Merhamet ve Çocuklarımız

 Merhamet ve Çocuklarımız

Giriş

İnsanoğlu varoluşundan bu yana mutluluğu, hayattan lezzet almayı amaçlamaktadır. İnsanoğlu acıdan kaçıp, hazza yönelimli bir varlık olarak dünyaya gelmiştir. Kimi insan salt olarak mutluluğu maddede kimileri de maddiyat ve maneviyatı harmanlayarak aramaktadır. İnsanlar birbirinin mutluluk, huzur, sevinç gibi pozitif ruh haline veya üzüntü, stres, umutsuzluk, korku vb. negatif halet-i ruhiyeye bürünmesine sebep olmaktadır. İnsanın sosyal bir varlık olması hasebiyle tutunduğu tavırlar, sergilediği davranışlar diğerlerinde yankı bulabilmektedir. İnsan davranışlarının temelinde ihtiyaçlar vardır. İnsan ihtiyaçlarına göre davranış seçimi yapmaktadır. Aç insan yeme- içmeye, yorgun olan ise uyumaya yönelmektedir. Manevi, duygusal ihtiyaçlarını gidermek, yaşamdan doyum sağlamak için insan bile isteye, yaşamın ve anın farkına vararak yaşamayı, başkasının acısı ile eş duyum yapabilmeyi, başkalarına yardım etmeyi, sevecen olmayı ihtiva eden merhametli olmaya ihtiyaç duymaktadır.

Pozitif psikolojinin incelediği birçok kavram- umut, mutluluk, özgüven- sevecenlik vb.- birbiriyle ilişkili olarak insan davranışını şekillendirmektedir. Martın Seligman’ın kurucusu olduğu pozitif psikolojiye son yirmi yirmi beş yılda daha çok yönelim olması ile merhamet kavramı literatürde yerini bulmaya başlamıştır (Germer ve Siegel, 2012). Merhamet kelimesi, etimolojik olarak Arapçada (r-h-m) “rahim” kelimesinden türeyerek “acımak, şefkat göstermek, acıma duygusu ekseninde iyilikte bulunmak” manasına gelmektedir (Çağrıcı, 2004). Rahim kelimesi “bulundurmak- barındırmak” anlamını içerdiği için merhamet kavramı başkasını içermek ekseninde değerlendirilmektedir. Latincede (compassion) kelime kökü ile karşılık bulan merhamet kavramı diğer bireyin acısını, kederini duyumsayıp paylaşabilme yetisi olarak kullanılmaktadır (Gök, 2015).

Merhamet; bireyin, kendisinin ve kendisi dışında kalan bireylerin yaşamında yer alan, acı veren düşünceleri, duyguları yargılamadan olduğu gibi ve bilinçli bir şekilde kabul etme, anlamaya çalışma, diğerlerinin yaşadığı sorunları aşma sürecinde onlara yardımcı olabilme ve müşfik bir sevecenlik halidir (Gilbert 2009).  Merhamet kavramı başka kavramlar ile karıştırılmaktadır. Merhamet yerine empati kavramı kullanılmaktadır. İki kavramın birbirine benzerliği söz konusudur. Oysa empati merhametin çatısı altında yer alıp, birebir merhamet kavramını karşılamakta eksik kalmaktadır (Neff ve Pommier, 2013). Empati kavramı olmadan düşünülebilecek bir merhamet acıma duygusundan ibaret olacaktır. Bireyin empati duygusundan yoksun bir merhamet sergilemesi diğerlerinin tecrübe ettiği acı, keder, ızdırap, üzüntü vb. duygulardan mahrum olacağı için sadece salt bir acıma ile dar bir çerçeveye sıkıştırılmış olacaktır (Öncü, 2015). Salt bir acıma duygusu ise içerisinde kibri barındırabilir. Acıyan birey, diğer bireye göre daha iyi bir durumda olduğunu düşünüp acıma duygusuna, gizil bir küçümseme duygusu da eşlik edebilir.

Merhamet; acının duyumsanıp, içselleştirilmesi ve eyleme geçilmesidir (Sayar 2014). Empati ise eş duyum yapabilmektir. Merhamet, acıyı duyumsayıp ortadan kaldırma isteğini, acıya neden olan etkenleri anlama ve anlamlandırma zihinsel süreçleri ve merhameti hal diline dökme ile ilgili davranışsal süreci muhteva etmesi yönleriyle empati, sempati ve özgecilikten farklılık arz etmektedir. Merhamet; istek, duygu, düşünce ve davranışın harmanlanması ve bir potada erimesi ile vücut bulmaktadır (Gilbert, 2005). Bireyin diğerlerine karşı duyumsadığı acıma duygusundan çok daha fazlasıdır (Yılmaz, 2011).  Örneğin; bireyin, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yürümekte zorlanan yaşlı bir insanı uzaktan uzağa acı duyarak izlemesi empati, bu yaşlı insanın karşıdan karşıya geçmesi için kişinin bilişsel, davranışsal bir aksiyon içerisine girmesi merhamettir.

İnsanların birbirlerinden uzaklaştıkları ve bundan şikayetçi oldukları yadsınamaz bir gerçektir. İçinde bulunduğumuz çağ; kin, nefret, düşmanlık ve bencilliğin hızla arttığı bir dönemdir. Dejenere olmuşluk her ne kadar düşünsel ve duygusal boyutta olsa da davranışsal boyutta gün yüzüne çıkmaktadır. Bunu gözlemleyen insanoğlu bu bozulmayı dile getirebiliyorsa tersi de davranışsal boyutta ortaya konulabilir. Bu aynı zamanda olumlu davranışların örnek teşkil etmesi için de önem arz etmektedir.

Geleceğimizin teminatı olan şu anın çocukları ve gençlerine bırakılabilecek en büyük miraslardan birisi de merhamet duygusunu, davranış kalıbı ile şekillendirmelerine yardımcı olmaktır. Başta Albert Bandura olmak üzere pek çok sosyal öğrenme kuramcısı öğrenme için algılama, düşünme, model alma ve pekiştirmenin önemli olduğunu vurgular. Özellikle davranışların içselleştirilmesi, benmerkezciliğin dağılmaya başlandığı 4-6 yaş döneminden genç yetişkinlik dönemine kadar çocuklar ve gençler taklit, model almaya meyillidirler.

Çocuk ve gençlere merhamet duygusunu aşılayabilmek için dolaylı yaşantıların (davranışı yapanı izleyen) pekiştirilmesi, bu kavramın öz kültürümüzde bir erdem olduğu bilincinin kavratılması toplumun göz önünde bulunan bilim adamı, sanatçı, sporcu vb.nin görsel medyada örnek davranışlarının halka servis edilmesi son derece önemlidir. Okul öncesi dönemdeki çocuğun anneanne ve babaannesine ziyarete gidildiğinde anne ve babasının onlarla ilgilenip bazı işlerinde yardımcı olmalarını izlemesi model alma yoluyla bu davranışın altında yatan merhamet duygusunu öğrenmesine yardımcı olacaktır.  Okul bahçesinde soğuk ve karlı bir havada pencerenin pervazına konan güvercinlere yiyecek veren bir ilkokul 4. sınıf öğrencisine öğretmenin bu davranışından öt          ürü duygu ve düşüncelerini ifade etmesine yönelik ortam hazırlaması nihayetinde de taltif etmesi diğer öğrencilerin de davranışı tekrar etme ihtimalini, dolaylı yaşantının deneyimlenmesiyle arttıracaktır.

Kadim kültürümüzde ihtiyaç sahiplerini incitmeme adına sadaka taşı uygulaması nazikçe hayata geçirilmiştir. Sadaka taşı; Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde camilerde, ihtiyaç sahiplerinin alması için para konulan taşlardır. Bu tarz uygulamaların çocuk ve gençlere en uygun iletişim araçlarıyla tanıtılması yerinde bir davranış olacaktır. Sağ elin verdiğini sol elin görmemesi gerektiğini salık veren davranışta acıma duygusunu ön plana çıkartmadan, gizli bir şekilde yapılmasıyla kibri de bertaraf ederek karşı tarafı mahcup etmeden sergilenen merhamet çocuk ve gençlerimize yardıma muhtaç olana incitmeden merhamette bulunmayı öğretecektir.

Merhamette şefkat, sevgi, yardımseverlik ve iyilik arzusu harmanlanmıştır. Çocuklara merhamet barındıran duygu ve davranışları sözel olarak ifade etmek çok kıymetli olup çocuğun davranışlarını anlamlandırması açısından elzemdir. ‘’Yardım etmek iyidir.’’ demek yerine oyun oynarken düşen bir arkadaşını gören çocuğa ‘’ Arkadaşının canı yanmıştır, kalkmasına yardım edersen güzel olur.’’ veya  kışın kar yağdığında ‘’ Sokak hayvanları bu havada yeterince yiyecek bulamayabilir, aç kalırlar. Onlara yiyecek, yem vermek, açlıklarını gidermelerini sağlamak yerinde bir davranıştır.’’ şeklinde cümleler çocuklarda sevgi, şefkat, yardımseverlik, empati, merhamet duygularının şekillenmesini, çocuğun zihninde denge kurabilmesini sağlayacaktır.

Oyun, ilk çocukluk çağında çocuğun gerçek dünyasıdır. Çocuk oyun ortamında doğal yollarla öğrenir. Oyun, çocuğun kişilik gelişimi için sevginin ardından ikincil ihtiyaçtır. Grup oyunlarında çocuk, gelişim dönemi nispetince sosyalleşir ve genel olarak kavramların karşılığını duygularıyla ifade eder. Oyunu fırsata çevirerek başkalarının acı duyması neticesinde neler hissettikleri çeşitli oyunlar yoluyla çocuğa öğretilebilir (Yörükoğlu,1998).

Piaget’ e göre soyutlama dönemine geçmiş kabul edilen, yetişkinden beklenen bilişsel fonksiyonlara sahip- soyut düşünebilme, hipotez kurabilme, karşılaşılan problemlere analitik çözümler üretebilme- ( Bacanlı 2005) ergenler ile merhamet kavramı üzerine fikirler beyan edilmesi, merhamet duygusunun zihinsel çerçevede yerini bulması açından önemlidir. Merhamet içeren ve içermeyen hayatın içinden davranışların analiz edilmesi, öz kültürümüze mal olmuş düşünürlerimizin, ilim ve bilim adamlarımızın hayatlarından kıssaların, yaşamlarından merhamet kesitlerinin ergenlik çağındaki gençlere sunularak bunların üzerinde yorumlar yapmalarının sağlanması gençleri merhametli davranış tarzına yöneltebilir.

Görsellik öğrenmede etkili bir faktördür. Televizyona reklam vermenin radyoya reklam vermeye göre daha pahalı olmasının nedeni; görselliğin insan davranışlarını yönlendirme, algı yönetimi hatta davranışları manipüle etme açısından daha etkili olmasıdır. Yaş ve gelişim özelliklerine göre okullarda örnek olay videoları çocuklara ve gençlere izlettirilip merhamet kavramı sorgulatarak, tartışılarak bu duygu ön plana çıkartılabilir. Çocuklar ve geçlerin düşünce ve duygu dünyasında merhamet gibi kavramların yer edinmesi isteniyorsa bunlar çocuklar ve gençlere erişilebilecek bütün kanallardan direk veya dolaylı olarak sunulursa, muhatap olduklarına kayıtsız kalmama ihtimalleri artacaktır.

Merhamette; sevgi, acıma, empati, sevecenlik, iyilik yapma isteği ve davranış seçimi söz konusudur. Merhamet kalplere hitap etmektir, gönül evinde münzevi bir abitten ziyade içtimai hayatta sosyal ve yardımsever bir zahittir.

Kaynakça

Atilla-Gök, G. (2015). Merhamet Etmenin dayanılmaz ağırlığı: Hemşirelerde merhamet yorgunluğu. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 20(2), 299-313.

Bacanlı, H. (2005). Gelişim ve öğrenme. Ankara: Nobel Yayınları.

Çağrıcı, M. (2004). Merhamet, Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi. Ankara: TDV Yayınları.

Germer, C. K., ve Siegel, R. D. (2012). Wisdom and compassion in psychotherapy: Deepening mindfulness in clinical practice. New York, NY: Guilford

Gilbert, P. (2005). Compassion and cruelty: A biopsychosocial approach. In P. Gilbert (Ed.), Compassion: Conceptualisations, research and use in psychotherapy (pp. 9–74). London: Routledge.

Gilbert, P. (2009). The compassionate mind: A new approach to life’s challenges. London, UK: Constable & Robinson.

Neff, Kristin D., Pommier, E. (2013). The relationship between selfcompassion and otherfocused concern among college undergraduates, community adults, and practicing meditators. Self and Identity,12, 160-176.

Öncü, Ş. (2015). Psikoterapistin merhameti. Psikeart Dergisi, 38, 30-33.

Sayar, K. (2014). Merhamet. İstanbul: Timaş Yayınları.

Yılmaz, H. K. (2011). Merhamette rehber Hz. Peygamber (s.a.s.). Diyanet Aylık Dergi, 244, 4-7.

Yörükoğlu, A. (1998). Gençlik Çağı, 10.b., İstanbul: Özgür Yay.

Alparslan AKDOĞAN1  

1 Doktora Öğr.., Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Konya/Türkiye

 Email: alparslan4202@gmail.com                            : 0000-0001-6559-4987

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir