Pandemi Sürecinde MEB Uzaktan Eğitim Uygulamaları Üzerine Bir Değerlendirme: İmam Hatip Okulları Yöneticilerinin Perspektifinden

 Pandemi Sürecinde MEB Uzaktan Eğitim Uygulamaları Üzerine Bir Değerlendirme: İmam Hatip Okulları Yöneticilerinin Perspektifinden

Giriş

Teknolojik gelişmeler toplumsal yaşamın her alanında etkisini göstermektedir. Sağlık, güvenlik, ticaret, turizm ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda teknolojiden yararlanılmaktadır. Toplumda hızlı değişiklikleri ortaya çıkaran başlıca faktör ise bilgi ve iletişim teknolojileridir (Atik, 2008, s.81). İletişim teknolojilerinin kullanıldığı eğitim uygulamalarından biri de uzaktan eğitim sistemidir. Uzaktan eğitim, zaman ve mekân açısından esnek bir yapıda olan ve dijital platformlarda uygulanan ekonomik ve etkileşimli bir eğitim şekli olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle uzaktan eğitim, geleneksel öğrenme ve öğretme yöntemlerindeki sınırlılıklar nedeniyle sınıf içerisinde etkinliklerin yürütülemediği durumlarda eğitim çalışmalarının farklı platformlar üzerinden sürdürülmesidir (Arat ve Bakan, 2011, s.364). Uzaktan eğitim eş zamanlı ve eş zamansız olarak iki farklı şekilde uygulanabilmektedir. Sınıf ortamı oluşturularak canlı bağlantı ile uygulanan eğitimler eş zamanlı, canlı yayın uygulaması olmayan eğitimler de eş zamansız olarak ifade edilmektedir. Eş zamanlı uygulanan eğitimlerde öğrenciler aktif durumdadır, soru sorabilir, konuları tartışabilir, sunum yapabilir. Eş zamansız uygulanan eğitimlerde ise öğrenci aktif olarak katılım sağlayamaz ancak programı durdurup istediği yerden tekrar dinleyebilir, bireysel algısına yönelik ileri ve geri alma durumu gerçekleştirebilir (Toker Gökçe, 2008, s.2).

Ülkemizde Uzaktan Eğitim Uygulamaları

Ülkemizde uzaktan eğitim çalışmaları 1960’lı yıllara dayanmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından bazı teknik konuların öğretimi için Mektupla Öğretim Merkezinin kuruluşu gerçekleştirilmiştir. Yüz yüze eğitime ilave olarak mektupla öğretim kapsamında televizyon ve radyo ile öğretim yoluyla birçok birey eğitim almıştır. Daha sonraki süreçte ise yükseköğrenim önündeki yığılmanın önüne geçmek, liseden mezun olacak öğrencilere öğretim imkânı sağlamak ve ön lisans düzeyinde ara insan gücü kademesini yetiştirmek için Yaygın Yükseköğretim Kurumu açılmıştır. 1968 yılından itibaren televizyonda eğitsel yayınlar da gösterilmiştir. 1982 yılında ise Açık Öğretim Fakültesi kurulmuş ve fakülte dersleri televizyon ve radyo ile desteklenmiştir. İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle uzaktan eğitim materyalleri de gelişmiş ve yüz yüze eğitim kadar uzaktan eğitim de önemli bir yere sahip olmuştur (Arat ve Bakan, 2011, s.366). Açık Öğretim Fakültelerinin dışında lisans ve özellikle lisansüstü eğitimlerde uzaktan eğitim yolu daha sık kullanılır hale gelmiştir.

MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, öğrenim çağı geçmiş ancak eğitim hayatına devam etmek isteyen bireyler için Açık Öğretim Ortaokulu ve Lisesi programlarının belirli bir kısmını uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirmektedir. MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından 2012 yılında Eğitim Bilişim Ağı (EBA) geliştirilmiştir. EBA ile öğretmen ve öğrencilere ders materyalleri çevrimiçi olarak sunulmuş ve eğitime yardımcı içerikler elektronik ortamda erişime açılmıştır. Öğretmenler ve gönüllü eğitim firmaları dijital içerikler hazırlayarak bu platforma katkı sağlayabilmektedir. Veliler için de ayrı bir giriş paneli olan bu sistemde, öğretmenler ve veliler öğrencilerin eğitim içeriklerini kullanma durumunu takip edebilmektedir. 

Covid 19 Salgını ve Eğitime Yansıması

Ulaşım teknolojisinin gelişmesi ve insanların kentleşme yaşamından dolayı iç içe bir hayat yaşaması, hastalıkların yayılmasında önemli faktörleri oluşturmaktadır. Hastalıkların hızlı bir şekilde geniş kitlelere yayılması ise pandemi olarak tanımlanmaktadır. Pandemi, insanlar, hayvanlar ve diğer canlılarda görülebilmekte ve kısa sürede yayılabilmektedir (Yılmaz, Mutlu, Güner, Doğanay ve Yılmaz, 2020, s.3). Aralık 2019’da Koronavirüs (Covid-19) olarak isimlendirilen salgın ortaya çıkmış ve kısa sürede dünya geneline yayılmıştır. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir pandemi olarak ilan edilmiştir. Dünya geneline bakıldığında 10 Aralık 2020 itibariyle 2020 yılında 69.139.809 vaka görülmüş, 1.574.294 kişi hayatını kaybetmiştir. Ülkemizde ise 1.748.567 vaka sayısı, 15.751 ise ölüm gerçekleşmiştir (Wikipedia, 2020). Pandemi sürecinin ne kadar devam edeceği bilinmese de sağlık, ekonomik, sosyal hayat ve eğitim üzerinde derin etkiler oluşturduğu ve bu etkilerin yansımasının devam edeceği düşünülmektedir. Pandemi dönemi küresel çapta eğitim sistemine de etki etki etmiş, okulların ve üniversitelerin yüz yüze eğitimi sonlandırmasına neden olmuştur. Bu süreçte dünya genelinde ülkelerin çoğunluğunun, uzaktan eğitime geçtiği, bilgisayar/ağ tabanlı eğitim sürecini aktif bir şekilde kullandığı, televizyon/radyo imkanlarından yararlandığı, online eğitim uygulamalarını ücretsiz bir şekilde sunduğu ve öğretmenlerin okula gitmesine gerek kalmadan eğitim sürecini yürüttüğü görülmektedir (Yılmaz vd., 2020, s.6).

Bu bağlamda, dünya genelinde ve ülkemizde eğitim alanında yapılabilecek çalışmalar üzerine odaklanılmış, özellikle okulların kapanmasından olumsuz yönde etkilenen dezavantajlı bireylere yönelik tedbirler alınmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda UNESCO tarafından, eğitimin sürekliliğinin sağlanması ve gerekli tedbirlerin alınması için ülkelere destek olunacağı açıklanmıştır (Can, 2020, s.12). Ülkelerin uzaktan eğitim sürecini verimli geçirebilmesi ve risk altındaki çocuk ve gençlere ulaşılabilmesi, onların eğitim yönünden desteklenebilmesi için UNESCO tarafından küresel eğitim kurulu oluşturulduğu ilan edilmiştir. Söz konusu kurul tarafından, belirli dönemlerde ülkelerin Eğitim Bakanlarına ve diğer paydaşlarına bilgi paylaşımında bulunulduğu, dezavantajlı bireylere dijital öğrenme imkânı sunulduğu ve uzaktan eğitim çalışmalarının sürekliliği için küresel öğrenme platformlarının oluşturulduğu ifade edilmektedir (Yılmaz vd., 2020, s.8).

Ülkemizde ise eğitim sürecinin uzaktan eğitim çalışmaları ile devam ettirilmesi kararı alınmış, yerel düzeyde yapılan ölçme ve değerlendirme sürecinde ise online sınavlar uygulanmıştır. Ancak ortaöğretim kurumlarına yapılan yerleştirmeler (LGS) ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) gibi 2020 yılı merkezi sınavları gerekli tedbirler alınarak yüz yüze uygulanmıştır. Öte taraftan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından KPSS, ALES, YDS gibi birçok merkezi sınavların tarihleri ertelenmiş ya da iptal edilmiştir.  Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim kapsamında uzaktan eğitim uygulamaları başlatılmıştır. YÖK dersleri platformu açılmış ve paylaşıma açılan dersler ile ilgili öğretim materyalleri sisteme yüklenmiş, öğrencilerle paylaşımı yapılmıştır. Sisteme en çok yüklenen öğretim materyalleri ise sırasıyla video paylaşımı, yazılı dokümanlar ve ders sunumudur (Can, 2020, s.26). Özetle, Koronavirüs (Covid-19) pandemisinden dolayı okul öncesi eğitimden yükseköğretime kadar tüm öğretim kademelerinde açık ve uzaktan eğitim uygulamaları yürütülmekte, bu konudaki çalışmaların hassasiyetle sürdürülebilmesi için ilgili kurumların radikal kararlar almak durumunda kaldığı görülmektedir.

Covid 19 Salgını Nedeniyle MEB Tarafından Uygulanan Uzaktan Eğitim

Dünyaya hızlı bir şekilde yayılan Koronavirüs (Covid-19) salgını, sağlık, ekonomik ve sosyal alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da büyük bir karmaşanın yaşanmasına neden olmuştur. Salgının daha fazla yayılmasına engel olmak için birçok ülke tarafından sokağa çıkma kısıtlaması, sosyal ortamların kapatılması, toplu etkinliklerin iptal edilmesi, eğitime ara verilmesi gibi birçok tedbir kararı alınmış ve uygulanmıştır. Dünya genelinde eş zamanlı yaşanılan bu süreç, Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın ve acil durum olarak ifade edilmiş eğitim ve öğretim süreci de acil durumlarda eğitim olarak tanımlanmıştır. Uzun süreli olağanüstü hâl olarak ifade edilen bu dönemde eğitim alanında da kriz yönetimi ihtiyacı oluşmuş; eğitim faaliyetlerinin devamı için çözümler üretilmeye çalışılmıştır (Emin, 2020, s.1).

Ülkemizde ise yüz yüze eğitime ara verilerek 2019-2020 öğretim yılı ikinci dönemi, teknolojik alt yapı imkanlarından yararlanılarak uzaktan eğitim süreciyle tamamlanmıştır. 2020-2021 öğretim yılında kademeli olarak uzaktan eğitimle birlikte yüz yüze eğitim başlamış ancak salgın seyri nedeniyle yüz yüze eğitime tekrar ara verilmiştir. Uzaktan eğitim kararının alınmasıyla öğrencilerin eğitimlerinin sürdürülebilmesi için TRT-EBA TV ilkokul, ortaokul ve lise için üç ayrı televizyon kanalı açılmıştır. EBA’nın içeriği zenginleştirilmiş, gönüllü öğretmenler ile ders anlatım videoları hazırlanmıştır. EBA platformu ve televizyon aracılığıyla derslerin takibine yönelik imkân oluşturulmuş; canlı sınıf uygulaması ile öğrencilerin öğretmenleriyle dijital ortamda buluşması sağlanmıştır. Ayrıca EBA’ya erişim için öğrencilere yönelik sınırlı düzeyde ücretsiz internet erişim imkânı oluşturulmuştur. EBA Akademik Destek bölümünden Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) hazırlık yapan öğrenciler ile ortaöğretim kurumları merkezi sınava hazırlanan 8. sınıf öğrencileri için eğitim materyalleri hazırlanmıştır. MEB tarafından uygulanan Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) bu süreçte iptal edilmiş ve uluslararası kapsamdaki öğrenciler hariç olmak üzere okul pansiyonları kapatılmıştır. Özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için özel uzaktan eğitim içerikleri hazırlanmış; öğretmen ve yöneticilerin kişisel ve mesleki gelişimi için uzaktan eğitim çalışmaları yürütülmüştür. Ayrıca öğrencilere ve velilere yönelik rehberlik ve bilgilendirme hizmeti sunulmuştur.

Ülkemizde Covid-19 salgını görülmeden önce uzaktan eğitim çalışmaları çoğunlukla üniversitelerin ilgili alanlarında yetişkin bireylere ve MEB tarafından lise öğrencilerine yönelik yürütülmekte iken salgından sonra bütün sınıf düzeylerine yaygınlaştırılmıştır. Ülkemizde daha önce bütün sınıf düzeylerine ve 18 milyon öğrenciye yönelik eş zamanlı uzaktan eğitim uygulanmadığı için belirli dönemlerde zorluklar da yaşanmıştır. MEB tarafından birçok çalışma uygulansa da öğretmenlerin yükseköğrenim ve hizmetiçi eğitimlerde kriz dönemleriyle nasıl başa çıkabileceği ve eğitim sürecini nasıl yürütebileceğine dair yeterli bilgilerinin olmaması; bazı öğretmenlerin dijital araçları yeterli düzeyde kullanamaması; öğrencilerin dijital araçlara erişiminde ve bu araçları kullanabilmesinde zorlukların yaşanması; dezavantajlı bölgelerde öğrencilere ulaşabilme sorunu; öğrencilerin uzaktan eğitimde moral ve motivasyonlarının sağlanmasında yaşanılan güçlükler; bireylerin dijital verilerinin korunması hususunda kişisel mahremiyet ve gizliğinin temin edilememesi, etik kaygıların oluşması gibi birçok parametrenin de bu süreçte göz önünde bulundurulması gerektiği düşünülmektedir (Çetinkaya Aydın, 2020; Bozkurt, 2020a, s.121). 

MEB Uzaktan Eğitim Uygulamalarına Yönelik Okul Yöneticilerinin Görüşleri

Okullardaki eğitimi doğrudan etkileyen bu salgın sürecinde, eğitimin sağlıklı ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi için hem öğretmenlere hem de okul yöneticilerine daha aktif bir rol düşmüştür. Öğrenci, öğretmen ve velilerin hızlı bir şekilde uzaktan eğitim sürecine uyum sağlayabilmesi ve bu kriz durumunda okul içinde dengenin kurabilmesi için okul yöneticilerinden beklentilerin yüksek olduğu düşünülmektedir.

Bu bağlamda Antalya (1), Bolu (1), Bursa (1), Denizli (1), Düzce (1), İstanbul (2), Konya (1), Malatya (1), Sakarya (1), Yalova (1) illerinde imam hatip okullarında görevli 11 okul yöneticisi ile görüşme yapılmış, onların bakış açısıyla uzaktan eğitim sürecinde yaşanılan temel sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan görüşmede, yüz yüze ve uzaktan eğitim sürecinde aynı kurumda görev yapan okul yöneticilerinin olmasına dikkat edilmiştir. Görüşmeye katılan okul yöneticilerinden 6’sının imam hatip ortaokulu, 5’inin Anadolu imam hatip lisesinde görevli olduğu; 7’sinin lisans, 4’ünün lisansüstü mezunu olduğu; 9’unun “0-10 yıl” yöneticilik hizmet süresine, 2’sinin de “10 yıl ve üstü” yöneticilik hizmet süresine sahip olduğu tespit edilmiştir.

Uzaktan eğitimin avantajlı ve dezavantajlı yönleri ile bu süreçte okullarda yaşanılan temel sorunlar hakkında imam hatip okullarında görevli okul yöneticilerinin görüşlerinden elde edilen bilgiler aşağıda sunulmuştur.  

MEB Uzaktan Eğitim Uygulamasının Avantajlı Yönleri

İmam hatip okullarında görevli okul yöneticilerinin uzaktan eğitim sürecinin avantajlı yönleri hakkındaki görüşleri;

  • Zaman ve mekân konusunda daha esnek bir yapıda ders işlenmesine imkân sağlanması,
  • Ödev takibinin daha kolay yapılması,
  • EBA içeriklerine dair bilinç düzeyinin artması,
  • EBA TV üzerinden derslerin farklı öğretmenler ve yöntemlerle işlenmesiyle öğrencilerin dikkatlerinin çekilmesi,
  • EBA sisteminin öğrencilerin performansını ayrıntılı olarak incelemeye izin vermesi,
  • Yaşanılan olağanüstü durumun tatil olarak algılanmasına engel olunması,
  • Öğrencilerin ve velilerin derslerden geri kalma kaygısını azaltması,
  • Kontrolü kolaylaştıran ve geri dönüt alınabilen bir dijital ortamın sağlanması,
  • Bireysel farklılıkların gözetilmesine imkân oluşturulması,
  • Ulaşımdan kaynaklı ekonomik ve zaman kaybının önüne geçilmesi olarak sıralanmaktadır.

Başaran, Doğan, Karaoğlu ve Şahin (2020) tarafından yapılan araştırmada, pandemi sürecinde uzaktan eğitimin etkililiği üzerine öğretmen, öğrenci ve veli görüşleri alınmıştır. Öğretmenlere göre uzaktan eğitimin başarılı yönleri sırasıyla; eğitimin aksamaması, sistemin başarılı olması, çağa ayak uydurulması ve öğrenmeyi öğrenme olarak ifade edilmiştir. Bu bağlamda öğretmenlerin uzaktan eğitim sisteminin, eğitimin aksamaması için gerekli olduğunu ve teknolojinin gelişmesiyle başarılı bir şekilde sürdürüldüğünü ifade etmesi dikkat çekicidir.

Yılmaz vd., (2020) tarafından yapılan araştırmada, velilerin uzaktan eğitime ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, velilerin %92’si okuldaki eğitimi daha dengeli görmeye başladığını; %69’u pandemi sonrasında da uzaktan eğitimin destek amacıyla devam etmesini istediğini; %72’si çocuklarının bir an evvel okulların açılmasını istediğini; %87’si uzaktan eğitimle ilgili okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin kendilerini bilgilendirdiğini; %86’sı bu dönemde öğretmenlerce eğitici faaliyetler yapıldığını; %42’sinin MEB uzaktan eğitim uygulamasından (TV, internet) memnun olduğunu; %44’ünün velilere yönelik MEB rehberlik ve bilgilendirme çalışmalarını faydalı bulduğunu ifade ettikleri görülmektedir.

Sarı ve Nayır (2020) tarafından yapılan araştırmada ise pandemi döneminde eğitimde yaşanılan sorunlar ve fırsatlar değerlendirilmiştir. Araştırmada ortaya çıkan eğitim fırsatlarına ilişkin bulgular altı başlıkta sunulmuştur. Bu başlıklar ise sırayla okulların işlevi, yeni eğitim algısı, alternatif eğitim yapılanmaları, 21. yüzyılda öğrenme ve öğretme becerileri, veli katılımı ve okul yönetim becerileridir. Okulların işlevi başlığında, eğitim süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi; okulların işlevinin değerlendirilmesi; daha sağlıklı okul imkanları oluşturulması yer almaktadır. Yeni eğitim algısı başlığında, ölçme ve değerlendirme alanında farklı sistemler geliştirilmesi; politika belirleyiciler, uygulayıcılar ve paydaşların eğitim sürecindeki rollerinin yeniden belirlenmesi; eğitim sisteminin adil hale getirilmesi ifade edilmektedir. Alternatif eğitim yapılanmaları başlığında, okulların kriz dönemine hazırlıklı olması; uzaktan eğitim program ve materyallerinin geliştirilmesi; özgün çevrimiçi öğrenme ortamlarının sağlanması gerektiği yer almaktadır. 21. yüzyılda öğrenme ve öğretme becerileri başlığında, öğretmenlerin mesleki gelişimlerine ve teknoloji becerilerine katkı sağlanması; öğrencilerin uzaktan eğitim sürecine uyum sürecinin geliştirilmesi, dijital materyaller ve içeriklerin eğitime entegre olması gerektiği belirtilmektedir. Veli katılımı başlığında, uzaktan eğitim sürecinde velilerin sürece aktif katılımının sağlanması; okul-veli iletişiminin güçlendirilmesi gerektiği yer almaktadır. Okul yönetim becerileri başlığında ise, eğitim planlamalarının ve çalışmalarının geliştirilmesi; öğretmen ve öğrenci sağlığına ilişkin politikaların oluşturulması; okulun çevre ile iletişiminde yeni yollar geliştirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. 

MEB Uzaktan Eğitim Uygulamasının Dezavantajlı Yönleri

İmam hatip okullarında görevli okul yöneticilerinin uzaktan eğitim sürecinin dezavantajlı yönleri hakkındaki görüşleri;

  • Yüz yüze eğitime göre öğrencilerin derse odaklanmasında zorluk yaşanması,
  • Öğrencilerle göz teması kurulamaması,
  • Mimik ve davranışların istenilen düzeyde yansıtılamaması,
  • İçine kapanık öğrencilerin derse katılmak istememesi,
  • Maddi imkansızlığı (bilgisayar, internet olmayan) olan öğrencilerin derse katılamaması,
  • Ağ bağlantısında yaşanılan aksaklıkların kısa sürede giderilememesi,
  • Sürekli ekran karşısında kalındığı için sağlık problemlerinin yaşanması,
  • Yaparak yaşayarak öğrenme sürecinin sağlıklı yürütülememesi,
  • Ölçme ve değerlendirme sürecinin güvenilir bir biçimde uygulanamaması,
  • EBA TV üzerinden anlatılan bazı derslerin öğrenciler tarafından anlaşılamaması,
  • Bilgisayar destekli eğitimde bazı öğretmenlerin yetersiz kalması olarak sıralanmaktadır.

Can (2020) yılında yapılan araştırmada, MEB uzaktan eğitim süreci değerlendirilmiş ve EBA TV yayınlarının tek yönlü ve kitlesel eğitimi amaçladığı ifade edilmiştir. Arık (2020) tarafından yapılan araştırmada ise öğretmenlerin EBA platformunu daha etkin kullanabilmesi için destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir. Aynı araştırmada MEB tarafından uygulanan bütün çalışmalara rağmen, risk grubu altında olan dezavantajlı öğrencilerin eğitime erişim sağlamada güçlük yaşandığı ve bu öğrencilere yönelik telafi eğitimi uygulamalarının yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

Başaran vd. (2020) tarafından yapılan araştırmada, öğretmenlerin görüşlerine göre uzaktan eğitimde eksikliklerin olduğu ve aksaklıkların yaşandığı dile getirilmiştir. Uzaktan eğitimde daha az verim alındığı, dönüt alma/verme hususunda sıkıntı yaşandığı, uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini dolduramayacağı, okul öncesi ve ilkokul seviyesindeki öğrenciler için uygun olmadığı ifade edilmiştir. Aynı araştırmada, öğretmenlerin uzaktan eğitim sürecine ilişkin önerileri ise sırasıyla “fırsat eşitliği sağlanmalı, öğrencilerin derslere aktif katılımı desteklenmeli, öğrenci ve veliler bilinçlendirilmeli, rehberlik hizmeti verilmeli, öğrencilerin bireysel farklılıklarına dikkat edilmelidir” ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca “ilgi çekici içerikler geliştirilmeli, alt yapı iyileştirilmeli, materyal kullanımı arttırılmalı, öğretmenlere hizmetiçi eğitim düzenlenmeli, telafi eğitimi yapılmalı” görüşlerine de yer verildiği görülmektedir.

MEB Uzaktan Eğitim Sürecinde Okullarda Yaşanan Temel Sorunlar

İmam hatip okullarında görevli okul yöneticilerinin okullarında yaşadıkları temel sorunlara ilişkin görüşleri;

  • Maddi imkanları yetersiz olan öğrenciler için telafi eğitimine ihtiyaç duyulması,
  • Her öğrencinin aynı düzeyde derse katılım göstermemesi,
  • Bireysel çalışmaya ve teknolojiye alışkın olmayan öğrencilerin uzaktan eğitime uyum sorunu yaşaması,
  • Öğrencilerin okul ortamından uzak kalması ve akran eğitiminden uzaklaşması,
  • Öğrencilerin uzaktan eğitim ve sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle yeterince sosyalleşememesi,
  • Mobil cihazların öğrenciler tarafından kontrolsüz bir şekilde kullanılması,
  • Mülteci öğrencilerin var olan öğrenme eksiklikleri giderilmeden uzaktan eğitim sürecine dahil olması,
  • Öğretmenlerin desteklenmeye ve motivasyonlarının güçlenmesine ihtiyaç duyulması,
  • Bazı öğretmenlerin uzaktan eğitimin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip olmaması,
  • Bazı velilerin bilinçsiz davranması ve iş birliğine açık olmaması nedeniyle öğrencilere uzaktan eğitim sürecinde istenilen düzeyde katkı sağlamaması,
  • Rehber öğretmeni olmayan okullarda öğrenci psikolojisini yönetmede zorluk yaşanmasıdır.

Başaran vd. (2020) tarafından yapılan araştırmada, pandemi nedeniyle uygulanan uzaktan eğitim sisteminde öğrencilerin sosyalleşemediği, yeterli düzeyde rehberlik hizmetinin sunulamadığı, kardeş sayısı fazla olan ailelerde eğitim amaçlı kullanılabilecek dijital materyallere sahip olunamadığı, sistem alt yapısının zaman zaman yetersiz kaldığı,  yüz yüze eğitimdeki gibi okul veli arasında sağlıklı iletişim kurulamadığı ve okul ortamının oluşturduğu eğitim öğretim ruhunun verilemediği sonucu çıkarılmıştır.

Bozkurt (2020b) tarafından yapılan araştırmada öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik algıları incelenmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır. Öğrenciler pandemi sonrası yürütülen uzaktan eğitimi “kolaylaştırıcı, ilaç gibi, güneş gibi, odam gibi” olarak nitelendirmiştir. Araştırmada bu bulgu, okulların kapatılmasıyla uygulanan uzaktan eğitim çalışmalarının öğrencilerde karşılık bulduğu, öğretmenlerin öğrencilere destek olmasıyla rehberlik ve yönlendirme ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı şeklinde yorumlanmıştır. Ayrıca uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin zaman ve mekân açısından daha rahat olduğu, bilgiye erişimde kolaylık yaşandığı ifade edilmiştir. Ancak aynı araştırmada öğrenciler üzerinde olumsuz metaforların da geliştiğinden bahsedilmiştir. Öğrencilerin en çok dile getirdiği metaforlar ise yalnızlık duygusu, yapaylık, dışsal motivasyon, izolasyon, iletişimsizlik, eşitsizlik ve psikolojik uzaklıktır.

Yılmaz vd. (2020) tarafından yapılan araştırmada, velilerin uzaktan eğitime ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, velilerin %36’sı uzaktan eğitim hizmetinden yararlanabilmek için bir bilgisayara sahip olmadığını; %32’si derslere girişte bağlantı/internet problemi yaşadığını; %25’i bu süreçte çocuğunun dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon problemi yaşadığını; %60’ı çocuğunun uyku düzeninin bozulduğunu; %52’si çocuğunun olumsuz davranışlarında artış olduğunu; %63’ü sınava hazırlanan çocuğunun bu süreçten olumsuz etkilendiğini; %60’ı MEB tarafından öğrencilere sunulan rehberlik hizmetleri hakkında bilgi sahibi olmadığını ifade ettiği görülmektedir.

Sarı ve Nayır (2020) tarafından yapılan araştırmada ise pandemi döneminde eğitimde yaşanılan sorunlar ve fırsatlar değerlendirilmiştir. Araştırmada ortaya çıkan eğitim sorunlarına ilişkin bulgular beş başlıkta sunulmuştur. Öğrenme-öğretme süreci ile ilgili sorunlar, teknolojik sorunlar, sağlık sorunları, paydaşlardan kaynaklı sorunlar, diğer sorunlardır. Öğrenme-öğretme süreci ile ilgili sorunlar başlığında, öğrenmenin kesintiye uğraması; uzaktan öğrenmeyi oluşturma, geliştirme ve sürdürmede yaşanılan zorluklar; okul bırakma oranında artış; öğrenmeyi ölçmede yaşanılan sorunlar; eğitime ulaşmada eşitsizlik; öğrencilerin yaşadığı öğrenme kayıpları yer almaktadır. Teknolojik sorunlar başlığında, teknolojik yetersizlikler, teknolojiye ulaşamama ve öğretmenlerin teknolojik yetersizlikleri gibi sorunlara yer verilmektedir. Sağlık sorunları başlığında ise öğretmenlerin ve öğrencilerin kendilerini yorgun, bitkin ve kötü hissetmesi; şiddete maruz kalınması ve sosyal izolasyon gibi yaşanılan sorunlar ifade edilmektedir. Paydaşlardan kaynaklı sorunlar başlığında, uzaktan eğitime hazırlıksız yakalanan öğretmen ve veliler, öğretmenler için karışıklık ve stres, velilerle sağlıklı iletişim kuramama gibi sorunlar ele alınmaktadır. Diğer sorunlar başlığında ise, çocuk bakımında yaşanılan zorluklar ve yüksek ekonomik maliyetler yer almaktadır.

Sonuç

MEB uzaktan eğitim süreci okul yöneticileri, öğretmen, öğrenci ve veli boyutuyla ele alındığında pandemi döneminde eğitimin devam ettiği bilincinin oluşması önemli bir husustur. Okulda geçirilen güzel zamanların ve arkadaşlık ortamının önemi gün yüzüne çıkmıştır. Okul ortamında öğrenciler arasında zaman zaman görülen akran baskısı ve şiddet içerikli davranışların uzaktan eğitim sürecinde yaşanmadığı veya daha az yaşandığı söylenebilir. Ancak okul ikliminden ve akran buluşmasından uzak kalan öğrencilerin sosyalleşemediği de bir gerçektir. İnternet ve bilgisayar eksikliği nedeniyle bazı öğrencilerin eşit şartlarda eğitim alamadığı görülmektedir. Bireysel çalışmaya alışık olmayan öğrencilerde ise uzaktan eğitime uyum sorunu oluşmuştur. Bu süreçte zaman zaman okul ile veli iletişiminde aksaklıklar yaşanmıştır.   

Diğer bir taraftan zaman yönetimi ve günlük planlamanın değeri anlaşılmış; bu dönemde öğrencilerin sorumluluk bilinci, özdenetim gibi gelişimsel özelliklerine katkı sağlanmıştır. EBA akademik destek platformunun geliştirilmesi ve soru havuzunun oluşturulmasıyla öğrencilerin kaynak ihtiyacı azaltılmıştır. EBA TV ders tekrarları ile bireysel öğrenmenin gerçekleştirilmesi ve öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi açısından imkân oluşturulmuştur. 

Bu bağlamda uzaktan eğitim, yüz yüze eğitimin alternatifi olmasa da salgın sürecinden sonra destekleyici bir öğretim sistemi olarak devam etmesi gerektiği düşünülmektedir. Öğrenci ders takibinin yapılabilmesi, seminerlerin ve toplantıların okul ortamı dışında uygun zaman diliminde gerçekleştirilebilmesi, öğrenci yararı ve kurumsal faydanın gözetilebilmesi için iletişim teknolojilerinin aktif bir şekilde kullanılması ve geliştirilmesi gerektiği söylenebilir. Ayrıca uzaktan eğitim sürecini etkin bir şekilde yürüten öğretmenlerle iyi örnekler kapsamında tecrübe paylaşımına imkân sağlayan online programlar yapılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Okullarda danışma kurulları gibi kriz yönetim kurulları oluşturulmalı, doğal afet, salgın gibi olağanüstü durumların yaşanması ihtimaline karşın ön hazırlıkların gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Ölçme ve değerlendirme sistemi uzaktan eğitime uygun hale getirilmelidir. Velilerin eğitime daha aktif bir şekilde katılım sağlayabilmesi için öğrencilerle birlikte dikkat çekici faaliyetler yürütülmelidir.

Okullardaki eğitime ara verilmesi öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, öğrencilerin, velilerin ve diğer paydaşların ilk etapta endişeye düşmesine neden olmuştur. Yeni oluşan bu duruma uyum sağlama sürecinde ise bazı sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunların yaşanma sebebinin daha önce ülkemizde benzer bir süreçten geçilmediği ve tecrübe eksikliğinin olduğu şeklinde yorumlanmıştır (Sarı ve Nayır, 2020, s.962). Salgın dönemlerinde eğitim sürecinin işleyiş biçimi ve olması gerekenler hakkında hazırlıklı olunabilmesi için acil durumlarda eğitim faaliyetlerinin sürdürülebilmesine yönelik eğitim fakülteleri ders programı içeriğinde güncellemeye gidilmelidir. Pandemi süreci, dünya genelinde ve ülkemizde eğitimin geleceğine yönelik daha yenilikçi ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini ortaya çıkarmaktadır. Yaşanılan süreçten ders çıkarılması ve kriz yönetiminin sonunda bu tecrübelerin fırsata dönüştürülmesi için etkin eğitim politikalarının yürütülmesi gerektiği düşünülmektedir.

Kaynakça

Arat, T. ve Bakan Ö. (2011). Uzaktan Eğitim ve Uygulamaları. Selçuk Üniversitesi Sosyal

Bilimler Dergisi. 14 (1).

Atik, İ. (2008). Alternatif Eğitim Biçimi Olarak Uzaktan Eğitim ve Ekonomik Etkinliği. E-Journel Of New World Sciences Academy Social Sciences. 3 (1).

Başaran, M., Doğan, E., Karaoğlu, E. ve Şahin, E. (2020). Koronavirüs (Covid-19) Pandemi Sürecinin Getirisi Olan Uzaktan Eğitimin Etkililiği Üzerine Bir Çalışma. Academia Eğitim Araştırmaları Dergisi. 5 (2).

Bozkurt, A. (2020a). Koronavirüs (Covid-19) Pandemi Süreci ve Pandemi Sonrası Dünyada Eğitime Yönelik Değerlendirmeler: Yeni Normal ve Yeni Eğitim Paradigması. Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi. 6 (3). 

Bozkurt, A. (2020b). Koronavirüs (Covid-19) Pandemi Sırasında İlköğretim Öğrencilerinin Uzaktan Eğitime Yönelik İmge ve Algıları: Bir Metafor Analizi. Uşak Üniversitesi Eğitim Araştırmaları Dergisi. 6 (2). 

Can, E. (2020). Coronavirüs (Covid-19) Pandemisi ve Pedegojik Yansımaları: Türkiye’de Açık ve Uzaktan Eğitim Uygulamaları.

Çetinkaya Aydın, G. (2020). Covid 19 Salgını Sürecinde Öğretmenler. (10.12.2020) tarihinde

 https://tedmem.org/covid-19/covid-19-salgini-surecinde-ogretmenler adresinden erişildi.

Emin, N. M. (2020). Koronavirüs Salgını ve Acil Durumda Eğitim. SETA Perspektif. (268).

Sarı, T. ve Nayır, F. (2020). Turkish Studies. İnternational Balkan University. 15 (4). (10.12.2020) tarihinde

https://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.44335 adresinden erişildi.  

Toker Gökçe. A. (2008). Küreselleşme Sürecinde Uzaktan Eğitim. Dicle Üniversitesi Ziya

Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi. 11 (1).

Yılmaz, E., Güner, B. Mutlu, H., Doğanay, G. ve Yılmaz, D. (2020). Veli Algısına Göre Pandemi Dönemi

Uzaktan Eğitim Sürecinin Niteliği. Palet Yayınları. Konya.

Wikipedia (2020). Template: COVID-19 Pandemic Data. (10.12.2020) tarihinde

https://en.wikipedia.org/wiki/Template:COVID-19_pandemic_data adresinden erişildi.

Zeynep OLGUN

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir