Madde Manaya, Sistem Akla, Eylem de Ahlaka Muhtaçtır

 Madde Manaya, Sistem Akla, Eylem de Ahlaka Muhtaçtır

Şükrü KOLUKISA
Genel Başkan Yardımcısı

“Sizler yaysınız, çocuklarınız da bu yaylardan geleceğe fırlatılan oklar” Halil Cibran

Eğitim sistemi, toplumun tarihinden süzülerek kadim değerlerinden neşet etmesi gereken, di- ğer taraftan da toplumun güncel ihtiyaçlarına cevap üretmesi umulan bir organizmadır. Eğitim, dünün sabitleriyle bugünün değişkenlerini mezcettiği ölçüde başarıya ulaşır. Geçmişi geleneğe dönüştürmeyi başarmış, dünün tecrübelerini bugünün kazanımları hâline getirebilmiş sistemler, zaman içinde tortu biriktirmiş kronik problemlerle ve yapısal sorunlarla uğraşmak zorunda kal- maz, daha ziyade zamanın öngördüğü güncel değişim sancıları yaşar.

Ülkemizde eğitim sistemini ve problemlerini tartışırken yukarıda saydığımız veçhenin dışında başka boyutlara da eğilmek gerekir. Çünkü bizdeki eğitim sistemini kırılma noktaları, dramatik tarafları, trajik dönemleri, ideolojik uzantıları, endoktriner misyonuyla birlikte ele almak, gerçeği kavramak açısından daha fikir verici olacaktır. Çünkü biz, modernleşmeyle birlikte kendi do- kusuna uygun kök salmak yerine sistem ithal etmiş, geçmiş birikimini, tecrübesini yok saymış, bazı kurumlarını kapatmış, önceki eğitim anlayışını ilga etmiş, dönüşüm ve yapılandırma işini yabancılara havale etmiş, doğruda sebat göstermek bir yana yanlışlardan ders çıkarma azmini bile göstermemiş, siyasi değişimlere göre törpü görmüş, ideolojik tartışmaların mevzisine dö- nüştürülmüş bir hikâye ile karşı karşıyayız. Bugün yeni bir ufka yönelmek, daha iyisini yapmak için tek gerçeğimiz var, o da eğitim konusunda içinde bulunduğumuz durumla yüzleşmek, sağ- lam bir muhasebe yapmak, eğitim sistemimizin sorunlarını eleştirel bir bakış, yapıcı bir usulle tartışmaya devam etmektir.

Bugün tarih şuuruyla milletin değerleri ekseninde; değişen dünyanın kriterlerini kavramak, çağa uygun yeni çözümler öngörmek, güncel yaklaşımları ve anlayışları takip etmek, gelişen araçları sistem içine dâhil etmek, uygulamadaki gerçeklere uygun değişimler geçirmek, değerlerimizi koruyucu ve geliştirici misyon üstlenmek eğitim politikalarını belirleyenlerden en büyük beklen- tidir. Zaman değişse bile insanın özünün değişmediği gerçeğinden hareketle, insanın değişmeyen doğasına uygun evrensel kazanımların, bilgi ve donanımın yanına güzel ahlak, örnek insan he- deflerini ekleyerek birçok konuyu yeniden düşünmek zorundayız. Bugün geldiği nokta itibarıyla eğitimi, endüstrinin insan temin aracı olmasının da ötesine taşıyarak, değerlerimizi özümsemiş, iş dünyasının maddi şartlarını iç dünyamızın mana zenginliğiyle dengelemiş bir sistem, her geçen gün daha büyük bir ihtiyaç hâline gelmektedir. Son zamanlarda, dünyanın baş döndürücü bir hızla değişime uğradığı, farklı dengelere evrildiği, aşkın insanların etkin olduğu zamanlardan aşırı fenomenlerin tasallutuna düçar kalındığı, değer- lerin soy kütüğünün kurutulduğu, kavramların terminolojik bağlamından kopartıldığı, her şeyin birbirine benzeşerek yıkıma uğradığı, eleştirel düşünen herkesin fark ettiği bir gerçektir. Böylesi bir dönemde yönümüzü doğru tayin edememek, yol alamamak tarihi bir handikap olacaktır. Ül- kemizin birçok atılım yaptığı, gelişim kaydettiği, toplumsal öz güvenin yükseldiği, doğru hamle- lerin milletimizce güçlü bir şekilde desteklendiği bir süreçten geçiyoruz. Geçmişin muhasebesini

yaparak, sorunları doğru tespit ederek, ortak akılla çözümler üreterek yeni bir sayfa açmanın mümkün göründüğü bu dönem, tarihi bir fırsattır. Bu dönemin potansiyeli görülmeli, vadettiği imkânlar harekete geçirilmelidir. Bilgiye doymuş, yarışan birey kadar güzel ahlaka bürünmüş örnek insan yetiştirecek, bilgi hazinesinin yanında değerler manzumesi de diyebileceğimiz bir sistem hepimizin ihtiyacıdır.

Sınırların siyasi haritalardan ibaret kaldığı, bir tarafta çöküşe, başka yerlerde uyanışa dair ema- relerin görüldüğü; bir tarafta çürümenin, diğer tarafta umudun saf bağladığı, güçlü olanın değil değerleri ayakta tutanın, insana kıymet verenin kazanacağı açıktır.

Koronavirüs salgını da köklü değişimlere yol açacak birçok gerçeği ortaya çıkarmış, güçlü olanı gücüyle, zayıf olanı zafiyetleriyle, geleceği göreni öngörüsüyle, altyapısı olanı hizmetiyle, erdemi olanı dayanışmayla, imkânı olan fakat insani değerleri erozyona uğramış olanları yalnızlık sar- malında çaresizlikle sınamış, birçok dengeyi değiştirmiş, ters yüz etmiştir. Hayatlarımız bazı yer- lerden daralırken bazı yerlerden de genişleme imkânı bulmuştur. Sağlıktan eğitime, siyasetten kültüre, haberleşmeden ekonomiye, bireyden devlete, kıtalardan dünyaya kadar sanal ve dijital mecburiyetler, yeni biçim, içerik ve uygulamalarla insan ilişkilerinde ve etkinliklerinde hiçbir şe- yin eskisi gibi olmayacağına dair göstergeler ortaya koymuş, herkesi ve her şeyi yeni bir paradig- maya muhtaç edecek derecede bir kırılma yaşatmıştır. Sürecin sonunda ödenecek bedel, tutul- ması gereken yolu, alınması gereken azığı, umut taşıyanların omuzundaki yükü daha net ortaya koyacaktır. Tüm bu çabalar, geleceğe dönük hamleler eğitim sisteminden asla bağımsız olamaz, olmamalıdır.

Hız ve hareketin, zaman ve mekân faktörünü izafî hâle getirdiği bir dönemde, duranlar düşer, ko- şanlar ayakta kalabilir. Dijitalleşerek gerçeklerden kopanlar değil, dijital verileri gerçeğin bağrın- da yorumlayabilenler hakikate uzanabilir. Çünkü gerçek sanalın bir uzamı değil, sanal gerçeğin sadece bir uzantısıdır. Yeni dünyanın zorunlu kıldığı her türlü donanım ve bilgi, hayatı, dünyayı, insanı yeniden, daha derinlikli, hızlı kavramayı beraberinde getirmektedir. Yaşadığımız, yaşaya- cağımız dünyanın bilgisini üretme, mevcut bilgi ve birikimleri yeni değer ve durumlara göre etkin kılarak yenileme çabası en başta eğitim sisteminin göstergesi olmalıdır.

Dünya denilen dekorun tek öznesinin insan, eğitim faaliyetinin en büyük aktörünün öğretmen, hayatı anlamlı kılan ve ayakta tutanın değer olduğu gerçeğinden hareketle ‘eğitim ve insan’ bizi geleceğe taşıyacak mükemmel kombinasyondur. Zira madde manaya, sistem akla, eylem de ah- laka her zaman muhtaçtır.

16. yılında Eğitime Bakış dergimizin yeni tasarım ve yüzüyle bu sayısında “Eğitim Sistemimizin Başlıca Sorunları”nı; değerli akademisyenlerimizin dünden bugüne yapılanları, serencamı orta- ya koyan derinlikli analizleri, öğretmen arkadaşlarımızın konu odaklı zengin katkılarıyla ortaya çıkardık. Yine aynı bakışla farklı bir konuda görüşmek üzere…

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir