Karar Vermede Erken Çocukluk Dönemi

 Karar Vermede Erken Çocukluk Dönemi

Filiz Arzu Yalın

Doktora Öğrencisi, Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü,

Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı

Düşünme yaşamda herkes için çok önemli bir gerekliliktir. Çünkü düşünme yaşamımıza nasıl yön verdiğimizi, kararlarımızı nasıl aldığımızı, sorunlarımızı nasıl çözdüğümüzü, kısaca tüm yaşamımızı etkiler. Yaşamımızı yönlendirmede önemli bir etkiye sahip olan düşünme süreçlerinden bir tanesi de karar vermedir. Karar verme, günlük yaşamımızda konusu ve önemi bakımından farklı olsa da basitten karmaşığa çok sık başvurduğumuz bir davranıştır. Karar verme davranışının içeriği ve önemi değişse bile ortak bir yapıya sahiptir. Bu ortak yapı, bireyin karar verme durumunda seçeneklerini belirlemesi ve hangi seçeneğin istenen sonuca ulaşmada en iyi yol olduğuna karar vermesidir. Karar verme, kişinin bir duruma yönelik karar verme ihtiyacı ortaya çıktığında, bu ihtiyacını gidermek için ulaşılmak istenen amacın belirlenmesini, bu amaca yönelik gerekli verilerin toplanmasını ve bu verilerin değerlendirilerek seçeneklerin oluşturulması ve seçeneklerden duruma en uygun olanın seçilmesi olarak tanımlanabilir. Karar verme bir şeylerin yapılması gerektiği düşüncesi hâsıl olduğunda, ne yapılması gerektiği ve nasıl yapılacağı konusunda yaşanan belirsizlikte ve bireyleri karar almaya zorlayan bir durum söz konusu olduğunda, alternatiflerden birini seçme sürecidir. Karar verme, birçok seçenek arasından bize uygun olanı seçme sürecidir. (Doğanay, 2009. Grace, 2009; Güçray, 2001; Çolakkadıoğlu ve Çelik, 2016; Kalaycı, 2001; Khishfe, 2012).

İnsanlar günlük yaşamlarında çok sayıda kararlar vermektedirler. Bu kararlar sıradan ve basit olabileceği gibi karmaşık ve zor da olabilir. Örneğin sabah kahvaltıda ne yenileceğine dair basit kararlar verilebilirken, devlet politikalarıyla ilgili sorumluluğu büyük, zor kararlar da verilebilir. Toplum içinde yaşamımızı doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilecek durumlarda kararlar verilebilir. Yaşam içinde verilen bazı kararlar ise sonuçları bakımından kısa veya uzun süreli etkiye sahip olabilirler. Özel yaşamımızda, nerede yaşayacağımız, nasıl bir işe sahip olacağımız, ne satın alacağımız gibi karar verme davranışı ile karşılaşırken, sosyal yaşamımızda aile sorunları, toplumsal ilişkiler, hangi partiye oy vereceğimiz, hangi adayı destekleyeceğimiz konusunda karar verme davranışı ile karşılaşırız. Örneğin akşam için yapılacak bir planda sinemaya mı? Yoksa konsere mi gidilmeli? Seçenekleri arasında karar vermek yaşamımızı etkilemesi bakımından kısa süreli etkiye sahipken evlilik, meslek seçimi gibi kararlar uzun süreli etkiye sahiptir (Naylor ve Diem, 1987; Torun, 2015).

Karar Verme Süreci

Bizi bir karara götürecek bir durum veya problem ortaya çıktığında, bizi amaca götürecek birden fazla yol olduğunda bu yollardan birine yönelme bizi birbirini izleyen, bir dizi işlemin olduğu karar verme süreçlerine götürecektir. Karar verme süreci problemi/durumu tanımlama, problemin/durumun çözümüne ilişkin muhtemel seçenekleri belirleme, seçeneklerin muhtemel sonuçlarını gözden geçirme, seçenekleri daha iyi değerlendirebilmek için veri toplama, elde edilen verileri değerlendirme, uygun olan seçeneği belirleme, gerekli hazırlıkları yaparak verilen kararı uygulamaya koyma ve sonucu değerlendirmedir. (Kuzgun, 1992; Janis ve Mann, 1977; Akt, Ulaş vd., 2015; Savage ve Armstrong, 2004).

Adair (2000)’e göre karar verme sürecini beş aşamada ele almıştır;

1. Problemi (amacı) belirleme,

2. Gerekli bilgileri toplama,

3. Sonuca ulaşmak için kullanışlı seçenekleri belirleme,

4. Karar verme,

5. Verilen kararı uygulama ve sonuçları değerlendirme.

Kuzgun (2006), ise karar verme eyleminin üç aşamada oluştuğunu belirtmektedir;

1. Karar verme durumunu ortaya çıkaran bir zorluk durumu ve bu durumun karar

kişi tarafından fark edilmesi,

2. Zorluğu giderecek seçeneklerin bulunması,

3. Karar vericinin var olan seçeneklerden istediğini seçme hakkına sahip olması.

“Massachusetts Dartmouth Üniversitesi karar verme sürecinin yedi aşamadan oluştuğunu ifade etmiş ve aşamaları şu şekilde sıralamıştır (http://www.umassd.edu/ fycm/decisionmaking/ process/, 30 Temmuz 2019):

1. Karar vermek zorunda olunan konunun belirlenmesi: Karar verme sürecinin birinci adımını oluşturan bu aşamada karar verici öncelikle amacını belirlemelidir. Bu aşama karar verme sürecinin en önemli aşamasını oluşturmaktadır. Çünkü birey eğer amacından emin olmazsa etkili ve doğru kararlar veremez.

2. İlgili bilgilerin toplanması: Pek çok karar bilgi toplamayı gerektirir. Bu aşamada önemli olan bireyin karar vermek için hangi bilgilere ihtiyaç duyduğunun doğru belirlemesidir. Aksi takdirde amaca hizmet etmeyen bilgiler toplanarak karar verme sürecinin uzamasına neden olabilir.

3. Alternatiflerin belirlenmesi: Bu aşamada bireyin karar vereceği konu ile ilgili bilgileri toplarken olası durumları veya alternatifleri belirlemesi gerekmektedir. Belirlenen alternatiflerin listelenmesi karar verme sürecini kolaylaştırır.

4. Kanıtların düzenlenmesi: Elde ettiğiniz bilgiler ile alternatiflerinizi ilişkilendirerek her alternatifin sonucuna ilişkin çıkarımlarda bulunulması gerekmektedir. Bunun için elde edilen bilgiler ile uygun alternatifler birlikte düzenlenmelidir.

5. Alternatifler arasından uygun seçimin yapılması: Bu aşamada kanıtlar düzenlendikten ve alternatifler değerlendirildikten sonra uygun seçim yapılır.

6. Harekete geçilmesi: Seçilen alternatifin/kararın uygulamaya konulduğu aşamadır.

7. Kararın ve sonuçlarının gözden geçirilmesi: Verilen kararın değerlendirildiği ve gözden geçirildiği bu son aşamanın amacı kararın etkililiğini test etmektir. Karar verici bu aşamada verdiği karardan memnun kalmazsa etkili ve doğru bir karar vermek için birinci aşamaya dönebilir” (Akt, Torun, 2015)

Karar Verme Strateji ve Stilleri

Bireyler yaşadıkları olaylara, karşılaştıkları durumlara göre farklı karar verme stratejileri ve stilleri kullanma eğilimindedirler. Strateji, karar verme durumunda olan kişinin amaçladığı davranışları seçmesi, stil ise karar verme durumunda olan kişinin soruna genel yaklaşımını belirleyen bireysel taraf olarak açıklanmaktadır. Karar verme stilleri kişilere göre değişiklik gösterebilir. Bu stiller bilişsel ve davranışsal olarak gözlenebilmektedir (Nunnally, 1978; Schvaneveldt ve Adams’ dan aktaran Pekdoğan, 2015).

Karar verme stratejilerini belirleyen araştırmacılar bir karar verme durumunda bireylerin mantıklı, iç tepisel, bağımlı, aceleci, kaderci, erteleyici ve kararsızlık gibi tepkiler gösterdiklerini belirtmişlerdir (Kuzgun, 2006; Byrnes, 2002; Deniz, 2002).

Karar verme stratejileri incelenecek olursa;

Kuzgun (2005), karar verme stratejilerini tanımlamada üç boyut ele almıştır;

1. Seçenekleri sistematik ve ayrıntılı olarak inceleme ve ani karar verme,

2. Karar verirken isteklerine ve başkalarının önerilerine öncelik verme,

3. Karar verdikten sonra kararı değiştirmeme veya sık sık değiştirme.

Bu boyutlara göre karar stratejilerini aşağıdaki şekilde tanımlamıştır;

1. İçtepisel: Seçenekler üzerinde yeterince düşünmeden, içinden geldiği gibi karar verme,

2. Mantıklı: Karar verirken seçenekleri dikkatlice inceleme ve her birinin olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirme,

3. Bağımsız: Kendi başına karar verebilme,

4. Kararsız: Verdiği kararı hemen değiştirmek isteme, hiçbir karardan hoşnut olmama,

5. Bağımlı: Karar verirken başkalarının önerilerine önem verme, başkalarının doğruyu bileceğine inanma,

6. Aceleci; Karar verirken üzerinde yeterince düşünmeme ve hemen karar verme.

Karar verme stilleri incelenecek olursa (Thunholm, 2003; Spicer ve Sadler-Smith, 2005; Akt, Pekdoğan, 2015);

1. Rasyonel Stil: Bu stil bilginin kapsamlı araştırılması, alternatifler oluşturulması ve bu alternatiflerin mantıksal değerlendirilmesi ile karakterize edilir. Rasyonel karar vericiler, sistematik değerlendirme ve mantıksal düşünme stratejileri kullanır.

2. Sezgisel Stil: Bu stil sistematik araştırma ve bilgi işlemeden çok, bilgi akışındaki ayrıntılara dikkat etme, karar verirken duygulara ve önsezilere güvenme ile karakterizedir. Sezgisel karar verenler daha çok hayal, hissetme ve duygular üzerinde dururlar.

3. Bağımlı Stil: Önemli bir karar vermeden önce diğer insanların tavsiye ve rehberliğine başvurma şeklinde açıklanmaktadır.

4. Kaçınmacı Stil: Mümkün olan her durumda karar vermekten kaçınma, karar vermeyi son ana kadar erteleme gibi özelliklerle ifade edilir.

5. Spontan Stil: Karar vermede acelecilik, karar verme işini mümkün olduğunca kısa sürede tamamlama gibi özelliklerle betimlenmektedir.

Karar Verme ve Eğitim

Düşünme becerileri öğrencinin öğrenmesi gereken en önemli beceriler arasında yer almaktadır. Düşünme becerilerinin geliştirilmesi tüm öğretim programlarının temel amaçlarından biridir (Naylor ve Diem, 1987). Türk Milli Eğitimi temel ilkelerinden biri “Her Türk çocuğuna iyi bir vatandaş olmak için gerekli temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıkları kazandırmak; onu milli ahlak anlayışına uygun olarak yetiştirmektir.” Buradan hareketle eğitim programlarının amacının iyi vatandaş yetiştirmek olduğunu söylenebilir. Engle (2003), iyi bir vatandaşın en temel göstergesinin toplumsal konularda iyi, kaliteli karar vermek olduğunu belirtmiştir. Doğru kararlar verebilen bireyler hem kendi hayatlarında daha mutlu olur, hem de sosyal yaşamlarında daha etkili olurlar. Çünkü bireyler sadece günlük yaşamlarında ne yiyeceklerine, ne giyeceklerine dair sıradan kararlar vermezler, aynı zamanda kendi hayatlarına dair üniversite, meslek ve eş seçimi gibi yaşamsal kararlar vermektedirler. Bireyler toplumsal yaşamı değiştiren, dönüştüren doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen konularda da etkilidirler. Bu sebepten bireylere etkili karar verme becerisinin kazandırılması öğretim programlarında yer almaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz de karar verme becerisine önem vermiş ve öğretim programlarında tüm basamaklarda okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde öğrencilere kazandırılması gereken beceriler arasında yer verilmiştir.

Mantıklı karar verme becerisi, insanın kendiliğinden otomatik olarak edinebildiği bir beceri değildir. İnsanlar etkili karar verme becerileriyle doğmazlar. Karar verme becerisi, tüm okul basamaklarında ve öğretim programlarında farklı disiplinler aracılığıyla kazandırılması gereken bir beceridir. Böylece birey yaşamını sağlıklı ve mutlu olacak şekilde doğru olarak yönlendirebilir. Toplumsal yaşamda etkili olarak rol oynayabilir. Bu nedenle karar verme becerisinin öğretimi üzerinde önemle durulmuş ve okul öncesi erken çocukluk döneminden itibaren kazandırılması hedeflenmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini; motor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişim alanlarında gelişimlerinin en üst düzeye ulaşmasını, öz bakım becerilerini kazanmalarını ve ilköğretime hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevlerinden biri, millî eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak; “Çocukların beden, zihin ve duygu gelişimini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamaktır”. Programda yer alan kazanım ve göstergeler ilkokul programında benimsenen ortak becerilerin tümünü kapsamaktadır. Bunlar problem çözme, akıl, yürütme, karar verme, sorumluluk alma, yaratıcılıktır. Programda bu becerilere oyun merkezli etkinliklerle yer verilmiştir (MEB, 2013; Pekdoğan, 2015).

Eğitimin temel amaçlarından bir tanesi çocuklara günlük yaşamlarında işe yarayacak, hayatlarını kolaylaştıracak, kendilerini geliştirmelerini sağlayacak beceriler kazandırmaktır. Beceri öğrencilerde, öğrenme süreci içerisinde kazanılması, geliştirilmesi ve yaşama aktarılması tasarlanan kabiliyetlerdir (MEB, 2009; Pekdoğan, 2015; Bilir, 2019).

Eğitim alanında son yıllarda yapılan araştırmalarda, bireyler arası ilişkiler, bilinçlilik, karar verme ve problem çözme becerileri gibi karmaşık alanları içeren duyuşsal alanın incelendiği görülmektedir. Etkili karar verme stratejileri ve problem çözme becerilerini geliştirme, eğitimde önemli konulardandır (Güçray, 1998). Bu becerilerin etkili biçimde kazandırılması çocukların toplumsal yaşamda var olmaları bakımından hayati öneme sahiptir. Bu kazanımlar bireylerin yaşam becerilerini etkili olarak kullanmalarını, toplumsal yaşamda gerekli durumlarda etkide bulunmalarını ve kendilerini doğru ifade etmelerini, sağlayacaktır. Pekdoğan (2015), 5-6 yaş çocuklar için “Karar Verme Becerileri Eğitim Programının” karar verme becerilerine etkisini belirlemek amacıyla yaptığı deneysel çalışmada, karar verme becerisi gelişimi için hazırlanan eğitim/oyun etkinliklerinin çocukların karar verme becerilerinin gelişmesini etkilediğini belirlemiştir.

Erken çocukluk dönemi, çocuğun bir bütün olarak; fiziksel, bilişsel ve sosyal-duygusal gelişimi göz önüne alınarak, çocuk merkezli bir yaklaşıma odaklanıldığı bir dönemdir (Santrock, 2017). Piaget’ye göre (2007), erken çocukluk döneminde çocuk düşüncesi işlem öncesi dönemindedir. Erken çocuklukta çocuk sağlam kavramlar oluşturabilmekte ve muhakeme yapabilmektedir. Yapılan araştırmalar, çocukların bu dönemde benlik algılarının geliştiğini, toplumsal yaşam deneyimlerini değerlendirmeye başladıklarını ve duygularını tanımlayarak ifade ettiklerini ortaya koymuştur. Erken çocukluk döneminden itibaren çocuklara gelişim ve öğrenme özelliklerine göre karar verme becerisinin kazandırılması çocukların birey olarak toplumda var olmalarını sağlayabilecek kabiliyetler kazanmalarını sağlar. Bireyler günlük yaşamlarında basitten karmaşığa birçok belirsiz durumla ilgili süreçlerin (problemi belirlemek, probleme dair birden fazla seçeneği belirlemek, her bir seçenek için ölçüt (değer) oluşturmak, değerlendirme yapmak ve sonuç olarak karar vermek) öğretilmesi bu becerinin kullanılması bireye zor, karmaşık, belirsiz durumlarda mantıklı karar vermelerine yardım edecektir.

Kaynaklar

Adair, J., (2000). Karar verme problem çözme. Ankara: Gazi Kitabevi.

Colakkadioglu, O., & Celik, B. (2016). The effect of decision-making skill training programs on self-esteem and decision-making styles. Eurasian Journal of Educational Research, 65, 259-276

Doğanay, A. (2012). Sosyal bilgiler öğretimi. C. Öztürk (Ed.), Etkin Vatandaşlık İçin Düşünme Becerilerinin Öğretimi. (s.146-185). Ankara: Pegem Akademi.

Deniz, M., E., (2002). Üniversite öğrencilerinin karar verme stratejileri ve sosyal beceri düzeylerinin, TA- baskın durumları ve bazı özlük durumlarına göre karşılaştırılmalı olarak incelenmesi. Doktora Tezi, Konya Selçuk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Konya.

Engle, S., H. (2003). Decision making: The heart of social studies instruction. Social Studies. 94 (1), 7-10.

Güçray, S. (1998). Bazı kişisel değişkenler. Algılanan sosyal destek ve atılganlığın karar verme stilleri ile ilişkisi. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 2 (9), 7-16.

Grace, M., (2009). Developing high quality decision‐making discussions about biological conservation in a normal classroom setting. International Journal of Science Education, 31(4), 551-570.

Khishfe, R., (2012). Nature of science and decision-making. International Journal of Science Education, 34(1), 67-100.

Kuzgun, Y. (2006). Meslek gelişimi ve danışmanlığı. Ankara: Nobel.

Milli Eğitim Bakanlığı (2013). 36- 72 aylık çocuklar için okul öncesi eğitim program. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurumu.

Milli Eğitim Bakanlığı (2013). Sosyal bilgiler dersi öğretim programı. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurumu.

Naylor,D., T., & Diem, R. (1987). Elemantary and middle school social studies. Newyork: Random House.

Pekdoğan, S. (2015). Karar verme stilleri araştırmaları: 2009-2013 yılları arasındaki yüksek lisans tezlerinin incelenmesi, International Journal of Social Science,  34 , 321-331.

Piaget, J., (2007). Çocukta karar verme ve akıl yürütme. (S.E. Siyavuşgil, Çev.). Ankara: Palme Yayıncılık.

Santrock, W., J., (2017).Yaşam boyu gelişim gelişim psikolojisi. (G. Yüksel). Ankara: Nobel.

Torun, F., (2015). Sosyal bilgiler dersinde argümantasyon temelli öğretim ve karar verme becerisi arasındaki ilişki düzeyi. Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Üniversitesi, Ankara.

Ulaş, H., A., Epçapan, C., Epçapan, C ve Koçak, B., (2015).Öğretmen adaylarının karar vermede özsaygı düzeyi ve karar verme stillerinin incelenmesi, International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 10 (3),1031-1052.

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir