Pandemi Sürecinin Öğrencilerin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi ve Okul Psikolojik Danışmanlarının Sorumlulukları

 Pandemi Sürecinin Öğrencilerin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi ve Okul Psikolojik Danışmanlarının Sorumlulukları

Giriş

2020 yılının gelmesiyle tüm dünya ülkelerinin kapısını teker teker çalıp izin istemeksizin gelen bir misafir gibi yerleşen ve kontrol altına almakta güçlük çektiğimiz Covid-19 virüsü yayılımını ve etkilerini acımasızca sürdürmeye devam etmektedir. Ülkelerin gelişmişlik seviyesine, insanların refahına ya da sosyo-ekonomik statüsüne bakmaksızın bulaşan ve başa çıkılması gün geçtikçe zor bir hale gelen Covid-19 pandemisi, insanların bedensel sağlığına karşı bir tehdit oluşturduğu gibi ruh sağlığına karşı da bir tehdit kaynağı durumundadır. Dolayısı ile tüm insanlık hem bireysel hem de toplumsal olarak bu tehditle başa çıkmak için birtakım tedbirler almaya mecbur kalmıştır.

Pandeminin yayılım hızını yavaşlatmak ve durdurmak, halk sağlığını güvenceye almak ve sağlık sistemlerinin çökmesinin önüne geçebilmek için devletler ve hükümetler otoritesini kullanarak birtakım kısıtlamalara gitmiştir. Bu kısıtlamalardan bazıları; kafe, restoran, sinema salonu gibi eğlence merkezlerinin kapatılması, okul ve iş yerlerinin kapatılması, kısmi zamanlı mesai uygulamaları ve hatta sokağa çıkma yasağı ile karantina tedbirleridir. Bu tedbirlerin insanların beden sağlığını koruması için bir gereklilik olduğunu bilmekle beraber insanların ruh sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkileri de inkâr edemeyiz. 

Pandemi sürecinin ve virüsün yayılmasını önlemek için alınan tedbirlerin insan psikolojisi üzerindeki yıkıcı etkilerini yaşlı, genç, çocuk demeden hepimiz deneyimliyoruz. Ancak bu olumsuz etkilerle başa çıkmak ve bu etkileri en aza indirmek bizim elimizde. Yetişkinler olarak bizlere düşen görev kendi ruh sağlığımızı güçlendirmek olduğu gibi şüphesiz süreçten en çok etkilenen çocuk ve ergenlerin psikolojik sağlamlıklarını güçlendirmek ve sağlıklı bir çocukluk geçirmelerine yardımcı olmaktır. Okulların kapanması ile evlere kapanmak durumunda kalan öğrencilerin psikolojik sağlıklarını korumak için hem ailelere hem de öğretmen ve okul psikolojik danışmanlarına pek çok görev ve sorumluluk düşmektedir. Okul psikolojik danışmanlarının sorumluluklarını ele alacağımız bu yazıda öncelikle öğrencilerin yaşadığı sorunlara, okulları güvenle açabilmek için pandemi sürecinde alınabilecek tedbirlere ve okullar açıldığında alınması gereken tedbirlere değineceğiz.

Pandemi Sürecinde Öğrencilerin Yaşadığı Temel Sorunlar

Korku, kaygı, stres ve belirsizlik gibi duygular yaratan pandemi, her çocuğun duygu dünyasında farklı etkiler yaratmıştır (Biçer ve İlhan, 2020). Çocukların ve ergenlerin yaşadığı korkuların başında virüsün kendilerine ve ailelerine bulaşması, bulaş sonucu hastalanma ve sevdiklerini bu hastalık sebebiyle kaybetme gelmektedir (Sprang ve Silman, 2013). Bu korkulara ilaveten okulların kapanması ve evde karantina uygulamaları çocuk ve ergenleri psikolojik problemlere karşı daha savunmasız hale getirmiştir. Alınan tedbirlerle çocukların ve ailelerin neredeyse tüm ev dışı faaliyetleri iptal olmuş ve evde sınırlı bir alana sıkışmışlardır. Bu süreçte günlük yaşam rutinlerini değiştirmek zorunda kalmış ve ev ile sınırlı yeni bir hayata adım atmışlardır. Bunların yanı sıra salgın, iş-aile dengesinin değişmesine ve yaşam koşullarının daha da zorlaşmasına sebep olmuştur. Okulların ve bakım merkezlerinin kapanması ile aileler, çocuk bakımından ve hatta ev okulundan daha fazla sorumlu olmaya başlamıştır. Ancak çoğu aile bunlarla birlikte evden çalışma ya da işten çıkarılma sebebiyle mali kaygılar yaşamıştır (Fisher vd., 2020). Bu meseleler aile üyelerinin saldırganlık, bağımlılık, aile içi şiddet ve diğer ilişkisel problemlerle karşı karşıya kaldığı bir aile atmosferini ortaya çıkarmıştır (FAMily health in Europe-Research in Nursing [FAME-RN], 2020; Kaukinen, 2020; Lebow, 2020). Dolayısı ile aile içi şiddet ve çocuk istismarı vakalarında da artışlar yaşanmıştır (Fegert, Vitiello, Plener ve Clemens, 2020).

Pandemi döneminde öğrencilerin karşı karşıya kaldığı diğer bazı sorunlar uyku problemleri, gelecek hakkında kaygılar, yaygın kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluklar, depresyon ve madde kullanımıdır. Bu süreçte deneyimlenen travma, karantina ve üzüntü ruh sağlığı problemleri riskini daha da artırmıştır (Fegert, Vitiello, Plener ve Clemens, 2020; Tanir vd., 2020). Bunların yanı sıra öğrencilerin kaygı yaşadığı konulardan biri de okulların kapanması ile öğretmenlerine, ders materyallerine ulaşmakta güçlük çekmeleri, okul arkadaşlarından ayrı kalmak zorunda olmalarıdır. Tüm sosyal ilişkileri kısıtlanan öğrencilerin yalnızlık duygusu artmış (Kılınçel, Kılınçel, Muratdağı ve Usta, 2020) ve böylece teknoloji-internete yönelim sergilemeye başlamışlardır. Ayrıca sosyal ilişki arayışında olan çocukların çevrimiçi platformlarda yeni arkadaş arayışları artmıştır. Bu da onları online dolandırıcıların ve online cinsel istismarcıların tehditlerine daha fazla maruz bırakmıştır (Fegert vd., 2020). Nitekim Europol (2020) pandeminin başlangıcından bu yana çocuk pornografisinde bir artış olduğunu rapor etmiştir.

Pandemi sürecinde okul derslerinden sosyal faaliyetlere kadar pek çok ihtiyacın karşılandığı internet ortamı öğrenciler için yeni bir sorun alanının ortaya çıkmasına zemin oluşturmuştur; problemli teknoloji kullanımı, internet kullanımı, video oyunları ve sosyal medya kullanımı ve bağımlılığı. Son zamanlarda yapılan araştırmalar gençlerin ve ergenlerin zamanının büyük bir kısmını dijital tabletler, akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve televizyon gibi ekranlar önünde geçirdiğini ortaya koymuştur. Örneğin Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre 10-17 yaşları arasındaki çocuk ve ergenlerin hafta içerisinde en az 138.6 dakika video oyunları oynadığı tespit edilmiştir. Ancak okulların henüz kapanmadığı 2019 Eylül ayında bu sürenin 79.2 olduğu görülmüştür (DAK-Studie, 2020). Yani bu rakamlar pandemi döneminde çocuk ve ergenlerin video oyunlarını oynama süresinin ciddi ölçüde artış gösterdiğine işaret etmektedir. Çin’de yapılan başka bir araştırmaya göre pandemi ile birlikte aşırı internet kullanma eğiliminin artış gösterdiği ortaya koyulmuştur (Sun vd., 2020). Yine yapılan başka bir araştırmaya göre Covid-19 korkusu ergenlerin  problemli akıllı telefon bağımlılığını ve internet bağımlılığını  artırmıştır (Duan vd., 2020)

Çocuklar ve ergenler gelişim döneminde olduğu ve beyin gelişimleri devam ettiği için yaşanan tüm bu kaygılar, stres kaynakları ve edinilen olumsuz alışkanlıklar kalıcı gelişim bozukluklarına ve davranış bozukluklarına yol açabilir (Shah vd., 2020). Bu sebeple sağlıklı nesiller yetiştirmek ve çocuk ve ergenleri pandeminin ortaya çıkardığı olumsuz etkilerden korumak adına birtakım tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Pandemi Sürecinde Okul Psikolojik Danışmanlarının Sorumlulukları

Tarihi süreç içerisinde baktığımızda okullar, sosyal destek ağları ve psikolojik danışma servisleri ile çocuk ve ergenlerin ruh sağlığının korunmasına katkı sağlayan kurumlardır. Ancak pandemi sebebiyle okulların kapanması ruh sağlığını koruyan ve çocukların hayatında önemli bir yeri olan kurumların ortadan kalkmasına sebep olmuştur. Bu sebeple okulların kapanması pandemi sürecinin daha da çetinleşmesine yol açmıştır (Thakur, 2020). Ancak teknolojinin bizlere sağlamış olduğu imkânlar evleri okul haline getirmiştir. Özetle, pandemi sürecinde öğrencilerin evleri hem okul hem de sosyalleşme mekânı haline gelmiştir. Dolayısı ile burada ailelere, öğretmenlere ve okul psikolojik danışmanlarına düşen temel sorumluluk; öğrencilerin bu ortamlarını daha güvenli hale getirmek, vakitlerini verimli bir şekilde geçirmelerine destek olmak ve psikolojik sağlamlıklarını artırmaya çalışmaktır.

Okulların kapanması ile öğretmenlerinden, okullarından ve arkadaşlarından uzak kalan öğrenciler uzaktan eğitim uygulamaları sayesinde eğitimlerine devam etmektedir. Uzaktan eğitim süreçlerinde aktif rol alan öğretmenler öğrencilerinin derslerinden geri kalmaması için özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Öğretmenlerle birlikte okul psikolojik danışmanları da faaliyetlerine devam etmektedir. Okul psikolojik danışmanları dönem başında oluşturdukları çerçeve programının içeriğinde pandemi sürecini kapsayan hedeflere yer vermiş ve bu hedefler doğrultusunda çalışmaya başlamıştır. Bu çalışmalar öğrencilere salgından korunmak için gerekli tedbirlerin öğretilmesi, öğrencilerin temizlik/hijyen alışkanlıklarını kazanması, salgının tüm insanlık için zorlayıcı yaşam olayı olduğunun farkına varmaları, olumlu başa çıkma yöntemlerini öğrenmeleri, kendi duygularını, düşüncelerini ve güçlü yönlerini fark etmeleri, sosyal destek kaynaklarını fark etmeleri, verimli teknoloji kullanımı ve psikolojik sağlamlıklarını güçlendirmeleri gibi başlıklardan oluşmaktadır. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü (2020) “Salgın Hastalık (Covid-19) Normalleşme Çalışmaları” kapsamında okulöncesi, ortaokul ve ortaöğretim olmak üzere tüm eğitim kademeleri için yüz yüze ve uzaktan eğitim ile gerçekleştirilebilecek psiko-eğitim programı hazırlamış ve okul psikolojik danışmanlarının kullanımına sunmuştur. Programın içeriğinde az önce saydığımız kazanımları gerçekleştirmek üzere öğrencilerin gelişim düzeylerine uygun etkinlikler bulunmaktadır. Okul psikolojik danışmanlarının bu müdahaleleri yürütmesi pek çok öğrenci için rahatlatıcı ve önleyici bir katkı sağlayacaktır.

Ancak bazı öğrenciler psikolojik iyi oluşları için daha fazla desteğe ihtiyaç duymaktadır. Öğrencilerin okul psikolojik danışmanları ile yüz yüze ya da çevrimiçi platformlar aracılığı ile danışma oturumu yapması bu öğrencilerin süreci daha kolay atlatmasına ya da durumu ciddi olanların hekime yönlendirilerek tanı konulmasına katkı sağlayacaktır (Thakur, 2020). Bunlara ilaveten üniversite ve lise sınavlarına hazırlanan son sınıf öğrencileri pandemi kaygısı ile birlikte sınav kaygısı da yaşamaktadır. Bu grupta yer alan öğrencilerle 5-8 oturumdan oluşan çevrimiçi ya da yüz yüze psikolojik danışma ya da grupla psikolojik danışma uygulamalarının yürütülmesi yararlı olabilir.

Pandemi süreci ile birlikte evler okul, veliler öğretmen/ebeveyn rolüne bürünmek durumunda kalmıştır. Dolayısı ile bu süreçte velilerin de desteğe ihtiyacı vardır. Okul psikolojik danışmanları velilere destek olmak ve çocuklarına karşı nasıl bir tutum sergilemeleri gerektiği konusunda bilgilendirmek için çevrimiçi ortamlardan her ay veli toplantısı ve veli bilgilendirme seminerleri düzenleyebilir. Özellikle çocuk ve ergenleri ekran bağımlılığından korumak için velilere gerekli bilgilendirmeler yapabilir. Bunların yanı sıra velileri ve öğrencileri bilgilendirmek için okul sitesinde dikkat çekici kısa yazılar, video ya da resimler paylaşılabilir. Öğrenciler ve veliler için youtube kanalı açılıp ilgilerini çekecek 2-3 dakikalık videolar hazırlanabilir. Velilere broşür, bülten gibi materyaller hazırlanarak gönderilebilir.

       Okul öncesi eğitim kurumlarında eğitime başlayıp ara veren öğrenciler için ise sınıf öğretmenleri oldukça önemlidir. Bu sebeple okul psikolojik danışmanının sınıf öğretmenlerine destek olması ve oyun, hikâye vb. yollarla öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarının güçlendirilmesi, okulda edinemedikleri kazanımların uzaktan eğitim yolu ile edinebilmesi için yardımcı olunması gerekir. Ayrıca bu konuda velilerin de yönlendirmeye ve desteğe ihtiyacı olabilir.

Üzerinde durulması gereken bir diğer husus da uzaktan eğitim ortamının yüz yüze eğitimden farklı olarak öğrencilerin dersleri takip etmesi ve ödevlerini yapması sürecinde daha fazla öz-disiplin ve öz-düzenleme becerisi gerektirmesidir. Özellikle anne babası çalışan, kardeş sayısı fazla olan, internet erişimi sınırlı olan ya da ebeveynleri ilgisiz olan çocuklar bu süreci yönetmekte daha fazla güçlük çekebilmektedir. Bu durum akademik anlamda öğrencilerin derslerinden geri kalmasına sebep olacağı gibi bir stres kaynağı da olabilmektedir. Bu sebeple okul psikolojik danışmanlarının sınıf öğretmeleri ile işbirliği yaparak bu öğrencileri tespit etmesi ve onların öz-disiplin becerilerini artırmak için etkinlikler ve grupla danışma oturumları düzenlemesi yararlı olacaktır.

Görüleceği üzere bu süreçte okul psikolojik danışmanlarının görev ve sorumlulukları azımsanamayacak kadar çoktur. Ancak burada ihmal edilmemesi gereken bir konu da okul psikolojik danışmanlarının kendi ruh sağlığını korumasıdır. Omuzlarında büyük bir yük taşıyan psikolojik danışmanlar da diğer halk kesimleri gibi bu süreçten etkilenmekte ve birtakım kaygılar yaşamaktadır. Dolayısı ile kendilerini tükenmişlikten korumak için öz-bakım becerilerini geliştirerek, kendilerine zaman ayırarak ve psikolojik sağlamlıklarını güçlendirmeye çalışarak iyi oluş düzeylerini artırabilirler (İkiz, 2010). Psikolojik danışmanların iyi oluş düzeylerinin yüksek olması verecekleri hizmetin kalitesinide artıracaktır.

Güvenli Bir Okul Atmosferi İçin Okul Psikolojik Danışmanlarının Sorumlulukları

Bugün idareciler, yöneticiler, öğretmenler, veliler ve öğrenciler olarak hepimiz okulların ne zaman açılacağı konusunda bir belirsizlik yaşıyoruz. Nitekim okulların güvenle açılmasının birinci koşulu öğrencilerin, velilerin ve okul personelinin pandemi sürecini bedensel ve ruhsal açıdan hasarsız bir şekilde geçirmesidir. Bu bakımdan pandemi sürecinde alınacak tedbirler büyük bir öneme sahiptir. Bununla birlikte uzun süre okuldan uzak kalan öğrencilerin okula uyum sağlaması ve eğitimlerine kaldıkları yerden verimli bir şekilde devam edebilmesi için öğretmenlere ve okul psikolojik danışmanlarına daha fazla görev ve sorumluluk düşmektedir.

Pandemi sürecinden her öğrenci aynı düzeyde etkilenmemekte olup bazı öğrencilerin vereceği tepkiler ve duygu dünyalarındaki değişim daha ağır olacaktır. Özellikle pandemi sebebiyle yakınlarını kaybeden, ev içerisinde aile içi çatışmalara daha fazla maruz kalan ya da pandemi sebebiyle birtakım kaygı, obsessif kompulsif bozukluk gibi belirtiler gösteren öğrencilerin durumunun dikkatli bir şekilde incelenmesi ve ihtiyaç duydukları psikolojik destek hizmetinin sunulması gerekmektedir. Bu bağlamda okul psikolojik danışmanları bireysel ya da grupla psikolojik danışma hizmeti sunarak öğrencilere yardımcı olabilir. Ancak durumu daha ağır olan öğrenciler hekime yönlendirilmelidir. Durumu normal seyreden öğrencilerin duygularını paylaşabilmesi ve böylece kendilerini daha iyi hissedebilmesi için ise grupla rehberlik faaliyetleri yürütülebilir. Ayrıca öğrencilerin duygularını daha etkili bir şekilde dışa vurabilmesi için yaş gruplarına uygun olarak resim yapma, şiir yazma, hikâye tamamlama gibi aktiviteler yapılabilir.

Uzun süre okuldan uzak kalan öğrencilerin karşı karşıya kalabileceği sorunlardan biri de motivasyonlarında düşüş olması, geleceğe ilişkin amaçlarının belirsizleşmesi ve geleceğe ilişkin olumsuz bir beklenti içine girmeleridir. Öğrencilerin yaşayabileceği bu sorunla doğrudan temas halinde olan öğretmenler olacağından, bu sorunun çözülmesinde en büyük görev sınıf öğretmenlerine düşmektedir. Ancak sınıf öğretmenlerinin öğrencilere yardımcı olma konusunda yetersiz kalması halinde okul psikolojik danışmanlarının yardımına ihtiyaç duyacaklardır. Bu bakımdan okul psikolojik danışmanlarının bu tarz problemler yaşayabilecek öğrencilere nasıl yardımcı olabileceği konusunda hazırlıklı olması ve uygulanabilecek etkinlik, müdahale programları konusunda birtakım çalışmalar yapması gerekmektedir.

Öğrenciler pandemi ve karantina koşulları sebebiyle hareketsiz bir yaşam tarzına alışmıştır. Okul psikolojik danışmanları öğrencilerin bu sedantif yaşam tarzını değiştirmek, fiziksel ve ruhsal sağlıklarını desteklemek için sınıf öğretmenleri ve branş öğretmenleri ile işbirliği yaparak öğrencileri spor faaliyetlerine yönlendirmelidir.

Sonuç

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi hem bedensel hem de psikolojik sağlığımızı derinden etkilemiştir. Ancak daha gelişim aşamasında olan okul çağındaki öğrencilerin salgın karşısındaki hassasiyeti çok daha yüksek düzeydedir. Dolayısı ile öğrencilerin bu süreci atlatmasında aile, öğretmen ve okul psikolojik danışmanlarının iş birliği içerisinde olması gerekmektedir. Öğrencilerin psikolojik açıdan güçlü olması ve yaşamlarında geçirdikleri bu zorlu süreci başarılı bir şekilde atlatmasında okul psikolojik danışmanları önemli bir rol oynamaktadır. Öğrencilerin problemlerle başa çıkma mekanizmalarını öğrenmelerinden öz-düzenleme becerisi kazanmalarına, hijyen alışkanlıklarını edinmelerinden akademik motivasyonlarına kadar pek çok alanda okul psikolojik danışmanlarının yardım ve desteğine ihtiyaç vardır. Bu bakımdan okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık faaliyetleri bir kez daha önem kazanmıştır.

Kaynakça

Biçer, B. K., ve  İlhan, M. N. (2020). Covid-19’un çocukların sağlığı üzerine etkisi. Gazi Sağlık Bilimleri Dergisi, (Özel Sayı), 103-111.

DAK-Studie. (2020). DAK-Studie: Gaming, Social-Media & Corona. 28 Aralık 2020 tarihinde https://www.dak.de/dak/gesundheit/dak-studie-gaming-social-media-und-corona-2295548.html adresinden erişilmiştir.

Duan, L., Shao, X., Wang, Y., Huang, Y., Miao, J., Yang, X., ve  Zhu, G. (2020). An investigation of mental health status of children and adolescents in china during the outbreak of COVID-19. Journal of Affective Disorders, 275, 112-118.

Europol (2020). Catching the virus cybercrime, disinformation and the COVID-19 pandemic. 29 Aralık 2020 tarihinde https://www.europol.europa.eu/publications-documents/ catching-virus-cybercrime-disinformation-and-covid-19-pandemic adresinden erişilmiştir.

FAMily health in Europe-Research in Nursing.  (2020). The COVID-19 pandemic: A family affair. Journal of Family Nursing, 26(2), 87-89. https://doi.org/10.1177/1074840720920883

Fegert, J. M., Vitiello, B., Plener, P. L., ve Clemens, V. (2020). Challenges and burden of the Coronavirus  (COVID-19) pandemic for child and adolescent mental health: a narrative review to highlight clinical and research needs in the acute phase and the long return to normality. Child and Adolescent Psychiatry and Mental Health, 14, 1-11.

Fisher, J., Languilaire, J. C., Lawthom, R., Nieuwenhuis, R., Petts, R. J., Runswick-Cole, K., ve Yerkes, M. A. (2020). Community, work, and family in times of COVID-19. Community, Work & Family, 23(3), 247-252. https://doi.org/10.1080/13668803.2020.1756568

İkiz, E. F. (2010). Psikolojik danışmanların tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi. Journal of Kirsehir Education Faculty, 11(2), 25-43.

Kaukinen C. (2020). When stay-at-home orders leave victims unsafe at home: Exploring the risk and consequences of ıntimate partner violence during the COVID-19 pandemic. American Journal of Criminal Justice, 1–12. Advance online publication. https://doi.org/10.1007/s12103-020-09533-5

Kılınçel, Ş., Kılınçel, O., Muratdağı, G., Aydın, A., ve Usta, M. B. (2020). Factors affecting the anxiety levels of adolescents in home‐quarantine during COVID‐19 pandemic in Turkey. Asia‐Pacific Psychiatry, e12406.

Lebow J. L. (2020). Family in the age of COVID-19. Family Process, 59(2), 309–312. https://doi.org/10.1111/famp.12543

Sprang, G., ve Silman, M. (2013). Posttraumatic stress disorder in parents and youth after health-related disasters. Disaster medicine and public health preparedness7(1), 105-110.

Sun, Y., Li, Y., Bao, Y., Meng, S., Sun, Y., Schumann, G., … ve Shi, J. (2020). Brief report: Increased addictive internet and substance use behavior during the COVID‐19 pandemic in China. The American Journal on Addictions. 29(4), 268-270.

Tanir, Y., Karayagmurlu, A., Kaya, İ., Kaynar, T. B., Türkmen, G., Dambasan, B. N., … ve Coşkun, M. (2020). Exacerbation of obsessive compulsive disorder symptoms in children and adolescents during COVID-19 pandemic. Psychiatry Research, 293, 113363.

Thakur, A. (2020). Mental health in high school students at the time of COVID-19: A student’s perspective. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry, 59(12), 1309-1310.

Zeynep ŞİMŞİR1  

1 Arş. Gör. Dr., Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ereğli Eğitim Fakültesi, Konya/Türkiye

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir