Tarihsel Değişim Sürecinde Yaşam Boyu Öğrenme ve Okuryazarlık: Türkiye Deneyimi

 Tarihsel Değişim Sürecinde Yaşam Boyu Öğrenme ve Okuryazarlık: Türkiye Deneyimi

Giriş

İnsanlar tarih boyunca çevresinden sürekli olarak değişik şekillerde yeni bilgiler ve yaşam tecrübeleri öğrenmiştir. Bilhassa yazının icadıyla öğrenme daha sistematik, birikimli, depolanabilir ve gelecek nesillere aktarılabilir bir hâl almıştır. Tarih boyunca okuma yazma bilmek gelişmenin ve ilerlemenin önemli bir anahtarı olmuştur. Matbaanın icadı ve kitapların basımı ve dağıtımının kolaylaşması yazılı bilgilerin daha geniş kitlelere ulaşmasına olanak sağlamıştır. Aydınlanma çağıyla birlikte, son birkaç yüzyıldır devletler eğitimi tüm vatandaşlarına sağlamayı kendileri için temel bir görev olarak görmeye başladılar. Aynı zamanda eğitim temel bir insan hakkı olarak tanımlanmaya başlandı. Böylece ülke vatandaşları için temel eğitim zorunlu hale geldi. Eğitimin ilk basamağını her zaman okuma yazma eğitimi, matematik ve vatandaşlık bilgileri oluşturdu.

Bilişim çağı olarak adlandırılan içinde bulunduğumuz yüzyılda ise, dünyada meydana gelen hızlı değişimlere ayak uydurabilmek ancak 21. yüzyıl için belirlenen becerilere sahip olabilmekle mümkündür. Kişisel gelişim ve hayatta ilerleyebilmek, bir ülkenin vatandaşı olmaktan kaynaklanan yasal haklardan yararlanabilmek, çevresiyle uyumlu bir şekilde sosyalleşebilmek ve çalıştığı iş yerinde uyum sağlamak aktif bir çalışan olabilmek için bu becerilere sahip olmak gerekmektedir.

İnsanların bu becerilere sahip olmak için her yeni bilgiyi öğrenmesi gerekmektedir. Ayrıca bu bilgileri nereden sürekli ve güncel bir şekilde öğreneceğini bilmek te insanlar için yaşamsal bir önem arz etmektedir. Son 50 yıldır istikrarlı bir şekilde yürütülen okuma yazma çalışmalarına rağmen, dünyada genel nüfus sayımları ve hane halkı anketlerinden elde edilen verilere göre, 773 milyon okuma yazma bilmeyen yetişkin bulunmaktadır (UNESCO, 2021). Ülkemizde ise, 2019 yılı adrese dayalı nüfus sayımı verilerine göre 15 yaş ve üstü 2.024.637 (%3,23) vatandaşımızın halen okuma yazma bilmediği görülmektedir.

Gelecekte iyi bir yaşam sürmek, hayatta, işte başarılı olmak için içinde bulunduğumuz yüzyılın becerilerine sahip olmamız gerekmektedir. Bu da ancak hayat boyu öğrenmeyle ve kendimizi geliştirmeyle mümkündür. Hayat boyu öğrenmenin ilk basamağı ise okuma yazma bilmekten geçmektedir. Bu durumu, Güneş ve Deveci (2020, s.118); “Günümüzde geçmişi okumak ve geleceği yazmak için okuryazar olmak gerekmektedir.” eklinde ifade etmektedir. Herhangi bir şekilde devletin vatandaşlarına sağlamış olduğu örgün eğitim imkânına ulaşamamış ya da zamanında yararlanamamış vatandaşlar kedileri için kopan eğitim zincirini yeniden oluşturmak için kendilerine sağlanan yaygın eğitim imkânlarından yararlanmaktadırlar. Ülkemizde vatandaşlarımız için bu hizmeti Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü üstlenmektedir.

1928 yılında gerçekleşen harf devrimi ile birlikte Atatürk’ün vermiş olduğu “Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz.” direktifiyle başlayan okuma yazma bilmeyen vatandaşlara okuma yazma öğretmek Genel Müdürlüğümüzün en önemli tarihsel misyonu olagelmiştir. Genç cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’ün önderliğinde başlatılan Millet Mektepleri ile birlikte ülkemizde yetişkin okuma yazma çalışmaları dönem dönem ülkeyi yöneten en üst kadrolarca hep desteklenmiş ve üzerinde durulmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri halk arasında “Ali Okulu” olarak adlandırılan Er Okuma Yazma Okullarıyla okuma yazma çalışmalarına destek vermiş ve yürüttüğü bu çalışmalarla uluslararası alanda takdir edilmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünce tarihsel süreçte durmaksızın devam eden yetişkin okuma yazma çalışmaları değişik dönemlerde yapılan seferberlik ve kampanyalarla ülke gündemine gelmiş ve ivme kazanmıştır.  Atatürk’ün doğumunun 100. yılında gerçekleştirilen 100. Yıl Okuma Yazma Seferberliği, 8 Eylül Dünya Okuma Yazma Gününe atfen başlatılan 8 Eylül 1992 Okuma Yazma Seferberliği, Ulusal Eğitime Destek Kampanyası ve Ana-Kız Okuldayız Kampanyası gibi kampanyalar gerçekleştirilmiştir.

Son olarak ise 2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşleri Emine Erdoğan tarafından “Okuryazarlık Seferberliği” ile temel düzey yetişkin okuma yazma kurslarına hız kazandırılmış ve ülkemizdeki temel düzey yetişkin okuma yazma sorununun tamamen çözülmesi hedeflenmiştir. Ancak, tüm bu sayısal verilerle ilgili gerçekleşen olumlu gelişmeler sağlana dursun bir taraftan da okuma yazma kavramı da tarihsel süreçte yeni bir şekil almıştır.

23 Ekim 2018’de Milli Eğitim Bakanı tarafından kamuoyuna açıklanan 2023 Eğitim Vizyon belgesinde de bu duruma işaret edilerek Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü yeni dönemde 21. Yüzyıl becerileri arasında yer alan çoklu okuryazarlıklara ilişkin farkındalık yaratmak ve bu okuryazarlık türlerine yönelik beceri eğitimleri düzenlemekle görevlendirilmiş bulunmaktadır. Böylece, tarihsel bir öneme ve sürece sahip olan yetişkinlere okuma yazma öğretme misyonumuz çağın gereksinimlerine uygun bir şekilde yeni bir şekil almış ve durmaksızın devam etmektedir. Bu doğrultuda, geçmişten gelen birikim ve deneyimle, 21.yüzyıl bireylerinin sahip olması gereken yeni okuryazarlık türleri ile ilgili olarak yetişkin okuma yazma çalışmaları kesintisiz devam edecektir.

Türkiye’de Yetişkin Okuryazarlık Çalışmalarının Tarihçesi

Ülkemizde okuryazarlığın ciddi bir sorun olarak algılanmasının kökleri Osmanlının son dönemlerindeki batılılaşma ve modernleşme çalışmalarına kadar uzanmaktadır. Bu süreçte Osmanlı’da dil, alfabe, matbaa tartışmaları başlamıştı (Yıldız, 2006). Ülkemizde yetişkinlere yönelik okuma yazma öğretimi çalışmalarının tarihçesi Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerine kadar uzanmaktadır. Tarihsel süreçte okuma yazma öğrenmenin gerekliliğini hisseden önemli kurumlardan biri de Türk ordusu olmuştur. II. Meşrutiyet döneminde Osmanlı Ordusundaki askere okuma yazma öğretilmesi çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalarda askerlere okuma yazma öğretmek için hazırlanan “Orduda Yeni Osmanlı Elifbası” adlı eserle silâh altındaki askerlere okuma yazma ve bir milyona kadar rakamların yazılışının öğretilmesi esas alınmıştır (Şahbaz, 2010).

Osmanlının son dönemindeki modernleşme ve batılılaşma çalışmaları ile başlatılan okuryazarlık çalışmaları yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarının ön önemli meseleleri arasında ele alınmıştır. Ülkemizde alfabe değişikliği ile ilgili tartışmalar 1850’li yıllarda başlamış 1928 yılına kadar devam etmiştir (İpek, 2017). Millî Mücadelenin ilk yıllarından başlayarak Atatürk’ün zihnini meşgul eden en önemli sorunlardan biri halkın eğitilmesi ve alfabe değişikliği meselesidir. Aslında ülkemizde alfabenin değiştirilmesi konusu ile ilgili tartışmalar Tanzimat döneminden beri devam etmekteydi (Ataş, 2003; Çakır, 2016).

 

Millet Mektepleri Okuma Yazma Çalışmaları

Fotoğraf 1. Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, yeni Türk harflerini halka bizzat öğretirken; Kayseri (20 Eylül 1928) (Kaynak: MEB-Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Fotoğraf Arşivi)

1 Kasım 1928’de, yeni Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmesi, Türk kültür tarihinin önemli kilometre taşlarından birini oluşturmaktadır (Ataş, 2003).  Yeni Kanun’un kabul edilmesinden sonra, 1928 yılında 15 Ekim tarihinde okullarda yeni harfler hemen öğretilmeye ve kullanılmaya başlanmıştır. Memurlara da yeni harfler hemen öğretilmeye başlanmış, bununla birlikte; okullar dışında geniş halk kitlelerine yeni harflerle hızlı bir şekilde okuma yazma öğretmek için “Millet Mektepleri” açılmış (Çakır, 2016).

Fotoğraf 2. Millet Mektepleri (Kaynak: MEB-Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Fotoğraf Arşivi)

Millet Mekteplerinde halkımızı okuryazar yapmanın yanında onlara gerekli olabilecek bilgilerin de kazandırılması hedeflenmiştir. Millet Mektepleri A ve B olmak üzere iki dershaneden oluşmaktaydı. A dershanelerinde okuma yazma öğretilirken B dershanelerinde ise vatandaşlara güncel hayatlarında lazım olabilecek sağlık bilgisi ve yurt bilgisi temel bilgiler ve matematik öğretiliyordu

Millet Mekteplerinde 19281929 döneminde her türlü yokluğa rağmen bir yıl gibi bir sürede yaklaşık 600.000 yetişkine okuma yazma öğretilmesi eğitim tarihimizde örnek teşkil edecek bir olay olmuştur. Millet Mekteplerinde ilkokul öğretmenleri ile okuryazar olanlar ve memurlar da görev yapmışlardır. Millet mektepleri 1929 yılında tüm dünyada başlayarak ülkemizi de etki altına alan ve 30’lu yılların başlarında da devam eden Dünya Ekonomik bunalımına rağmen 1935 yılında on altı milyon olan Türkiye nüfusunun bir milyon iki yüz bine yakınını okuryazar hale getirmiştir (MEB, 2019; İnanç, 202; Ataş, 2003).

Fotoğraf 3. Yetişkinlerin Katıldığı Bir Okuma Yazma Kursu (Kaynak: MEB-Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Fotoğraf Arşivi)

1928-1951 yılları arasında Millet Mektepleri bünyesinde 66.197 A dershanesi, 16.811 B dershanesi olmak üzere toplam 83.008 dershane açılmıştır. Bu dershanelerde toplam 70.047 öğretmen görev yapmıştır. Bu süreçte A ve B dershanelerine devam eden 1.790.734 kişi belge almıştır (Kurt, 2000).

 

Türk Silahlı Kuvvetleri Okuma Yazma Çalışmaları

Herkesin okuryazar olması için yürütülen çalışmalarda Türk Silahlı Kuvvetlerinin de önemli katkıları olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında açılan Millet Mektepleri, askeri birliklerde de açılmış ve silahlı kuvvetler her zaman olduğu gibi, ilk günden itibaren genç Cumhuriyetin okuma yazma çalışmalarına silahaltında bulunan erlere okuma yazma öğreterek destek vermiştir (Altunya,2018).

1930’lu yıllarda köylülerin sorunu sadece okuryazarlıkla sınırlı değildi. Aynı zamanda bulaşıcı hastalıklarla savaşmak gerekiyordu. Tarımsal üretim ise ilkel yöntemlerle gerçekleştirilmekteydi. Sayıları 40.000 olan köylere okul açmak ve öğretmen göndermek, öğretmen gönderilen köylerde öğretmen tutmak mümkün olmuyordu. Atatürk’ün önerisi ile 1937 yılında askerliğini çavuş veya onbaşı olarak tamamlayan gençlerden köy öğretmeni/eğitmen olarak yararlanılmaya başlanılmıştır. Askerliğini çavuş ya da onbaşı olarak yapmış olan köylü gençler sekiz aylık bir kurstan geçirildikten sonra köylüye okuma yazma öğretmek ve rehber olmak üzere köylerine eğitmen olarak gönderilmiştir (Yel, 2008). 1937-1946 yılları arasında bu şekilde 8.000 öğretmen/eğitmen eğitim sistemine kazandırılmıştır.

Şekil 4. Halk arasında “Ali Okulu” olarak ta bilinen Türk Silahlı Kuvvetleri Er Okuma-Yazma Okulları (Kaynak: MEB-Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Fotoğraf Arşivi)

Köy eğitmenleri, daha sonra kurulacak olan Köy Enstitülerinin temellerini atmış ve alt yapısını oluşturmuştur (Uz, 2016). 1950’li yıllara gelindiğinde bilhassa kırsal alanda istenilen düzeye ulaşmamış olan okuma yazma düzeyinin yükseltilmesine yönelik çalışmalar yeni arayışlara girilmiştir. Orduda silahaltındaki askerlerden okuma yazma bilmeyenlere okuma yazma öğretilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır.

1961 Yılında yayınlanan ve halen yürürlükte olan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğine ve Türk Silahlı Kuvvetleri Okuma Yazma Yönetmeliğine göre silahaltına alınan askerlerden okuma yazma bilmeyenlere askerlik sürecinde okuma yazma öğretilmesi mecbur kılınmıştır. Bu kişilerin askerlikleri sonrasında memleketlerine daha yükselmiş bir vatandaş olarak dönmeleri amaç edinilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri 1959 yılında, eğitim süresi 4 ay olan, 16 Er Okuma-Yazma Okulu açmıştır. Er Okuma Yazma Okullarında 1958’den 1975 yılına kadar okuma yazma çalışmaları devam etmiştir. O zaman bu okullarda okutulan Türkçe ders kitabında yer alan Ali adındaki köylü bir gencin askere alınışı ve okuma yazma okulundaki serüvenleri ve onbaşı olarak terhis edilmesi anlatılmıştır. Ali’nin orduda silahaltındayken okuma yazma öğrenme serüveni halk arasında bu okulların “Ali Okulları” olarak adlandırılmasına neden olmuştur. Bu okullardan silahaltında bulunan 532.266 er istifade etmiştir. Bu sayı aynı dönemde Millî Eğitim Bakanlığı kurslarına katılan kursiyer sayılarıyla başa baş bir sayı olarak gerçekleşmiştir.  Türk Silahlı Kuvvetlerinin okuma yazma çalışmaları UNESCO tarafından dünyanın en düzenli ve en başarılı halk eğitimi çalışmaları olarak ilan edilmiştir (Altunya, 2018; MEB,2019; Yumrutaş).

Fonksiyonel Okuma-Yazma Çalışmaları

 

Millî Eğitim Bakanlığının yönetiminde diğer bakanlıklar birlikte 1971-1973 yılları arasında 20 ay süreli olarak Ankara, Kars, Mardin, Muğla ve Sinop illerinde bir pilot okuma yazma proje uygulanmıştır. 50 Okuma-Yazma kursunda 1.000 kadar yetişkine işlevsel Okuma-Yazma öğretimi uygulanarak sonuçların değerlendirilmesi ön görülmüştür. Uygulamada bu beş ilde 28 sınıf açılarak 572 kayıt olmuştur.

Fonksiyonel Okuma-Yazma Projesi kapsamında Buğday Yetiştirme, Pamuk Yetiştirme, Tütün Yetiştirme, Turfanda Sebze Yetiştirme, Koyun Yetiştirme, Sığır Yetiştirme, Ev Ekonomisi ve Mısır Yetiştirme konularında cümle yöntemine uygun olarak sekiz ayrı alfabe ve bu alfabelerin alıştırma kitapları geliştirilmiştir. Türkiye’de fonksiyonel (işlevsel) Okuma-Yazma çalışmaları üç yıl uygulanmıştır. Başarılı sonuçlar alınmakla birlikte bu sonuçların istenen düzeyde olmadığı görülmüştür. Kurslarda %40 terk oranı ile karşılaşılmıştır. Fonksiyonel Okuma-Yazma programlarına gerek dünya da gerekse Türkiye’de pek çok eleştiri yapılmıştır. Bu eleştirilerden en çok dikkat çekeni programların Okuma-Yazma odaklı olmaktan çok ekonomik bir anlayışa dayandırılarak geliştirilmiş ve uygulanmış olmasıdır (Gülbay, 2000).

 

100. Yıl Okuma Yazma Seferberliği

1980 yılında yaklaşık 44 milyon olan Türkiye nüfusunun 13 milyona yakınının okuma yazma bilmediği nüfus sayımı ile tespit edilmiş, 1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100. Yılında okuma yazma seferberliği başlatılmıştır. Bu seferberlikte, okuma yazma öğretiminde televizyon da kullanılmıştır. Bu seferberlikte, kadınlara, tarım sektöründe çalışanlara, kırsal kesimde ve gecekondularda yaşayanlara öncelik verilmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı diğer kamu kurum/kuruluşlarıyla ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmıştır. Kurslara katılmayı özendirmek için özendiriciler kullanılmıştır (Yıldız, 2006).

Seferberlik devam ederken, 1983 tarihinde; “2841 Sayılı Zorunlu İlköğrenim Çağı Dışında Kalmış Okuma-Yazma Bilmeyen Vatandaşların Okur-Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim-Öğretim Yaptırılması Hakkında Kanun” yürürlüğe konulmuştur. Kanun ile okuma yazma öğrenme kurslarına (1444 yaş) devam zorunluluğu ve cezaî hükümlerin yanı sıra kurslara devam için özendirici hükümler de getirilmiştir. Bu seferberlikle 1981–1987 yılları arasında 3.974.979 vatandaşımıza ulaşılmıştır (MEB, 2019).

Seferberlik süreci başta UNESCO olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından ödüllendirilmiştir. 1980 yılında %67,2 olan okuryazarlık oranı 1990’da %80’e, çalışabilir nüfusta ise (14–44 yaş) % 90’a ulaşmıştır (Yıldız, 2006).

 

Fotoğraf 5. 100. Yıl Okuma Yazma Seferberliğinde Bir Televizyon Dersi (Kaynak: MEB-Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Fotoğraf Arşivi)

 

8 Eylül 1992 Okuma Yazma Seferberliği

 

1990 nüfus sayımı sonuçları; 6 yaş ve üzeri nüfusun kadınlarda %28, erkeklerde %12, çalışabilir nüfusun ise (1444 yaş) kadınlarda %18, erkeklerde %4’ünün okuma yazma bilmediği gerçeğini ortaya koymuştur. Dünya Okuma Yazma Günü olan 8 Eylül 1992’de okuma yazma seferberliği başlatılmıştır. Bu seferberlik ulusal düzeyde yapılmamış, sadece 39 ili kapsamıştır (MEB, 2019). Seferberliğin başladığı 1992 yılında ülke genelinde açılan 1.280 okuma yazma kursuna toplamda 37.465 kursiyer katılırken, devam eden 1993 yılında ülke genelinde 2.542 okuma yazma kursu açılmış ve 61.903 kursiyer katılmıştır (Gülbay,2000).

 

Ulusal Eğitime Destek Kampanyası

8 Eylül 2001 tarihinden 8 Eylül 2007 tarihine kadar ülke genelinde dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer adına eşi Semra Sezer öncülüğünde Ulusal Eğitime Destek Kampanyası düzenlenmiştir. Kampanyada 100.Yıl Okuma Yazma Kampanyasında kullanılan öğretim programı kullanılmıştır.

Kampanyada okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımıza okuma yazma öğretmek, vatandaşlarımıza gelir getirici beceri ve meslekler kazandırmak ve zorunlu eğitim çağında olup okula devam etmeyen çocukların okula geri dönmelerini sağlamak amaçlanmıştır. Kampanya süresince 1.458.666 vatandaşımız okuma yazma kurslarında eğitim almışlardır (MEB, 2019; Çiçek, 2019).

 

Ana-Kız Okuldayız Kampanyası

Ülkemizde 2008 yılına gelindiğinde büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğu yaklaşık 5 milyon yetişkin okuma yazma bilmemekteydi. Bu sebeple, yetişkin okuma yazma sorunun çözümüne yönelik olarak 2008 ile 2012 yılları arasında dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde ve bir kamu bankasının sponsorluğu ile Ana Kız Okuldayız Kampanyası düzenlenmiştir. Kampanya başlangıcında geniş bir alan taraması yapılmıştır. Bu kampanyayla birlikte, yönetmelikte yapılan değişiklikle, “okuma yazma bilmeyen bir vatandaşımız için bile” okuma yazma kursu açabilme imkânı sağlanmıştır.

Kampanya ile ilgili farkındalık temini için çeşitli kitle iletişim araçları ile afiş ve billboardlarla kapsamlı reklam ve tanıtımı çalışmaları yapılmış, kampanyanın sürdürülmesi için yürütme kurulları oluşturulmuştur. Kampanyaya katılım artırmak amacıyla rehberlik ve araştırma merkezleri ile ortak çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Örgün eğitim okullarında olduğu gibi ders kitaplarının ücretsiz olarak basımı ve dağıtımının sağlanmıştır. Kampanya süresince kursiyerlerle ilgili tüm işlemlerinin elektronik ortamda yapılabilmesine yönelik olarak Halk Eğitim Merkezi (HEM) Otomasyon Sistemi üzerinde gerekli düzenlemeler gerçekleştirilmiş.

Şekil 6. Ana-Kız Okuldayız Kampanyası Logosu (Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Arşivi)

Kampanya ile ilgili sayısal verilerin sağlıklı bir şekilde takip edilmesi için veri tabanı oluşturulmuştur. Bu veri tabanından elde edilen verilerle her 4 ayda bir raporlar hazırlanmış ve kampanyanın gidişatı izlenmiş, karşılaşılan sorunlara yönelik önlemler geliştirilmiştir.

Bu kampanyada yeni hazırlanan “Yetişkinler Okuma Yazma Öğretimi ve Temel Eğitim Programı” kullanılmıştır. Öğretim programı temel düzey okuma yazmanın öğretildiği 120 saatlik I. kademe kurs programından ve ilkokul öğrenimine denk olan 180 saatlik II. kademe kurs programından oluşmaktadır. I. Kademe kurs programında Türkçe, matematik ve yaşam becerileri dersi yer almaktadır. II. Kademe programda ise Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler dersine yer verilmiştir. I. ve II. kademe kurslarına devam eden kursiyerler için ders kitabı ve çalışma kitabı; kurslarda görev alacak olan öğretmenler için ise öğretmen kılavuz kitapları hazırlanmıştır.

Kampanya 8 Eylül 2012 tarihinde resmî olarak sonuçlanmış olup kampanya süresince ülke genelinde 1. Kademe Okuma Yazma Kursunu bitiren ve başarılı olan 1.832.617 yetişkin kursiyere 1. Kademe Okuma Yazma Sertifikası verilmiştir.  Ayrıca, ülke genelinde 2. Kademe Okuma-Yazma Kursunu bitiren 307.364 kursiyere de 2. Kademe Eğitim Başarı Belgesi verilmiştir (MEB, Hayat Boyu Öğrenme Portalı)

 

Okuryazarlık Seferberliği

Yetişkin okuryazarlığı sorunun 2018 yılı başında ulusal bir televizyonda yeniden gündeme gelmesi üzerine tekrar tartışılmaya başlanmıştır. Konunun kamuoyunda tartışılması Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın dikkatinden kaçmadı. Cumhurbaşkanı ve eşi konunun tartışıldığı programa canlı bağlantıyla katıldılar. Konuyla yakından ilgilenen Cumhurbaşkanımız ülkemizdeki okur-yazarlık sorununun çözümü için yeni bir seferberlik başlatılması yönünde canlı yayında talimat verdi.

Verilen talimat üzerine dönemin Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından Okuryazarlık Seferberliğine ilişkin usul ve esasların yer aldığı Okuryazarlık Seferberliği Genelgesi 81 ile gönderilmiştir. Yayınlanan genelgede yetişkin okuma yazma kurslarının halk eğitimi merkezlerince düzenli bir şekilde yürütüldüğü aktarılarak; halen ülkemizde iki buçuk milyona yakın okuma yazma bilmeyen yetişkin vatandaşımızın olduğu işaret edilmiş ve Cumhurbaşkanımızın ve eşlerinin himayelerinde Okuryazarlık Seferberliğinin başlatıldığı duyurulmuştur.

Fotoğraf 7. Okuryazarlık Seferberliği Açılışı (Kaynak: http://yenimahalle.meb.gov.tr)

Seferberlik kapsamında okuma yazma bilmeyen vatandaşların birinci kademe yetişkin okuma yazma kurslarına katılmaları sağlanarak okuryazar hale getirilmesi ve ilkokul düzeyinde öğrenim görmelerini sağlayacak olan ikinci kademe yetişkin okuma yazma kurslarına yönlendirilmesi amaçlandığı ifade edilmiştir.

Bakanlık merkez teşkilatında Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı bünyesinde illerde valiliklerin, ilçelerde ise kaymakamlıkların sorumluluğunda yürütüleceğini kaydeden Bakan İsmet Yılmaz, kampanyaya ilişkin çalışmaların valilerin ve kaymakamların ihtiyaçlar doğrultusunda görevlendireceği il müdürleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve diğer görevliler tarafından uyum içinde yürütüleceğini belirtilmiştir.  Yapılan alan taraması, kursiyer kaydı ve hazırlanan materyallerin basımı ve dağıtımı sonrasında 5 Mart 2018 tarihinde Ankara Yenimahalle Halk Eğitimi Merkezinde Emine Erdoğan’ında katılımıyla gerçekleşen törenle yeni Okuryazarlık Seferberliği başlatılmıştır. Tüm yurtta yoğun bir katılım gerçekleştirilmiştir (MEB, 2018).

Seferberlik başladığında, okuma yazma bilmeyenlerin çoğunluğunu yaşlı nüfusun oluşturması kolay ve çabuk bir şekilde okuma yazma öğretilmesi için “Yoğunlaştırılmış Temel Düzey Okuma Yazma Öğretim Programı” hazırlanmış ve bu programa uygun ders kitabı hazırlanarak basımı ve dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Seferberlik süresince kursların duyurulması ve kurslara katılımın artmasını sağlamak için pek çok kurum ve kuruluş ile iş birliği yapılmıştır. İllerde müftülükler, muhtarlıklar ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri öncelikli olmak üzere birçok kamu kurum ve kuruluşu ile sivil toplum kuruluşları seferberliğe katkı sağlamıştır.

Seferberliğin geniş kitlelere duyurulması için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından camilerimizdeki vaazlarda ve cuma hutbelerinde konuya değinilmiş ve anonslar yaptırılmıştır. Adalet Bakanlığı tarafından ceza infaz kurumlarında bulunan ve okuma yazma bilmeyen tutuklu ve hükümlüler için bulundukları ceza ve infaz kurumlarında bulundukları ilçelerdeki halk eğitimi merkezleri ile iş birliği yapılarak okuma yazma kursları açılmıştır. Bakanlığımız tarafından ceza ve infaz kurumlarında açılacak olan okuma yazma kurslarında görev alacak olan Adalet Bakanlığı kadrolu öğretmenlerine Okuma Yazma Öğreticiliği Semineri verilmiştir.

Seferberlik süresince daha çok okuma yazma bilmeyen yetişkin vatandaşa uluşabilmek için muhtarlıklar, camiler, hastaneler, ceza ve infaz kurumları, askeri birlikler, yerel yönetimler, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının desteği bu kuruluşlarla iş birliği yapılarak eğitim öğretime uygun yerlerde kurslar düzenlenmiştir.

Kurslarda görev alan halk eğitimi merkezlerinin kadrolu sınıf öğretmenleri ile ilkokul sınıf öğretmenlerinin yetersiz kaldığı yerlerde öncelikli olarak; kadrolu Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı ile istekli olan diğer kadrolu öğretmenlerin ve öğretmen olarak atanma şartlarını taşıyanların da kurslarda öğretmen olarak atanmasına olanak sağlanmıştır. Ayrıca, gelen yoğun talepler sonrasında, öğretmen temininde zorluk çekilen, okulları kapanmış olan köyler ve kırsal kesimde ön lisans mezunlarının kurslarda öğretmen olarak görev almalarına olanak sağlanmıştır.

Ülkemizde bulunan geçici koruma altındaki Suriyeliler ve yabancı uyruklulardan; ülkemizde bulunduğu süreçte Türkçe konuşmayı öğrenmiş ancak, okuma yazmayı bilmeyenler de bu seferberliğe dahil edilmiştir. Seferberlik sürecinde bugüne kadar çoğunluğu (%82,08) ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyeliler (75.954 kursiyer) olmak üzere 92 ayrı uyruktan toplam 93.676 yabancı uyruklu kursiyer katılmıştır.  Seferberlik süresince engelliler için 985 kurs açılmış olup, bu kurslara 1.817 engelli yetişkin kursiyer katılmıştır.

Şekil 8. Okuryazarlık Seferberliğini desteklemek için geliştirilen mobil telefon uygulaması (Kaynak: https://www.eba.gov.tr/haber/1521645184)

Seferberliğin amacına ulaşmasına katkı sağlayacağı düşünülerek, YEĞİTEK–EBA stüdyolarında 2018 Mart ayında Yoğunlaştırılmış Temel Düzey Eğitim materyalinin ders videoları 65 bölüm olarak çekilerek EBA ve Hayat Boyu Öğrenme Portalında öğretmen ve kursiyerlerin kullanımına sunulmuştur (EBA).

Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) Okuryazarlık Seferberliği çalışmalarına destek olmak amacıyla mobil bir uygulama geliştirmiştir. OKU YAZ adlı bu mobil uygulama Eğitim Bilişim Ağı (EBA) tarafından 7 Mart 2018 tarihinden itibaren Google Play Store, App Store ve EBA Dükkânda yayınlanmaktadır.  Kullanıcılar OKUYAZ uygulamasını; etkileşimli tahta, tablet bilgisayar ve cep telefonlarında kullanarak, harflerin yazılış yönleri ile farklı yazılış şekillerini görebilmekte ve harfin içinde geçen görselleri sesli olarak da dinleyebilmektedirler.  Uygulamanın en önemli özelliği harflerin doğru şekilde yazılmasını kolaylaştıran bir ara yüzle çizgi kontrolü yapılmasına imkân sağlamasıdır.

Tablo. Türkiye’de Yıllara Göre Okuryazarlık Oranları (%)

Kaynak: Okuryazarlık Seferberliğnin Bir Yılı

Sonuç

 

Ülkemizde yüz yılı aşkın bir süredir devam eden yetişkin okuma yazma çalışmaları okuma yazma sonunu tamamen çözüme ulaşıncaya kadar devam edecektir. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve eşinin katılmış olduğu Okuryazarlık Seferberliğinin İkinci Yılı Etkinliği 5 Şubat 2020 tarihinde Ankara Altındağ Halk Eğitimi Merkezinde gerçekleştirilmiştir.

Okuryazarlık Seferberliği süresince 12 Şubat 2021 tarihine kadar 89.809’u I. kademe, 27.361’i II. kademe düzeyinde olmak üzere toplam 117.309 okuma yazma kursu ve seviye tespit kursu açılmıştır. Bu kurslara 1.080.771 kursiyer katılmış ve 607.603’si kursları başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazanmıştır. Kurslara katılan kursiyerlerin 873.018 kişisini (742.754 kadın, 130.264 erkek) I. kademe düzeyindeki Yoğunlaştırılmış Temel Düzey Okuma Yazma Kurslarına ve I. Kademe Seviye Tespit Sınavlarına katılan kursiyerler oluşturmaktadır. Bu kursiyerlerin 496.898’ü (425.419 kadın, 71.479 erkek) ilk defa okuma yazma öğrenerek Okur Yazarlık Belgesi almıştır.

Ayrıca, II. kademe okuma yazma kurslarına ve seviye tespit sınavlarına 207.753 (141.037 kadın, 66.716 erkek) kursiyer katılmıştır. Bunların, 110.705’i (74,916 kadın, 35.789 erkek) başarılı olarak “Yetişkinler II. Kademe Eğitimi Başarı Belgesi” almıştır. Bu belge sahipleri ilkokul öğrenimine denk düzeyde öğrenim görmüş sayılmakta ve ilkokul bitirenlerle aynı haklara sahip olmaktadırlar. Bunların bir kısmı Genel Müdürlüğümüze bağlı Açık Öğretim Ortaokuluna kayıt yaptırarak eğitim ve öğretimlerine devam ettirmektedirler (MEB e-Yaygın Sistemi).

Fotoğraf  9. Okuryazarlık Seferberliğinin İkinci Yılı Etkinliği (Kaynak: http://hbogm.meb.gov.tr/www/okuryazarlik-seferberliginin-ikinci-yili-etkinligi-yapildi/icerik/1055)

Cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülen okuryazarlık oranının artırılması mücadelesi bir taraftan zorunlu eğitimdeki okullaşma oranlarının artırılması, diğer taraftan da yetişkinlere yönelik sürdürülen okuma yazma faaliyetleriyle gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. 2019 yılı sonuna gelindiğinde ülkemizde yaşayan 15 yaş ve üstü 62.689.647 vatandaşımızın 2.024.637’sinin (%3,23) (1.738.225 kadın, 286.412 erkek) okuma yazma bilmediği görülmektedir (TÜİK, 2021). Gerek okullaşma oranlarının artırılması gerekse yetişkinlere yönelik okuma yazma kursları ile bu oran sıfırlanmaya çalışılacaktır.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından halen okuma yazma bilmeyen engelli yetişkinlere de ulaşabilmek ve onların da okuma yazma sorunu çözmek için eğitim yönünden dezavantajlı gruplar içerisinde yer alan işitme ve görme engelli yetişkinler için de ayrı yetişkin okuma yazma öğretim programı geliştirme çalışmalarına başlanmıştır. Okuma yazma program geliştirme süreci sonrasında bu programlara yönelik materyaller de geliştirilecektir.

Ülkemizdeki yetişkinlerin temel düzey okuma yazma problemi nicelik ve nitelik yönünden halledildikten sonra, yaklaşık kırk ayrı isim altında telaffuz edilen 21. yüzyıl okuryazarlık türleri ile ilgili farkındalık yaratma çalışmaları ve 2023 Eğitim Vizyon Belgesinde Genel Müdürlüğümüze görev olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından gerçekleştirilen” Uluslararası Yetişkin Becerilerinin Ölçülmesi Programı” (PIAAC) çalışması sonuçlarına göre, Türkiye’deki yetişkinlerin işte ve günlük yaşamda okuma, yazma, matematikle çalışma, problem çözme ve bilgisayar kullanım oranları diğer katılımcı OECD ülkelerine göre oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir (ÇŞGB, 2016). Gerek 2023 Eğitim Vizyon Belgesi hedefleri doğrultusunda, gerekse uluslararası kuruluşlar tarafından yürütülen projelerde tespit edilen hususlar çerçevesinde yetişkin okuma yazma çalışmalarına yüz yılı aşkın süreçteki kararlılık ve disiplinle devam edilecektir.

Kaynakça

Altunya, N. (2018). Türk Silahlı Kuvvetleri okuma yazma okulları (Ali Okulları: 1959-1975). Yetişkin Eğitimi Dergisi, 1(1), 117-130. 

Ataş, U. (2003). Millet Mektepleri (1928-1935). (Yüksek Lisans Tezi). Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,, Eskişehir.

Çakır, M. (2016.) Harf İnkılâbı ve Millet Mektepleri. 1928-1935 (Konya Örneği). (Yüksek Lisans Tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.

Çiçek, A, M. (2019). 2018 Okuryazarlık seferberliğine katılan kursiyerlerin kursa katılma nedenleri, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri. (Yüksek Lisans Tezi). Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı, Kahramanmaraş. 

Ç.S.G.B. (2016). Beceriler önemlidir: Yetişkin becerileri araştırmasının kapsamlı sonuçları. Türkiye Ülke Notu. Ankara: Ç.S.G.B.

EBA. HBOTV (2021). Yoğunlaştırılmış temel düzey okuma yazma videoları. https://www.eba.gov.tr/videoizle/hbotvyogunlastirilmistemelduzelOkuma-Yazma

Gülbay, Ö. (2000) Yetişkin Okuryazarlığı. Ankara: Millî Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü (Hizmete Özel).

Güneş, F., ve Deveci, T. (2020). Yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenme. Ankara: Pegem Akademi.

İnanç, M. B. (2002). Millet Mektepleri. (Yüksek Lisans Tezi). Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Bursa.

İpek, A. (2017). Türk harf devrimi öncesi alfabe önerisi: İlmî ve tarihî esaslara nazaran harflerimiz latin harflerinin aynıdır. SEFAD, 37, 19-44

Kurt, M. (2000). Millet Mektepleri. (Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı, İstanbul.

MEB. (2018) Okuryazarlık Seferberliği.  https://www.meb.gov.tr/okuryazarlik seferberligi/haber/15579/tr adresinden 10.02.2021 tarihinde erişilmiştir.

MEB. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (2019). Okuryazarlık Seferberliğinin Bir Yılı.

MEB, Hayat Boyu Öğrenme Portalı (2021). Yetişkin Eğitimi Okuma-Yazma Faaliyetleri Tarihçe. http://hbo.meb.gov.tr/portaldosyalar/index.php?git=tarih adresinden 10.02.2021 tarihinde erişilmiştir.

MEB. eYaygın Sistemi. (2021). https://eyaygin.meb.gov.tr/KRM/KRM08003.aspx adresinden 10.02.2021 tarihinde erişilmiştir.

Şahbaz, N.K. (2010). II. Meşrutiyet Dönemi Osmanlı Ordusunda Okuma Yazma Öğretimi. https://dergipark.org.tr/tr/download/articlefile/157008 adresinden 10.02.2021 tarihinde erişilmiştir.

TÜİK (2021). Ulusal eğitim istatistikleri veri tabanı. https://biruni.tuik.gov.tr /medas/?kn=130&locale=tr adresinden 10.02.2021 tarihinde erişilmiştir.

Yel, F. (2008). Atatürk döneminde köy eğitmenliği. (Yüksek Lisans Tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, İzmir.

Yıldız, A. (2006). Türkiye’de yetişin okuryazarlığı: Yetişkin okuma yazma eğitimine eleştirel bir yaklaşım. (Doktora Tezi). Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Halk Eğitimi Programı, Ankara.

Yumrutaş, M.(2021). Türkiye Cumhuriyeti’nde Okur Yazarlık Çalışmaları. https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/112555/mod_resource/content/0/14%20T%C3%BCrkiye%20Cumhuriyetinde%20Okur%20Yazarl%C4%B1k%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1.pdf (05.02.2021 tarihinde erişilmiştir:

UNESCO (2021). Literacy. http://uis.unesco.org/en/topic/literacy  adresinden 10.02.2021 tarihinde erişilmiştir.

Uz, E. (2016). Cumhuriyet döneminde köylerin kültürel ve ekonomik dönüşümünü gerçekleştirme adımı olarak 1930’lu yıllarda “Köy Eğitmen Kursları”. (Yüksek Lisans Tezi). Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilgiler Eğitimi Ana Bilim Dalı, Aksaray.

Ömer SAYGIN1 – Mehtap ERMAN2 – Sevgi SÜREK HET3 – Yeşim SEYHAN4 

1 Uzman Öğretmen, Millî Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Ankara/Türkiye

 Email: omersaygin74@gmail.com                            : 0000-0000-0000-0000

2 Öğretmen. Millî Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Ankara/Türkiye

 Email: mhtperman@gmail.com                                 : 0000-0000-0000-0000

3 Öğretmen. Millî Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Ankara/Türkiye

 Email: sevgisurek@gmail.com                                  : 0000-0000-0000-0000

4 Uzman Öğretmen, Millî Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Ankara/Türkiye

 Email: yesimseyhan1@gmail.com                              : 0000-0000-0000-0000

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir