyesi Şubesine bağlı olarak halk eğitimi merkezleri kurulmuştur. İlk olarak Edirne, İzmir, Kastamonu, Ordu ve Trabzon’da açılan halk eğitimi merkezleri illerde Halk Eğitimi Başkanlıklarının kurulmasıyla yurt geneline hızla yayılmıştır (MEB HBÖGM, 2020).   

Günümüzde halk eğitimi merkezlerinde Türkiye genelinde etkin bir şekilde yetişkinlere farklı programlarda, istek ve gereksinimleri doğrultusunda kurslar açılmakla olmakla birlikte eğitim mekânları merkez binaları ile sınırlı değildir. Halk eğitimi merkezi müdürlükleri kendi binalarının dışında ceza ve ıslahevlerinde, gecekondu bölgelerin­de, geçici eğitim merkezlerinde, il, ilçe merkezleri, kasaba ve köylerde, hastanelerde, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşların eğitime ayrılmış alanlarında, örgün eğitim kurumlarının bina veya okullarda da sürdürürler (Adabaş, 2019; Karabacak, 2020).

Olgunlaşma Enstitüleri:

Kadınların bir meslek sahibi olarak iş hayatında ve ülkenin kalkınmasında etkin olmalarını sağlamak hedefiyle ilk kez 1945 yılında İstanbul’da açılmıştır. 2020 yılına gelindiğinde olgunlaşma enstitüleri ikisi İstanbul’da olmak üzere 23 ilde toplam 24 enstitüsü ile hizmet vermeye devam etmektedir (MEB HBÖGM, 2020). Her ilde olgunlaşma enstitüsü olmamakla birlikte coğrafi ve kültürel özellikler gözetilerek belirlenen bir enstitünün uhdesinde, yakın illerde araştırma, eğitim, üretim ve etkinlikler yapılarak olgunlaşa enstitülerinin olmadığı illerde de çalışmalar yapılması sağlanmaktadır.

Olgunlaşma Enstitülerinde “gelenek aktarımı” yapılması onu el sanatları ile uğraşan diğer kurumlardan ayırmada en temel belirleyicilerden biridir (Gürçayır Teke, 2017). Tarihsel geçmişine bakıldığında Olgunlaşma Enstitüleri Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde faaliyet gösteren Kız Sanayi Mektepleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk yıllarda etkin bir biçimde varlığını sürdüren Kız Enstitüleri ile aynı çizgide yer alan eğitim kurumları olarak görülebilir (Akşit 2005).

Günümüzde ise olgunlaşma enstitüleri geleneksel sanatlarımızı araştıran, arşivleyen, el sanatlarında kullanılan motif ve temaları güncelleyerek bugünün insanına sunan kurumlardır. Geleneksel ve modern motif ve temaları eserlerinde birlikte kullanarak, geleneksellik ve modernliği birbirini kapsamayan olgular olarak düşünülmesinin önüne geçmektedirler. Geleneksel ve modern tasarımları birbirileri ile bütünleştirmiş kültürel motiflerin yeni nesillere tanıtılmasına aracılık etmektedirler. Bu önemli kurumların sadece Türkiye’de değil dünyada da tanınmasını sağlamak için kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi ve markalaşma çalışmaları sürdürülmektedir.

Açık Öğretim Okulları:

Açık öğretim okulları örgün eğitim yaşı dışına çıkmış, engel durumu, tutukluluk hali, hastalık, yaşadığı yerde okul olmaması vb. gibi nedenlerle öğrenimine devam edememiş vatandaşlara örgün eğitim seviyesinde uzaktan eğitim veren okullardır. Bu okullar Türkiye’deki gelişimi, uzaktan eğitim uygulamalarının gelişimine paralel bir gelişme göstermiştir (Güçlü ve Bozgeyikli, 2017). Uzaktan eğitim yöntemleri ve kanalları değiştikçe Açık Öğretim Okullarının işleyişi de değişmiştir. 

Açık Öğretim Okulları, Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Okulu, Açık Öğretim Lisesi, Açık Öğretim Ortaokulu, Mesleki Açık Öğretim Lisesi, Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi olmak üzere beş farklı alanda eğitimlere devam edilmektedir. Ülkemizde yetişkinlerin uzaktan öğrenme süreçlerinde önemli bir yere sahip Açık Öğretim Okullarının türlerine göre gelişim süreçleri aşağıda kısaca ele alınmıştır.

Meslekî ve Teknik Açık Öğretim Okulu: 1974yılında Mektupla Öğretim Okulunun uzaktan eğitim/yüz yüze eğitim şeklinde karma yöntemle meslek kursları ve sertifika programları açmasıyla ülkemizde açık öğretim okulları örgün eğitim sistemi dışında kalan vatandaşlara eğitim hizmeti götürmeye başlamıştır. 1983 yılında Mektupla Öğretim Okulunun adı Meslekî ve Teknik Açık Öğretim Okuluna dönüştürülmüş ve halen bu isimle Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde eğitim vermeye devam etmektedir.

Açık Öğretim Lisesi: 1992 yılında orta öğretim düzeyinde öğretim yapan ilk açık öğretim okulu olarak Açık Öğretim Lisesi açılmıştır. Program içeriği bakımından örgün eğitimdeki genel liselerin program içerikleriyle aynı, eğitimi kredili sistemde uygulayan ve aynı geçerlilikte diploma veren Açık Öğretim Lisesinde yüz yüze öğretim uygulaması yoktur.   

Açık Öğretim Ortaokulu: 1997 yılında Açık İlköğretim Okulunun kurulmasıyla ilköğretim düzeyinde de uzaktan eğitim yoluyla eğitim verilmeye başlanmıştır. 2012 yılında İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasından sonra program içeriği bakımından örgün eğitimdeki ortaokul program içerikleriyle aynı eğitimi uygulayan ve aynı geçerlilikte diploma veren Açık İlköğretim Okulunun adı Açık Öğretim Ortaokulu olarak değiştirilmiştir.  

Meslekî Açık Öğretim Lisesi: 2006yılında 1461 sayılı Bakanlık Makam Onayı ile Açık Öğretim Lisesi bünyesinde açılan meslekî ortaöğretim programı Meslekî Açık Öğretim Lisesine dönüştürülmüş ve imam hatip programları bu lise bünyesinde eğitim vermeye devam etmiştir. Orta öğretim okullarında öğrenim süresinin 4 yıla çıkarılmasıyla bir öğretim yılı iki dönemden oluşacak şekilde okutulan ortak ve seçmeli dersler Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca örgün öğretime paralel olarak belirlenmiştir ve meslek dersleri eğitimi ise yüz yüze yapılmakta ve ders geçme ve kredi sistemine göre mezun verilmektedir.

Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi: 2016 yılında Meslekî Açık Öğretim Lisesi bünyesinde açılan imam hatip programları Açık Öğretim İmam Hatip Lisesine dönüştürülmüştür. Bu okul program içeriği bakımından örgün eğitimdeki imam hatip liseleri programlarıyla aynı olup, ders geçme ve kredi sisteminde eğitim uygulamakta, meslek dersleri eğitimi ise yüz yüze yapılmakta ve aynı geçerlilikte diploma verilmektedir. “  (MEB HBÖGM, 2020).

Sonuç

Ülkemizde köklü bir geçmişe sahip olan hayat boyu öğrenme uygulamaları zaman içinde gereksinimlerin getirdiği şekilde kurumsallaşma süreçleri ve yasal dayanaklarla birtakım değişikliklere uğramıştır. Değişikliklerin uygulanması sonrasında alandaki yansımaları izleme ve değerlendirme raporları ve birim faaliyet raporları ile takip edilmekte mevcut durumun bir haritasının çıkarılması amaçlanmaktadır.

Hayat boyu öğrenmeye yönelik uygulamaların içeriği ve konuları konjonktüre göre değişim göstermekle hayat boyu öğrenmenin öneminin azalmayacağı hatta giderek daha da artacağı düşünülmektedir. Önemi artması beklenen hayat boyu öğrenme, doğası gereği yaşam süresince devam ettiği için örgün eğitimden sonraki döneme denk düşen öğrenmelerin tasarlanması yetişkinlerin öğrenmelerinin gerçekleştirilebilmesi bağlamında önemlidir. Özellikle son dönemde COVİD 19 pandemisinin de getirdiği yeni normal süreçler yetişkin öğrenmesini ve kurumsallaşma süreçlerini hızlı bir şekilde değiştirmektedir. Teknolojinin öğrenmelere etkisi, yetişkinlerin teknolojik araçların kullanımı, yapay zekâ, algoritmaların ve nesnelerin interneti ortamlarında öğrenmeler yeni dönemin öncelikli hayat boyu öğrenme çalışma konuları arasında yer alacaktır. Bu süreçlerin kurumsallaşmaya yönelik durumları etkileyecek olması yadsınamaz bir gerçektir.

MEB bünyesindeki etkinlikler yetişkinlerin yaş dönemlerine göre öğrenme psikolojilerinden yola çıkarak kurumsallaşma süreçleri, programların yapısı, kursiyer gereksinimleri, fiziki ortamların yetişkinlere uygun hale yetişkinlerle çalışan eğitimcilerin niteliği gibi konulara dikkat edilerek hazırlanmaktadır. Bahsi geçen hayat boyu öğrenmeye yönelik bileşenlerin en etkili ve dinamik şekilde uygulamaya geçirilebilmesi bu bileşenlerin birbiri ile etkileşiminin sağlanması ile gerçekleşecektir.

Kaynakça

Adabaş, N. (2019). Yaşam boyu öğrenmenin sağlanmasında halk eğitim merkezlerinin önemine dair kursiyer görüşlerinin değerlendirilmesi (Bartın Halk Eğitimi Merkezi Örneği). Yüksek Lisans Tezi, Bartın Üniversitesi, Bartın.

Akşit, E. E. (2005). Kızların sessizliği kız enstitülerinin uzun tarihi. İstanbul: İletişim Yayınları.

Bourdon, M. (2013). Lifelong learning from the ‘70s to Erasmus for all: A risingconcept. Procedia – Social and Behavioral Sciences 116, 3005-300. https://doi.org/10.1016/j. sbspro.2014.01.697.

Geray, C. (2002). Halk eğitimi. Ankara: İmaj yayınları.

Güçlü, M.ve Bozgeyikli, H. (2017). Türkiye’de mesleki açık öğretim liseleri: Tarihsel gelişim açısından bir değerlendirme. HAK-İŞ Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi, 6(14), 139-155.

Gürçayır Teke, S. (2017). Seçkinleştirilen el sanatları ve geleneğin sınırları: Olgunlaşma Enstitüleri Örneği. Millî Folklor Dergisi, 116, 58-72.

Karabacak, S. (2021). Türkiye’de hayat boyu öğrenmenin kurumsallaşması ve hayat boyu öğrenme strateji belgesi. Dijital çağda hayat boyu öğrenme.  Edit: Mustafa Sarıtepeci, Hatice Yıldız Durak. I. Baskı. Ankara: PEGEM Yayınları.

Karabacak, S . (2020). Halk eğitimi merkezlerinde kalite algısı. Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 9(2), 154-195.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB). Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (HBÖGM) (2020). İzleme ve Değerlendirme Raporu. https://hbogm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2021_08/051124-50_2020-RAPOR-2020_rp_duzeltme-2.8.2021-yayYnlanan.pdf

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB). Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (2021). Birimler https://hbogm.meb.gov.tr/www/birimlerimiz/kategori/3

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Milli Eğitim Şura Kararları (1939, 1943). http://ttkb.meb.gov.tr/www/suralar/dosya/12

Resmi Gazete (2011). 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/09/20110914-1.htm

Türkoğlu, A. ve Uça, S. (2011). Türkiye’de halk eğitimi: Tarihsel gelişimi, sorunları ve çözüm önerileri. Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 2 (2), 48-62.

Yıldırım, M. (1996). Yaygın eğitim ve halk eğitim merkezlerindeki uygulamalar. Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü, Ankara

Esat TEKTAŞ1  

1 Daire Baş., MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Ankara/Türkiye

 Email: esat.tektas@meb.gov.tr                            : 0000-0003-1514-478X

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir