Hayat Boyu Öğrenme Kavramı ve Türkiye’de Geleceği

 Hayat Boyu Öğrenme Kavramı ve Türkiye’de Geleceği

Giriş

Günümüz bilgi ve teknoloji toplumunun hızlı değişimleri, insanların hem istihdamlarının devamlılığını sağlama hem de mevcut potansiyellerini ilerletmeleri için avantaj olabileceği gibi dezavantaj da olabilmektedir. Bireylerin çalışma hayatına girdiklerinde sahip oldukları bilgi ve beceriler ilerleyen yıllarda yaşanan değişim ile birlikte çağın gereksinimlerini karşılamada yetersiz hale gelmekte ve bireyin kendisini geliştirmesi/yenilemesi zorunlu hale gelmektedir.  Bu durum eğitimin yaşamın belirli bir dönemi ile sınırlı olmayıp yaşam boyu devam etmesi gereken bir ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile hayat boyu öğrenme kavramı bireyin hem istihdamını hem de sosyal statüsünü destekleyici bir rol oynamaktadır. Buradan hareketle hayat boyu öğrenme kavramı toplumsal yaşamda var olan öğrenme etkinliklerinin toplamı ve beşikten mezara kadar devam eden davranış örüntüsü olarak karşımıza çıkmaktadır (Miser, 2006).

İnsanların hayatında ortaya çıkan toplumsal değişiklikler onların mevcut potansiyellerinin çağın gerisinde kalmasına sebebiyet vermekte ve bireylerin kendilerini yenileme ihtiyacını doğurmaktadır. Böylelikle insanların sürekli olarak değişim ve gelişimleri gerek Endüstri 4.0 çağının gerekliliklerine ayak uydurmaları gerek meslek gruplarında piyasa koşullarına uyum sağlama açısından yeni özellikleri öğrenme ve/veya geliştirme açısından gereklilik arz etmektedir. Hayat boyu öğrenme kavramı tüm bu yenilikler ve gelişimlerin desteklenmesi ve/veya sürdürebilmesi açısından bütün öğrenme faaliyetlerini kapsamaktadır (Gözübüyük-Tamer, 2013; Gündoğan, 2003).

Hayat boyu öğrenme evde, okulda, iş yerlerinde vb. birçok yerde, yani toplumun var olduğu her yerde gerçekleşmektedir. Hayat boyu öğrenme için demografik ve toplumsal yönlerden herhangi bir sınır söz konusu değildir. Hayat boyu öğrenme, insanların mesleki ve toplumsal yönlerinden başarısını sağlayacak tüm bilgi ve becerilerin kazanılmasını destekleyen ve devamlılığı olan bir etkinliktir (Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi, 2006).

Bireylerin toplumdaki rol ve statülerini çağın gereksinimlerine göre şekillendiren gelişmeler hayat boyu öğrenme kavramını popülerleştirmiştir. Hayat boyu öğrenmeye ait etkinlik ve kurslar günümüz teknolojik gelişmelerin de desteğiyle internet üzerinden çevrimiçi olarak bireyler tarafından erişilmektedir. Böylelikle bireyler teknolojinin gelişimiyle zaman ve mekân fark etmeksizin öğrenme imkanına sahip olmaktadır (Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, 2015). Hayat boyu öğrenme, bireyin sadece kendi işinde uzmanlaşması veya işiyle ilgili farklı bir noktayı öğrenmesi değil aynı zamanda farklı bir beceri kazanmasıdır. Örneğin yabancı dil öğrenen bireyin bir müzik enstürmanı çalmayı öğrenmesi veya yazılım programlaması bu kapsamdadır. 

Avrupa’da hayat boyu öğrenme kavramı; bireyin deneyim, beceri ve kişisel gelişim açısından yaşamı boyunca gerçekleştirilen tüm faaliyetleri olarak tanımlanmaktadır (Ulusal Ajans,2015). Hayat boyu öğrenme kavramının tarihçesine bakıldığında ilk kez UNESCO tarafından 1960 yılında ifade edilmiştir ve ayrıca 1972 yılındaki UNESCO Konferansında bireyin eğitiminin hayat boyu devam eden bir süreç olması üzerinde durulmuştur. 

Avrupa’da önem kazanarak ilerleyen bir kavram olan hayat boyu öğrenme, ileri eğitim, sürekli eğitim, yetişkin eğitimi, meslekte eğitim gibi bir çok kavramla alakalı olarak kullanılmaktadır (Beycioğlu ve Konan, 2008).

Ülkemizde 2000 yılından itibaren daha sık kullanılmaya başlayan bu kavramın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün kurulması ile ön plana çıkmıştır. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü özellikle Halk Eğitim Merkezleri ile bireylerin çeşitli alanlarda gelişimlerini destekleyici mesleki kurslar açarak onların hem icra ettikleri işlerde hem de toplumsal statülerine destek olmaya başlamıştır. Hayat boyu öğrenme kavramı özellikle MEB bünyesinde etkin ve yetkin olarak iş ve işlevlerini yerine getirmektedir.  Bunun yanı sıra 2003 yılında DPT’nin ilgili kuruluşu olarak Türkiye Ulusal Ajansı kurulmuştur. Türkiye Ulusal Ajansı hibe verdiği Erasmus+ Okul Eğitimi, Mesleki Eğitim, Gençlik ve Yetişkin Eğitimi projeleriyle hayat boyu öğrenmenin yurtdışı bölümünü oluşturarak destek vermektedir.

Hayat Boyu Öğrenmenin Amacı

Hayat boyu öğrenmedeki temel amaç, bireylerin yaşam standardını yükselterek onların ihtiyaç duydukları bilgi ve deneyimlerini kapsayan, onların bilgilerini güncelleme ve yenilemelerine olanak sunarak geliştirmektir (Chapman vd. 2005, s.100). Diğer yandan başka bir amacı da bireylerin hayata adapte olabilmelerinde sosyal ve ekonomik hayatlarında refah seviyelerinin yükseltilmesine olanak sağlamaktır (Milli Eğitim Bakanlığı, 2009).

Hayat Boyu Öğrenmenin Önemi ve İşlevi

Hayat boyu öğrenme, bireyin hayatı boyunca gerekli bilgi ve donanımların kazanılıp uygulanmasında önemli bir unsur olmakla birlikte onların öğrenme süreçlerine ait toplumsal alanlarda değişen/gelişen kavramlara ve bu kavramların bireyden beklediği ödev ve sorumluluklara cevap veren bir kavramdır. Hayat boyu öğrenme kavramı ile birlikte bireyin kişisel bir özelliğine bakılmaksızın onların toplumda varlığını devam ettirmesi ve kendini sürekli güncellemesi amaçlanmaktadır. UNESCO tarafından hazırlanan ‘eğitimin bugünü ve yarını üzerine’ isimli raporda hayat boyu öğrenmenin önemi vurgulanarak aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir (UNESCO, 1972):

  • Tüm bireyler hayat boyu öğrenmeyi sürdürebilecek durumda olmalıdırlar. Hayat boyu eğitim düşüncesi öğrenen toplumun temel taşıdır.
  • İş hayatına yönelik yapılan eğitim faaliyetleri, gençleri belirli bir mesleğe yönlendirirken, onları yeni durumlara hazırlamayı, kapasitelerini sürekli geliştirmeyi amaçlamalıdır.
  • Yükseköğretimin yaygınlaştırılması ile bireysel ve toplumsal ihtiyaca cevap veren kurumların geniş bir alana yayılması sağlanmalıdır.
  • Eğitim sürecinin doruk noktası yetişkin eğitimidir.
  • Yeni öğrenme yaklaşımları bireyin kişisel gelişimini destekler. Kendi kendine öğrenme eğitim sisteminin değişmez unsurudur.
  • Eğitim, toplumun tamamını içerecek bir işlevde ve sürekli bir gelişim içerisinde olmalıdır. Hayat boyu öğrenme yaklaşımı ile hem istihdam bakımından gerekli insan kaynağı temin edilerek ekonomik gelişme sağlanacak, hem de bireylerin kendilerini güncelleyerek değişen toplumla uyum kurmaları ve bu sayede dışlanmamaları mümkün olacaktır. Hayat boyu öğrenme politikalarında eğitim ve öğretim faaliyetlerinin arza dayalı olmaktan çok talebe dayalı olarak gelişmesi tasarlanmaktadır (Toprak ve Erdoğan, 2012).

Avrupa Birliği ve Hayat Boyu Öğrenme

Avrupa Birliği’nin eğitim politikalarına genel olarak bakılırsa öğrenme faktörünün büyük bir bölümünü oluşturan unsurun hayat boyu öğrenme olduğu karşımıza çıkmaktadır. Avrupa Birliği’nin eğitim politikalarına dair metinlerine bakıldığı zaman hayat boyu öğrenme, sadece eğitim ve mesleki eğitim değil aynı zamanda sürekli olarak bireylere eğitim ortamı sağlama ve rehberlik etme meyilinde olduğu gözlemlenmektedir (Bağcı, 2011). Avrupa Birliği’nin hayat boyu öğrenme kavramına dair gerçekleştirdiği ilk ve en önemli adımı 1996 yılını Avrupa Yaşam Boyu Öğrenme Yılı olarak ilan etmesidir. Böylelikle bireylerin toplumda daha aktif rol alarak toplumsal gelişmelere/değişmelere daha hızlı adapte olmaları amaçlanmıştır.

Avrupa Birliği 2000 yılında Lizbon’da on yıllık stratejik hedeflerini belirlediği toplantıda dünyanın içinde bulunduğu hızlı değişim karşısında radikal bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ifade etmiştir. Bu radikal dönüşümün içeriğinde “bilgi alt yapıları kurma”, “ekonomik reformu geliştirme”, “sosyal refah” ve “eğitim sistemlerini modernleştirme” ihtiyaçlarından bahsedilmiştir (Avrupa Konseyi, 2000).  Ayrıca Avrupa Komisyonu 30 Ekim 2000 tarihinde Yaşam Boyu Öğrenme Memorandumu’nu ortaya çıkararak hayat boyu öğrenme kavramının alt yapısını genişletmiş ve bu kavramın içerisine eğitim ve öğretimin her bir türünü dahil etmiştir (Avrupa Komisyonu, 2000). Söz konusu ilan edilen Yaşam Boyu Öğrenme Memorandumu 6 alt alandan oluşmaktadır, bunlar;

  1. Tüm bireyler için yeni becerilerin oluşturulması ve geliştirilmesi
  2. İnsan kaynaklarına daha çok zaman ve bütçe ayrılması
  3. Eğitim öğretim stratejisi olarak daha yetkin olunması
  4. Öğrenenin çeşitli yollarla öğretimini pekiştirmesi
  5. Tüm bireylere hayat boyu öğrenme danışmanlık hizmeti verilmesi
  6. Hayat boyu öğrenmeye erişilebilirliğin sağlanması ve yaygınlaştırılmasıdır.

Avrupa Birliği böylelikle hayat boyu öğrenmenin önemi ve işlevlerine dikkat çekmiştir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin 2020 yılı için sunduğu stratejisinde hayat boyu öğrenme ile ilgili bilgi ve inovasyon, ekonomik sürdürebilirlik ve ileri seviyede istihdam konularına öncelik vermiştir (Toprak ve Erdoğan, 2012).

Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenme ve Gelecekteki Rolü

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2000 yılında Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan sekizinci beş yıllık kalkınma planına göre hayat boyu öğrenme;

  • Bilgiye ulaşma yol ve yöntemlerini belirleyen
  • Etkin danışmanlık/rehberlik hizmeti sunan
  • Eğitimde üretim olgusunun ön plana çıktığı,
  • öğretim hedefleri belirlemiştir (Devlet Planlama Teşkilatı, 2000). Yine aynı plana göre hedefler:
  • topluma hayat boyu öğrenme anlayışını kabullendirme,
  • eğitimde yaş ve cinsiyet gibi olgulara bakılmaksızın hayatın tamamında uygulanması
  • zaman sınırı olmaksızın eğitim anlayışı geliştirme,
  • eğitim hayatını okul yönünden bitirmiş gençlerin gerekli bilgi, beceri ve donanımlarını destekleyici mesleki kurslar açarak desteklemek olarak belirlenmiştir (Devlet Planlama Teşkilatı, 2000).  

Sonraki yıllık kalkınma planlarında hayat boyu öğrenme kavramının hem anlayış hem de işleyiş yönüyle topluma benimsetmek ve toplumun refahını artırmak temel hedef olmuştur.

Diğer bir taraftan Türkiye’de hayat boyu öğrenme kavramına dair yapılan en somut adım “Türkiye’nin Başarısı için İtici Güç: Hayat Boyu Öğrenme Politika Belgesi” olarak karşımıza çıkmaktadır.  Bu belgede Türkiye’de hayat boyu öğrenme kavramının tüm paydaşları ve hayat boyu öğrenme konseyi için bir takım programlardan bahsedilmektedir. Bu programların temel alanları; yetişkinler için okuryazarlık, kırsal kesimi destekleyici beceriler geliştirilmesi, tüm STK’ları hayat boyu öğrenme sürecinin içerisine dahil etme, iş yerinde eğitim hizmeti sağlama, bireylerin becerilerini destekleyici ve geliştirici bir takım programlar belirleyerek katılımcılara işlerinde kullanacakları belge sağlama ve hayat boyu öğrenme modeline göre medyanın desteğiyle toplumu bilinçlendirme olarak karşımıza çıkmaktadır (MEGEP, 2006). Yine aynı belge ile Hayat boyu öğrenmenin genel olarak toplumda yaygınlaşabilmesi için büyük ölçüde sivil toplum kuruluşlarının yaygın eğitimi desteklemesine ihtiyaç olduğu ifade edilmiştir(MEB, 2009).

14 Eylül 2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye göre; Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün görevlerinden bazıları:

  • Zorunlu eğitim dışında, eğitim ve öğretimi hayat boyu devam edecek şekilde yaygınlaştırmak amacıyla politikalar oluşturmak, bunları uygulamak, izlemek ve değerlendirmek.
  • Yaygın eğitim ve öğretim ile açık öğretim hizmetlerini yürütmek.
  • Örgün eğitim sistemine girmemiş, herhangi bir eğitim kademesinden ayrılmış veya bitirmiş vatandaşlara yaygın eğitim yoluyla genel veya meslekî ve teknik öğretim alanlarında eğitim ve öğretim vermek.
  • Yaygın eğitim ve öğretim okul ve kurumlarının eğitim ve öğretim programlarını, ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak ve Talim ve Terbiye Kuruluna sunmak.

Şeklindedir.

Yukarıda ifade edilen tüm bilgiler iyimser olarak hayat boyu öğrenmenin ne olduğu ve nasıl geliştiği şeklinde kaleme alınmıştır. Ancak günümüz şartlarında özellikle Endüstri 4.0 çağının yaşanması ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler ve değişmeler hayat boyu öğrenmenin içeriğini güncellememize işaret etmektedir. 1800’lü yıllardan günümüze birçok sanayi alanında temel iş gücü insan iken Endüstri 4.0 ile birlikte bu durum makinalar olarak görülmeye başlamıştır. Hayat boyu öğrenme, çağın gereksinimlerine göre bireyin teknoloji karşısındaki gelişimi desteklemeli ve nitelikli ara eleman yetiştirme sorunu meslek eğitimi veren kurumlarla yapılacak ortak çalışmalarla desteklemelidir. Örneğin bir fabrikada temel olarak işgücü insan iken Endüstri 4.0 ile birlikte işgücü olarak robotlar devreye girmiş ve 500 insanın yaptığı işi tek bir robot yapabilir hale gelmiştir. Bu durum ülkelerin üretimini istenilen seviyelere getirebilmiş olsa da iş kollarında çalışan insan sayısının azaldığı görülmektedir. Endüstri 4.0 ile birlikte her ne kadar alışılagelmiş meslek grupları önemini yitirse de yeni meslek grupları ortaya çıkacaktır (Bozgeyikli, 2019). Burada hayat boyu öğrenmeye düşen misyon eski mesleklerden yeni mesleklere geçişte ve toplumda yeni ortaya çıkan iş kollarına gerekli istihdamı sağlamak için gerekli eğitim, sertifika ve kurs gibi imkânları desteklemek olacaktır.

Gelecekte mevcut iş gücünün dönüşümünün yanında iş gücünün temin edilmesinde şüphesiz en önemli araç eğitimdir (Bozgeyikli, 2019). Böylece çağın içerisinde bulunduğu Endüstri 4.0 sürecinde hayat boyu öğrenmenin ülkenin kalkınması adına özellikle değişen ve gelişen meslek grupları için gerekli çalışmaları çağa uygun şekilde revize ederek yapması oldukça önemlidir.

Sonuç

Hayat Boyu Öğrenme kavramına dair yapılan tanımlar ve atfedilen nitelikler düşünüldüğünde bu kavramın hayatın her döneminde ve her anında bireylerin yaşamında karşılaşacağı aşikardır.  Hayat boyu öğrenmenin ortaya çıkması ve günümüze kadar gelişimine bakıldığında Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir yere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bireylerin eğitimlerinin her döneminde ve eğitim hayatının dışında hayat boyu öğrenme önem kazanmaktadır. Özellikle yetişkin bireylerin eğitimi açısından kısa süreli takviye kurs faaliyetleri ile hayat boyu öğrenmenin önemi bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de MEB bünyesinde kurulan Hayat Boyu Öğrenme Genel müdürlüğü ise bu kavrama verilen önemin kuşkusuz ispatıdır.

Yaşanılan çağ düşünüldüğünde özellikle üretimde Endüstri 4.0 dönemi ile bireylerin mevcut iş kollarının bir kısmının biteceği ve yeni iş kollarının ortaya çıkacağı ön görülmektedir (Bozgeyikli, 2019). Yetişkinlerin iş gücü bağlamında yeniliklere adaptasyonu ve kaybolan meslek gruplarının ödünlenmesi açısından yeni mesleki beceriler kazanabilmesi açısından hayat boyu öğrenme bireyleri desteklemelidir. Tam da bu noktada bireylerin Türkiye’de olası bir iş kaybı veya gelir kaybı yaşamaması için Hayat Boyu Öğrenme kavramına ilişkin şu önerilerde bulunabilir:

  • Bireylerin hali hazırda bulunan işlerini devam ettirmeleri için işlerinde uzmanlaşmaları adına gerekli kurslar sağlanarak uluslararası geçerli sertifika verilebilir.
  • Bireylerin mevcut işlerinde Endüstri 4.0 çağı ile yaşanacak daralma ve genişlemelere ayak uydurabilmeleri adına gerekli eğitimler organize edilebilir.
  • Bireylerin hayat boyu öğrenmeye dair algıları pozitif yönlü değiştirilip gerekli tanıtımlar yapılabilir.
  • Yetişkin bireylerin mevcut potansiyellerini kullanarak yeni iş kollarına yönelmesi sağlanabilir.

Tüm bunlara ek olarak günümüz ve gelecekteki Türkiye’de demografik özelliklerin değişkenliğinin yanında teknolojide yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında yaşlı nüfusa dönük toplumda sosyalleşmelerini sağlayıcı eğitimler, seminerler vb. verilebilir. Ayrıca dünyada yaşanan Koronavirüs salgını ile insanların hayatına giren yeni alışkanlıklar ve iş gücü pazarında istihdamın adaptasyon sürecinde hayat boyu öğrenmeye önemli misyonlar düşmektedir.

Kaynakça

Beycioğlu, K. ve Konan, N. (2008). Yaşam boyu öğrenme ve avrupa eğitim politikaları. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 7(24), 369-382.

Bozgeyikli, H. (2019). Mesleki ve teknik eğitimin geleceği. İLKE Geleceğin Türkiye’si Analiz Raporu. No.2.

Chapman, Judith D., Janet G., Ron T. and David A. (2005). Policy On “Lifelong Learning in Australia”. International Journal of Lifelong Education 24(2), 99-122.

Devlet Planlama Teşkilatı [DPT]. (2000). Uzun vadeli strateji ve sekizinci beş yıllık kalkınma planı: 2001-2005. Ankara. http://www.kalkinma.gov.tr/Pages/KalkinmaPlanlari.aspx 14/08/2021 tarihinde erişildi.

Gözübüyük-Tamer, M. (2013). Yaşam boyu öğrenme için ulusal yeterlilikler çerçevesi: Avrupa ve Türkiye örneği. Uluslararası Eğitim Programları ve Öğretim Çalışmaları Dergisi, 3(5), 43-54.

Gündoğan, N. (2003). Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde bir istihdam politikası aracı olarak yaşam boyu öğrenme ve bazı örnek program ve uygulamalar. Kamu-İş İş Hukuku ve İktisat Dergisi, 7(2), 2-15.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (2015). Hayat boyu öğrenme. http://hbogm.meb.gov.tr/ adresinden 17/07/2021 tarihinde erişilmiştir.

Kalkınma Bakanlığı [KB] (2013). Onuncu kalkınma planı: 2014-2018. Ankara. http://www.kalkinma.gov.tr/Pages/KalkinmaPlanlari.aspx adresinden 17/07/2021 tarihinde erişilmiştir.

MEB. (2009). Hayat boyu öğrenme strateji belgesi. http://mesbil.meb.gov.tr/genel/hayat%20boyu%20%C3%B6%C4%9Frenme%20dokuman . 17/07/2021 tarihinde erişilmiştir.

MEB. (2014). Hayat boyu öğrenme strateji belgesi ve eylem planı. http://hbogm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2014_11/18031112_hbostratejibelgesi_2014_ 2018.pdf 17/07/2021 tarihinde erişilmiştir.

Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP). (2006). Türkiye’nin başarısı için itic pdfi güç: Hayat boyu öğrenme politika belgesi. Ankara.

Miser, R. (2006). İnternet ne oğretir? Fevziye Sayılan ve Ahmet Yıldız (Haz.). Yaşam boyu öğrenme içinde. (s.58-61). Ankara: Pegem Yayınevi.

Resmi Gazete. (2006). Dokuzuncu kalkınma planı: 2007-2013, sayı: 26215, 1 Temmuz 2006.

Toprak, M. ve Erdoğan, A. (2012). Yaşam boyu öğrenme: kavram, politika, araçlar ve uygulama. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 2(2), 69-91.

Ulusal Ajans (2015). Başkanlık, kuruluşu ve yapısı. http://www.ua.gov.tr/kurumsal/başkanlık adresinden 03/08/2021 tarihinde erişilmiştir.

Emre Emrullah Boğazlıyan1

1 Öğr. Gör., Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, KAGEM, Kahramanmaraş/Türkiye

Email: emreemrullah.bogazliyan@istiklal.edu.tr                            : 0000-0002-1741-2285

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir