Pandemi Sürecinde Öğrenciler, Öğretmenler ve Veliler

 Pandemi Sürecinde Öğrenciler, Öğretmenler ve Veliler

Giriş

Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün kısa sürede pandemi ilan ettiği Korona Virüs  (COVİD-19) tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sağlıktan ekonomiye, çalışma hayatından eğitime yaşamın tüm alanlarında daha önce eşi benzeri görülmemiş değişim ve dönüşümlerin yaşanmasına neden olmuştur. DSÖ tarafından Covid-19 salgınının pandemi ilan edilmesiyle beraber tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi ile mücadele önlemleri kapsamında uygulamaya sokulan ilk önlem kapanma olmuştur. Pandemi nedeniyle kapanmaların etkisinin en fazla görüldüğü alanların başında da eğitim gelmiştir (WHO, 2020). Nitekim Birleşmiş Milletler (2020) Dünya genelinde öğrencilerin en az %91’inin okul kapanmalarından etkilendiğini belirtmektedir. Elbette böylesi büyük salgınlarda doğal olarak yaşanılan belirsizlikler karşısından önlem olarak alınan kapanmalar, yaşamın bir şekilde devam ettirilmesi zorunluluğundan dolayı insanların iş yapma biçimlerini de değiştirmiştir. Dünya çapında yaşanan okul kapanmalarından dolayı ülkeler eğitimin sürekliliğini sağlamak ve öğrenme kayıplarının önüne geçmek için farklı yöntem ve teknikleri devreye sokmuşlardır. Bunların başında da eğitimin okuldan eve taşınması olarak tanımlanabilecek uzaktan eğitim önemli bir alternatif olarak ön plana çıkmıştır. Pandeminin ülkemizde başlamasıyla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda uzaktan eğitim sürecini başlatmıştır.  Ancak pandemi öncesinde uzaktan eğitim modelini eğitim sistemlerine entegre etmiş ülkelerde bu geçiş kısmen daha kolay olmuşken, eğitimin tamamının yüz yüze sürdürüldüğü Türkiye gibi ülkelerde doğal olarak süreç daha sıkıntılı olmuştur. 

Uzaktan eğitim modeli öğrenme yükünün büyük bir kısmını öğrenene yükleyen öz yönelimli öğrenim modelinin hâkim olduğu bir eğitim modelidir.  Bu nedenle uzaktan eğitim sürecinde öğrenciler eğitimin öğrenme kaynaklarından fiziksel, eğitsel ve psikolojik olarak uzak kalmaktadırlar (Moore ve Kearsley, 2012; UNESCO, 2002). Bunun yanı sıra öğrenciler ihtiyaçları olan fiziksel aktiviteleri ve akranlarıyla olan sosyal ilişkileri sağlayamadıklarından gelişimsel ve fiziksel sorunlarla karşı karşıya gelmektedirler. Üstelik yaşanılan bu sıkıntılar çocukların içinde bulundukları gelişim dönemi açısından tamamlamaları gereken gelişim görevlerinin önünde de önemli bir engel oluşturmuştur.  Gelişim görevi (ödevi) bireyin yaşamındaki belli bir dönemde ortaya çıkan, başarı elde edildiğinde bir sonraki görevlerde de başarı ve mutluluğa yol açan, başarılmadığında ise mutsuzluğa, toplumun hoş görmemesine ve daha sonraki görevlerde zorluklara yol açan görevler olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla okul çağındaki çocukların gelişim görevlerinden herhangi birini tamamlayamaması, diğer döneme yaş olarak girse bile bir önceki dönemde tamamlanamayan görevlerden dolayı içinde bulunulan gelişim dönemindeki görevlerini de aksatacak, olumsuz etkileyecek bir risk taşımaktadır.   Ayrıca uzaktan eğitimin, okul ortamının çocuklara sağladığı hem akademik hem de gelişimsel imkânlardan yoksun oluşu akademik açıdan öğrenme kayıplarına yol açarken, gelişimsel açıdan sosyalleşememe gibi önemli sorunlara da zemin oluşturmaktadır.  Dijital dünya ile fazlaca meşgul olan öğrencilerde telefon, tablet, bilgisayar bağımlılığı gibi sorunlarda gözlenen artışla birlikte, kendini dijital dünyaya fazlaca kaptıran öğrenciler ilerleyen zamanlarda içe kapanıklık, özgüven problemleri gibi önemli psikolojik problemlerle de karşı karşıya kalabilceklerdir.

Neredeyse son bir yılda zorunlu olarak uygulanan uzaktan eğitimin etkileri elbette sadece öğrenciler üzerinde olmamıştır. Zira eğitim sisteminin diğer bileşenleri öğretmenler ve veliler de bu dönemde daha önce hiç deneyimlemedikleri bir durumla karşı karşıya kalmışlardır. Bu nedenle bu yazıda pandemi döneminde öğrenci, öğretmen ve velilerin karşı karşıya kaldıkları sorunlar ve bunlarla başa çıkmalarında neler yapılabileceklerine ilişkin görüşler ele alınmıştır.

Pandemi Döneminde Öğrenciler

Pandemi nedeniyle okul kapanmaları sonrasında hızlı bir şekilde devreye sokulan uzaktan eğitim sürecinin öğrenciler için elbette olumlu ve olumsuz birçok yönü vardır. Uzaktan eğitim ile öğrenciler MEB’in sunduğu kaynaklara daha kolay erişebilmiş ve yapılan derslerin tekrar izlenebilmesi ile öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi imkânını bulmuşlardır.  Ancak okulların faaliyetlerine uzaktan devam etmeleri öğrencilerin okulları ile aralarına mesafe koymuş ve okullarda verilen yüz yüze eğitimin hem akademik hem de gelişimsel açıdan öğrencilere sağladığı avantajların tamamından mahrum olmalarına neden olmuştur.

Salgın dönemi bireylerin, var olan alışkanlıklarını, hayata bakış açılarını ve yaşam tarzlarını önemli ölçüde değiştirmiştir. Bu süreçte öğrencilerin hayatına giren en önemli değişim ise eğitimin dijitalleşmesi sürecini çok hızlı yaşamak durumunda olmalarıdır.  Pandemi öncesinde onlardan köşe bucak saklanan, kullanımına sınırlar ve yasaklar getirilen tablet, bilgisayar ve akıllı telefon gibi teknolojik araçlar bu süreçle birlikte çocukların kullanmaları için seferber edilmiştir. Bu süreçte öğrencilerin bilgisayar ve tablet başında fiziki olarak hareketsiz geçirdikleri zaman miktarında yaşanan artış ve onların dijital araçlarla olması zorunlu olarak meşgul olmaları, daha önce bunların kullanımının sınırlanmasına ve/veya yasaklanmasına neden olan gerekçelerin birçoğunun gerçekleşmesi gibi bir sonuç ortaya çıkarmıştır.  Öğrenciler bu dönemde isteyerek veya istemeyerek uzun süreli dijital dünya ile alakadar oldukları için bir takım problemlerle karşı karşıya kalmışlardır. Bu problemlerden birisi dijital bağımlılık problemidir. Öğrencilerin pandemi nedeniyle kapanmalardan dolayı hareket alanları daralmış, dolayısıyla evlerinde vakit geçiren öğrenciler hızlıca dijitalleşmeye maruz kalmıştır.  

Dijital bağımlılık öğrencilerin gelişimsel olarak ilerlemelerinin önünde bir engel teşkil etmekle beraber onları unutkanlık ve hayata anlam verememe gibi olumsuz etkilere maruz bırakmaktadır. Bu dönemde öğrencilerin dijitalleşmeye ayrılan zamanları, derslerin dışında kalan zamanlarda sınırlandırılmalıdır. Diğer bir taraftan, öğretmenler tarafından sıkı bir takip programı ile dijital dünyaya ayrılan zaman kısıtlanmalı ve ev etkinlikleri ile öğrencilerin etkili zaman geçirmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca öğrenciler evlerinde uzun süreli zaman geçirmelerinden dolayı sosyalleşememe, akran ilişkilerinde zayıflık, iş birlikçi öğrenme ortamından izole olma, yardımlaşma, öğrenme kaybı gibi çeşitli konularda problemler yaşamaktadırlar. Kapanmaların devam edişi öğrencilerin ister istemez bu problemleri yaşamalarına sebep olmaktadır. Bu süreçte mevcut problemlerin engellenmesi veya tamamen ortadan kalkması pek de mümkün görülememektedir. Fakat bu problemlerin etkileri öğrencilerin dünyalarında minimum düzeye getirilebilir. Bu sürecin etkilerini azaltmak adına psiko-sosyal destek uygulamaları devreye sokularak süreç desteklemelidir. Özellikle öğrencilere ve velilerine pandemi dönemi yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirebilecek bilinçli farkındalık programları ile destek sağlanmalıdır. Ayrıca online olarak destekleyici programlar ile TV ve sosyal medya gibi platformlarda öğrenciler için pandemi dönemi etkilerini azaltıcı, engelleyici ve iyileştirici çalışmalar yapılmalıdır.

      Diğer taraftan salgın dönemi öğrencilerin ruh sağlıklarının yanında fiziksel sağlıklarını da etkilediği için onların psikolojik sağlamlıklarına etkilerinin olacağı öngörülmektedir. Bireyler bu gibi dönemlerde kendilerini bir taraftan salgın hastalıktan korumaya çalışırken bir taraftan da psikolojik olarak sağlam kalma çabası içerisine girebilmektedirler (Karal ve Biçer, 2020). Öğrencilerin psikolojik sağlamlıkları hem fiziksel hem de ruhsal olarak önem arz etmektedir. Psikolojik sağlamlık öğrencilerin verimli öğrenim görmelerini ve onların akademik anlamda başarılı olmalarını sağlayan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğrencilerin akademik başarılarının artması için:

  • Öğrencilere bireysel farkındalık
  • Başa çıkma yöntemleri
  • Krize müdahale teknikleri
  • Anlamlandırma becerisi
  • Stresle baş etme metotları
  • Sosyal destekleme
  • Öz yönetim becerisi

gibi çeşitli konularda destekler sunmak onların hem akademik başarılarını artıracak hem de fiziki ve ruh sağlığını korumalarına yardımcı olacaktır (Polizzi vd., 2020, s.59-62). Ayrıca öğrencilerin yaşadığı bu süreçte sabırla disipline olmaları ve süreçte yönlendirenlere uymaları sürecin işleyişini ve süreç sonrası yapılacak programları da kolaylaştıracaktır.

Salgın döneminde öğrencilerin akademik başarısını artırmak ve süreçte yaşanabilecek olumsuzlukları minimize etmek adına öğrencilerin ruh sağlığını korumak ve desteklemek önemlidir. Pandemiden dolayı öğrencilerin başarılarını etkileyen korku, endişe ve stres gibi unsurlarının ortaya çıktığı yapılan araştırmalarda belirlenmiştir (Rajkumar vd., 2020: e102066).  Öğrencilerde ortaya çıkan bu tür duygular onların ruh sağlıklarını dolayısıyla da başarılarını etkilemektedir. Korku, kaygı, stres ve belirsizlik gibi duygular yaratan pandemi, her çocuğun duygu dünyasında farklı etkiler yaratmıştır ve bu türden etkiler çocukların gelişimini etkilemektedir  (Biçer ve İlhan, 2020).  Önceden yapılmış araştırmalar Korona Virüs gibi benzer salgınların, özellikle de üst solunum yolu hastalıklarının bireylerde; depresyon, stres gibi bireyin ruh sağlığını olumsuz etkileyen duyguların geliştiğini ortaya koymuştur (Wu, K. K., Chan, S. K., ve Ma, T. M., 2005: 39-42). Böylece pandeminin öğrencilerin ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratacağı öngörülmektedir. Öğrencilerin bu dönemde ruh sağlığını koruyucu ve onları devam ettirici rahatlatıcı etkinlikler yapılmalıdır. Ayrıca pandemi ile ilgili hem vaka sayıları hem ölüm haberleri öğrenciler üzerinde ciddi etkiler yaratmaktadır. Pandemi ile ilgili olumsuzluk teşkil edecek haberlerin öğrencilere izletilmemesi ve/veya onları bu tür yayınlardan uzak tutmak öğrencilerin ruh sağlığı üzerine pozitif etkiler yaratacaktır.

Pandemi Döneminde Öğretmenler

Okulların herhangi bir sebepten kapanması durumunda eğitimin kalitesini ve sürekliliğini sağlamak açısından özellikle yöneticilere ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir (Chang ve Satako, 2020). Bu sebepten okulların kapanması ve uzaktan eğitim sürecinin başlaması ile MEB tüm imkânlarını seferber etmiştir. MEB, EBA ve EBA TV aracılığı ile öğrencilerin ders işleyiş süreçlerini koordine etmiş ve öğrencilerin akademik gelişimlerine önemli ölçüde katkılar sağlamıştır. MEB kanalıyla öğretmenler öğrencilerin ödevlerinin takibini sağlamış ve ders dinlemelerini etkin bir hale getirmiştir böylece süreçte yaşanabilecek olumsuzluklar en aza indirilmiştir.

Öğretmenler eğitimde hem uygulayıcı hem de sorunların üstesinden gelici bir yaklaşımla çalışmaktadırlar. Örneğin sorun yaşayan öğrencilerin kısa sürede tespit edilebilmesinde, akranlarıyla buluşmalarının sağlanarak paylaşımlarının artırılmasında ve müdahale sürecinin kısa sürede başlatılmasında öğretmenlerin önemi büyüktür (NCTSN, 2020; Wolmer, Laor, Dedeoğlu, Sievve Yazgan, 2005). Öğretmenler örgün eğitimde olduğu gibi pandemi nedeniyle geçilen uzaktan eğitim sürecinde de eğitime en çok emek veren, mücadele eden gruptur. Öğretmenlerin uzaktan eğitim sürecinde yaşamış olduğu değişimlerin bazı olumlu yönleri vardır. Bunlar:

  • Öğrencileri ile aktif iletişim sağlamaktadır.
  • Öğrenciler ile işbirlikçi çalışma ortamı sağlamaktadır.
  • Teknoloji gelişmeler ile farklı eğitim modelleri kullanılmaktadır.
  • Aynı anda daha çok öğrenciye eğitim verebilmektedir.
  • Yapılan derslerin kayıtları ile tekrar izleme olanağı sağlamaktadır.
  • Öğrenci velileri ile olan etkileşimi daha da artırmaktadır.
  • Verilen ödevlerin takibi daha kolay olmaktadır.

Fakat uzaktan eğitimin sunduğu bu imkânların yanında yüz yüze eğitimin yerinin dolmayacağı ve çoğunlukla çevrim içi ani değişimlerin sınırlılıklarının olduğu bir gerçektir (Lau, Yang ve Dasgupta, 2020).

          Öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde sınırlı imkânlardan dolayı bazı sorunlar yaşamaktadırlar. Örneğin yüz yüze eğitimdeki gibi öğrencileri ile temas kuramamakta ve kontrol noktasında sorunlar yaşamaktadırlar. Bununla birlikte öğretmenlerin bir kısmının dijitalleşmeye tam olarak adapte olamamaları da önemli bir sorundur. Öğretmenlerin içinde bulunduğu bu zorlu süreçte yeniliklere açık ve gelişmeleri yakından takip etmeleri onların dijital dünyada ilerlemelerini ve yapacakları işin niteliğinin artmasını sağlayacaktır.

   Diğer taraftan yaşanılan pandemi dönemi tüm insanlığı; belirsizlikler, kaybetme korkuları, ekonomik kayıplar, vaka ve ölüm sayılarındaki artışlar gibi etmenlerle psikolojik olarak zorlamaktadır. Bu süre sona erince birçok insanda depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkların oluşacağı beklenmektedir. Hal böyle olunca öğretmenler de bu süreçten etkilenmektedir. Stres altında uzaktan eğitime devam eden öğretmenler bir yandan dijitalleşmeye ayak uydurmaya çalışırken bir yandan da görevlerini yerine getirmenin sorumluluğu ile çalışmaktadır. Öğretmenlerin pandemi sürecinin başlamasıyla beraber yaşadıkları sorunlarının yanında bu sürecin bitişi ile ilgili de birtakım sorunların olacağı öngörülmektedir. Bu sorunlar:

  • Öğretmenlerin öğrencileri ile olan bağının zayıflaması
  • Okullar açıldığında yaşanılacak olan zorluklar
  • Online olarak devam eden eğitimlerle birlikte yaşlanılan öğrenme kayıpları
  • Öğrencilerin uzaktan eğitim süreciyle birlikte yanlış veya eksik öğrenmeleri
  • Kavram yanılgıları

  Şeklinde sıralanabilir. Bu hususlar okulların açılması ile öğretmenler açısından ciddi sorunlar yaratacaktır. Okullar açılıp yüz yüze eğitim başladığında öğretmenlerin gelişen şartlara ani yakalanmaması için önceden adaptasyon çalışmaları yapılmalıdır. Ayrıca hizmet içi eğitimlerde oryantasyon çalışmaları ile bu süreç desteklenmelidir. 

 Öğretmenlerin yaşadığı diğer bir sorun okulların kapalı olmasıyla birlikte online olarak devam eden eğitimin sürecinde öğretmenlerin daha yoğun derslere devam etmeleridir. Okulların açık olmayışının veliler üzerinde yarattığı stresten dolayı öğretmenlerden daha çok ilgi ve alaka beklenmektedir ve bu durum öğretmenlerin öğrencilerine daha fazla zaman ayırmalarına sebep olmaktadır. Özellikle özel okullarda bu etkiden dolayı öğretmenlerin daha yoğun ve uzun mesaili çalıştıkları görülmektedir. Diğer bir taraftan devlet kurumlarında çalışan öğretmenler iş ve gelir kaybı hususunda herhangi bir sorun yaşamazken, özel okul ve özel öğretim kurslarında çalışmakta olan öğretmenler bu sorunu daha da belirgin yaşamaktadır.

       Pandemi nedeniyle yaşanılan bu buhranlı dönem eninde ya da sonunda bitecektir. Pandemi döneminin, mevcut durumda alınan tedbirler, geliştirilen aşı ve ilaç çalışmaları ile Şubat 2021 tarihi itibarıyla vaka artış hızının azaltacağı ve 2021 yaz aylarında sona ereceği Sağlık Bakanlığınca ön görülmektedir(www.hurriyet.com.tr, Hürriyet, Erişim 11.12.2020) .  Pandemi dönemi ve sonrasında öğretmenler açısından olumsuz etkilerinin azaltılmasında;

  • Öğretmenlerin pandemi sonrası dönemde verimli çalışmaları ve eksikleri tamamlamaları açısından bakanlık tarafından bir plan oluşturulması bu dönem sonunda yaşanabilecek sıkıntıları azaltacaktır.
  • Pandemi sonrası iyi bir fizibilite yapılıp kişiye ve sınıfa göre etkin çalışma programları hazırlanarak öğretmenler kontrolünde uygulanmalıdır.
  • Yapılan telafi eğitimleri ve eksik giderme faaliyetleriyle öğretmenlerin bu süreçte yaşayacakları sorunlar azalacaktır.
  • Öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerinin kapsamına uzaktan eğitim süreçlerinin dâhil edilmesi onların psikolojik iyi oluşlarına bir nebze de olsa katkı sağlayacaktır.
  • Fiziki olarak sosyal ortamlardan olabildiğince uzak olan öğretmenler bu dönemde ev egzersizleri yapmalı ve mümkün olduğunca kalabalıktan uzak yerlerde temiz hava yürüyüşleri yapmalıdır.
  • Pandemi dönemi ve sonrası için seminer ve panel gibi toplantılarla sürece ve sonrasına ait çalışma programı oluşturulmalıdır.
  • Öğretmen ve öğrenci arasındaki bağın tekrar güçlenmesi sağlanmalıdır.
  • Öğretmenlerin pandemi döneminde hem fiziki sağlığını hem de psikolojik sağlığını koruması gerekir. Bu durumda en belirgin husus moral ve motivasyonun yüksek olmasıdır.

Böylece toplumun yetişmesinde ve eğitilmesinde en büyük destekçilerinden olan öğretmenlerin hem ruhsal hem de fiziki olarak sağlıklı bireyler olmaları sağlanır ve onların icra ettikleri işlerinde başarılı olmalarına vesile olacaktır.

Pandemi Döneminde Veliler

Öğrencilerin eğitim hayatları boyunca ebeveynlerin rolleri her geçen gün, değişen şartlara göre artmıştır. Covid-19 salgınının ortaya çıkması ile bu durum daha da belirgin bir hale gelmiştir. Salgının Türkiye’de ortaya çıkmasıyla birlikte veliler daha önce hiç yaşamadıkları bir ebeveynlik deneyimi yaşamaya başlamışlardır. Sürecin kapanmalarla devam etmesi bu süreçte velilerin yüklerini daha çok artırmıştır.  Örgün eğitim sürecinde öğretim ve öğrenme sorumluluğunun önemli bir kısmı okul, öğretmen ve öğrenci arasında paylaşılmışken, okulların kapatılması ve uzaktan eğitime geçilmesiyle çocuğun öğrenmesinin sorumluluğu büyük ölçüde velilere yüklenmiştir. Böylece velilerin pandemi sürecindeki sorumlulukları artmış ve öğrencilerinin destekçisi olma rolleri daha belirgin hale gelmiştir. Velilerin bu süreçte destek programları ile bilgilendirilip öğrencilerinin mevcut durumlarını en faydalı şekilde geçirmeleri için seminerler, toplantılar ve paneller gibi eğitsel faaliyetlerle desteklemek pozitif yönlü bir ivme kazandıracaktır.

Ayrıca pandemi dönemiyle insanların hayatlarına giren yeni kavram ve alışkanlıklar zamanla onların kaygı ve korkularına dönüşmektedir. Eğitimlerinin online olarak devam etmesiyle birlikte öğrenciler bu süreçten fazlasıyla etkilenmektedir. Öğrencilerin motivasyonlarının düşmesi ve biriken enerjilerini dışa vuramamaları onları sosyal yaşamdan bir nebze uzaklaştırmaktadır. Bu durum öğrencilerin sosyal doyumsuzluk yaşamalarına sebebiyet vermektedir ve bu süreçte en çok görev ebeveynlere düşmektedir. Ebeveynler daha önce hiç yaşamadıkları bu zorlu süreçte öğrenmeye açık olmalı ve gerekli bilgiyi edinmelidir. Online olarak verilen sempozyumlar, paneller veya ihtiyaca göre uzman görüşlerine başvurmaları ebeveynlerin karmaşıklıklarla baş etmelerinde faydalı olacaktır.

Ayrıca Türkiye’de eğitim sisteminin uzaktan olması sebebiyle yüz yüze eğitimler dijital eğitimlere dönüşmüştür. Durum bu halde iken uzaktan eğitimde eğitimin nitelik ve kalitesinin iyi olması ve eğitimin devamlılığının sağlanması açısından velilere önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluklar:

  • Pandemi boyunca velilerin öncelikle evlerde güzel bir öğrenme ortamının sağlanması ve uzaktan eğitimin yapılabilmesi için gerekli donanım ve teçhizatların sağlanması önem arz etmektedir.
  • MEB’in sunduğu kaynak ve materyallere erişimin sağlanması konusunda da velilere önemli görevler düşmektedir.
  • Velilerin öğrencinin akademik öğrenmelerini pekiştirmek için veya anlamadığı yerleri daha iyi anlamaları için gereken desteği sağlamalıdır.
  • Öğrenci-öğretmen ve ebeveyn etkileşiminin sağlanması bu zorlu süreçte ebeveynlerin kendilerini yalnız hissetmemelerine sebep olacak ve ebeveynler daha güçlü hissedecektir.
  • Ebeveynlerin uzaktan eğitim süreçlerinin içerisinde etkinliğinin artırılması öğrencinin öğrenmesinde ve koordine edilmesinde önemli bir yere sahiptir.
  • Ebeveynler için bir psiko-sosyal destek ve rehberlik uygulamalarının yapılması onların daha verimli ebeveynlik yapmalarını sağlayacaktır.
  • Dijital eğitim araç gereçlerinin kullanımı hususunda velilerin bu araç gereçleri nasıl kullanacağını bilmeleri sürecin işleyişini kolaylaştıracaktır.
  • Dijital eğitimde velilerin ve öğrencilerin fazla uygulama ve karmaşık işlemlerin içine girmemeleri onların daha sağlıklı süreç katılımlarını sağlayacaktır. Bu sebeple sınırlı ve basit uygulamalarla dijital eğitim sürecinin devam etmesi daha uygun olacaktır.

Şeklinde sıralanabilir. Diğer taraftan velilerin öğretmenlerle olan etkileşimleri çok önemlidir. Velilerin öğretmenlerle olan etkileşimleri hem uzaktan eğitimde öğrenci ve öğretmenlerin karşılaşacağı kopuklukları engelleyecek hem de yüz yüze eğitimin başlamasıyla yapılması muhtemel olan telafi eğitimlerinin niteliğini artıracaktır. Öğrencilerin uzaktan eğitim süresi boyunca yaşadığı akademik, sosyal ve psikolojik sıkıntıların veliler aracılığı ile öğretmenlere iletilmesi öğrenci adına alınacak olan önleyici eğitim hizmetlerinin bir parçası olacaktır. Veli- öğretmen etkileşimi ayrıca uzaktan eğitim sürecinde öğrencinin motivasyonunun sağlanması ve kontrol edilebilirliği açısından oldukça önemlidir.

Sonuç

Yaşanılan bu pandemide MEB’in tüm öğretim kademelerinde uzaktan eğitime geçilmiştir. Uzaktan eğitimin nicelik yönünden sağlandığı söylenebilir ama niteliğinin artırılması gerekir. Bu sürecin her yönden en az hasarla atlatılması en önemli gayedir. Öğrenci-öğretmen ve veli üçlüsünün eğitimdeki rollerinin daha önemli hale geldiği aşikârdır. Öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde yaşayacağı olumsuzluklar her yönüyle değerlendirilip en az hasarla atlatılması için gereken tedbirler alınmalıdır. Öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde başarısının artması için öz-yeterlilik olgusunun oluşması gerekmektedir. Ayrıca öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde hem fiziki hem de psikolojik iyi oluşlarının sağlanması da önemli bir durumdur.

Pandemi sürecinde öğretmenlerin öncelikle kendi psikolojik iyi oluşlarının sağlanması gerekmektedir. Öğretmenlerin bu süreçte yaşayacağı psikolojik sorunların önüne geçilmesi motivasyonunun artırılması onların süreçteki rollerini daha etkin kılacaktır. Öğretmenlerin kendilerinin ruh sağlığı ve fiziki olarak yaşayacağı dejenerasyonun hafif olması veya hiç olmaması öğretmenlerin görevlerini en iyi şekilde yerine getirmelerini sağlayacaktır. Öğretmenlere online eğitimin niteliğini artırıcı yönde gerek hizmet içi eğitimler gerek sosyal destek programları ile çalışmalar yapılması onların bu süreçte yapacakları faaliyetleri daha verimli bir boyuta getirecektir. Ayrıca öğretmenlerin salgın dönemi sonrasında telafi eğitimlerinin plan, program ve kavram haritasının oluşturulması hem öğretmenlerin işlerini kolaylaştıracak hem de öğrencilerin öğrenme sürecini verimli, etkin ve hızlı kılacaktır. Diğer bir taraftan öğretmen-öğrenci-veli iletişiminin sağlanması öğretmenlerin hem pandemi süreci içerisinde hem de süreç sonrası telafi programlarında faydalı olacaktır.

Öğrenci ve öğretmenlerin eğitimde şüphesiz en iyi destekçileri velilerdir.  Pandemi, eğitimcileri, ebeveynleri ve öğrencileri eleştirel düşünmeye, problem çözmeye, yaratıcı olmaya, iletişim kurmaya, işbirliği yapmaya ve aktif olmaya zorlamaktadır (Anderson, 2020). Veliler sürecin içerisinde daha aktif olur ve öğrenci-öğretmen destekçisi konumunda olursa süreçteki ve süreç sonrasındaki yaşanılacak sorunlar en aza indirilebilir ve eğitim yeniden eski günlere geri dönülmesi durumunda sürece daha hızlı adapte olunabilir. Velilerin dijital dönüşüme ayak uydurması ve bu süreci destekleyip, sürecin içerisinde aktif rol alması öğrenciler ve öğretmenler açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Velilerin öğrencilere doğru ve etkin çalışmanın öğrenci başarısında yaratacağı etki konusunda gerekli yönlendirmeler yapılmalıdır ve böylece bu ortamın oluşmasında velilerden faydalanılmalıdır.

Kaynakça

Anderson, J. (2020). Brave new world the coronavirus pandemic is reshaping education. https://qz.com/1826369/how-coronavirus-is-changing-education/, web adresinden 20 Nisan 2020’de edinilmiştir.

Biçer, B. K. ve İlhan, M. N. (2020). Covid-19’un çocukların sağlığı üzerine etkisi. Gazi Sağlık Bilimleri Dergisi, Özel Sayı, 103-111.

Chang, G.C. ve Satako, Y. (2020). How are countries addressing the Covid-19 challenges in education? A snapshot of policy measures. https://gemreportunesco.wordpress.com/2020/03/24/how-are-countries-addressing-thecovid-19-challenges-in-education-a-snapshot-of-policy-measures/, web adresinden 26 Mart 2020 tarihinde edinilmiştir.

            communications-team/united-nations-working-mitigate-covid-19-impact-children

Hurriyet, Hürriyet Gazetesi, Erişim 11.12.2020 https://www.hurriyet.com.tr/gundem/bakan-kocadan-dikkat-ceken-asi-aciklamasi-basarisi-en-yuksek-ulkelerin-basindayiz-41686457

Karal, E.ve Biçer, B. G. (2020). Salgın hastalık döneminde algılanan sosyal desteğin bireylerin psikolojik sağlamlığı üzerindeki etkisinin incelenmesi. Birey ve Toplum Sosyal Bilimler Dergisi, 10(1),129-156.

Lau, J., Yang, B., ve Dasgupta, R. (2020, 003 12). Will the coronavirus make online   education go viral?  Erişim adresi:https://www.timeshighereducation.com/features/will-coronavirus-make-  online education-go-viral

Moore, M. G., ve Kearsley, G. (2012). Distance education: A systems view of online learning. Cengage Learning

Polizzi, C., Lynn, S.J., ve Perry, A., (2020). Stress and coping in the time of COVID-19: Pathways to resilience and recovery. Clinical Neuropsychiatry, 17(2), 59-62. https://doi.org/10.36131/CN20200204

Rajkumar, R. P. (2020). COVID-19 and mental health: A review of the existing literature. Asian Journal of Psychiatry, 52, 102066, https://doi.org/10.1016/j.ajp.2020.102066

The National Child Traumatic Stress Network (NCTSN) (2020). Supporting children during coronavirus (COVID-19) https://www.nctsn.org/resources/supporting-childrenduring-coronavirus-covid19 adresinden ulaşılmıştır

United Nations (2020). Covid-19 Response. Erişim adresi: https://www.un.org/en/un-  coronavirus-       

World Health Organization (WHO). (2020). Who report: Coronavirus disease 2019 (COVID-19) Situation Report-74. WHO; 2020. p.12.

Wu, K. K., Chan, S. K., ve Ma, T. M. (2005). Posttraumatic stress, anxiety, and depression in survivors of severe acute respiratory syndrome (SARS)”. Journal of Traumatic Stress: Official Publication of the International Society for Traumatic Stress Studies, 18(1), 39-42.

Yılman, M. (2006). Türkiye’de öğretmen eğitiminin temelleri, Ankara:Nobel Yayınları.

Emre Emrullah BOĞAZLIYAN1  

1 Öğr. Gör., Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Kahramanmaraş/Türkiye

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir