Hayat Boyu Öğrenme Bağlamında Eğitim Yöneticilerinin Ahlak Anlayışının Geliştirilmesine Yönelik Öneriler

 Hayat Boyu Öğrenme Bağlamında Eğitim Yöneticilerinin Ahlak Anlayışının Geliştirilmesine Yönelik Öneriler

Giriş

Eğitim, üzerinde çok sayıda çalışmanın yapıldığı, farklı zamanlarda farklı biçimlerde tanımlanan bir kavramdır. Türkiye’de yaygın olarak kullanılan eğitim tanımı Ertürk (1986) tarafından “Eğitim bireyin davranışlarında, kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir” şeklinde yapılmıştır. Eğitim aracılığıyla, bireyde özgür ve özgün bir bilinç oluşturmak zamanımızın en önemli hedefleri arasında gösterilmekte ve hedefin öznesi olan çocuğa ve çocukluğa yapılan vurgu her daim farklılaşmaktadır. Örneğin uzun yıllar kusurlu yetişkinler olarak tanımlanan çocuk, XVIII. yüzyıldan itibaren yetişkinlerin küçük bir modeli olmaktan kurtulup kendi başına bir değere, bağımsız bir aktöre dönüşmüştür (Üstel, 2009). John Locke ve sonrasında da Rousseau’yla geleceğin mirasçıları olarak anılan çocuğun önemi artmıştır. Özellikle Rousseau “Emile” adlı eserinde eğitimin önemini vurgulayıp bugünün vatandaşının profilini kurgulamıştır: “Zayıf doğuyoruz, güce ihtiyacımız var; her şeyden yoksun olarak doğuyoruz, yardıma ihtiyacımız var; aptal doğuyoruz, yargı yetisine ihtiyacımız var. Doğuştan sahip olduğumuz ve büyüyünce ihtiyaç duyduğumuz her şey eğitimle verilir bize” (Rousseau, 2009, Akt: Yinilmez-Akagündüz, 2016).

Eğitim aracılığıyla kazandırılan beceriler ve bilgiler bireylerin çağa ayak uydurmasını sağlarken aynı zamanda toplumsal gelenek, görenek, ahlaki değerleri de içinde barındırmalıdır. İyi ve ahlaklı bireyler yetiştirilmesinde hem okul hem aile hem de toplum olarak kişi ve kurumlara çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir.  Özellikle okul ortamları toplumsal düzenin yeniden üretilmesinde en önemli rolü üstlenmektedir. 

Ahlak eğitimi dönem dönem farklılıklar göstermekle birlikte eğitim sisteminin içinde hep var olmuştur. Kimi zaman yurttaşlık eğitimi ağır basarken kimi zaman dini eğitime daha fazla önem verilmiştir.  Türkiye’de ahlak eğitimi adı altında yapılan çalışmaların çoğunluğu, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” ders kitaplarından hareketle yapılmaktadır (Yinilmez-Akagündüz,2016). 

Bülbül (1987),  toplumların, örgütlerin, işletmelerin ve bireylerin, çevrelerindeki hızlı değişmelere uyum sağlayabilmeleri ve değişimlerden olumsuz etkilenmemeleri için, işlevsel ve dinamik yaygın eğitim hizmetlerine olan ihtiyacın artmakta olduğunu belirtmiş, yetişkinleri, genelde toplum hayatını, özelde de kendi bireysel hayatlarını etkileyen değişkenler hakkında yeterli bilgi sahibi yapmadan; onları ihtiyaç duydukları yeni becerilerle donatmadan; var olan çeşitli seçenekler arasından uygun seçimler yapabilecek hale getirmeden; onların, sürekli değişen kişisel rollerini sağlıklı biçimde yerine getirmelerinin beklenmemesi gerektiğini ifade etmiştir.

Güven (2014), Türkiye’de yürütülmekte olan yetişkin eğitimi çalışmalarının köklerinin Selçuklu ve Osmanlı devletine kadar uzandığını belirterek, Medreseler, Enderun, ahilik ocakları, loncalar, ordu, camiler, mescitler, terbiye ocakları, tekke ve zaviyeler, cem evleri, kütüphaneler, sahaflar, bilgin ve sanatçı evleri gibi merkezleri dönemin yetişkin eğitimi merkezlerine örnek olarak sunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önceki dönemde ilk resmi yetişkin eğitimi çalışmalarına 1862’de üniversitelerde başlanmış, yetişkin eğitimi uygulamalarının bir devlet politikası olarak ele alınması Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasıyla başlamıştır.

Hayat boyu öğrenme kavramı “Bireysel, toplumsal ve istihdam ile ilgili bir yaklaşımla bireyin bilgi, beceri ve yetkinliklerini geliştirmek amacıyla örgün eğitimin dışında hayatı boyunca katıldığı her türlü öğrenme etkinliklerini ifade etmektedir.” (HBÖ Kurumları Yönetmeliği, 2020). İnsanlığın ahlak kavramına bakışı gelişmişlik ve modernleşme düzeyine göre ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Bu yönüyle sürekli bir dönüşüm içinde olan ahlak anlayışı hayat boyu öğrenmeyle de doğrudan ilişkilidir.  Hayat Boyu Öğrenme Kurumlarında açılan yaklaşık 3700 kurs programının hepsinde temel amaç bireylerin yaşam boyu öğrenme ihtiyaçlarına karşılayarak mesleki ve toplumsal açıdan ahlak gelişimlerine de katkıda bulunmaktır. Bu bağlamda hem kurs programlarımız, hem kurumlarımız hem de kurumlardaki tüm personelimiz bu misyonu ortaya koymaktadır. Yerelde ve ulusalda tüm değer yargılarına saygı duyularak toplumsal yaşamda geçerli ilke ve kurallar irdelenmektedir.

Araştırma “Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak hayat boyu öğrenme bağlamında toplumsal huzuru, barışı, sevgiyi, saygıyı besleyen ve geliştiren bir ahlak anlayışı oluşturmak için nasıl çalışmalar yapılmalıdır?” sorusu üzerine temellendirilmiştir.

Araştırmanın alt amacı

  • Eğitim yöneticilerinin ahlak anlayışı nasıl geliştirilebilir?

Yöntem

Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli ile desenlenmiştir. Çünkü bir durum var olduğu şekliyle ortaya konulmak istenmiştir. Ayrıca durum çalışmasının özelliklerinden biri olan belirgin bireysel aktörler ve ya aktör grupları ve onların algıları üzerine odaklanılması ve durum içerisindeki belirgin olaylar üzerine odaklanılması gibi özellikler bu desenin araştırma için uygun olduğunu ortaya koymaktadır   (Hitchock ve Hughes,1995).

Yıldırım ve Şimşek (2013)’e göre; durum çalışması yaparken izlenebilecek belli başlı aşamalar sekiz başlık altında sıralanabilir.

  1. Araştırma sorularının geliştirilmesi
  2. Araştırmanın alt problemlerinin geliştirilmesi
  3. Analiz biriminin saptanması
  4. Çalışılacak durumun belirlenmesi
  5. Araştırmaya katılacak bireylerin seçimi
  6. Verinin toplanması ve toplanan verinin alt problemlerle ilişkilendirilmesi
  7. Verinin analiz edilmesi
  8. Durum çalışmasının raporlaştırılması: Durum çalışması, diğer nitel araştırma yöntemleri gibi şişkin ve kabarık bir veri setiyle sonuçlanır. Araştırma raporunda, araştırmanın başında verilen problem ve alt problemler, verinin analizi ve sunumunda başlıklar olarak kullanılması, raporun içinde her bölümün veya alt bölümün başlangıcında özetlerden yararlanılması ve sonuçların sunumunda, tablo ve grafiklere yer verilmesi okuyucuya kolaylık sağlayacaktır (Şimşek, Yıldırım, 2008).

Çalışma grubu

Bu araştırmada amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Amaçlı örneklemenin temeli, araştırmanın amaçları doğrultusunda bir evrenin temsilci bir örneği yerine, amaçlı olarak bir ya da birkaç alt kesimini örnek olarak almaktır (Yıldırım ve Şimşek, 2013). Araştırmacı kimlerin seçileceği konusunda kendi yargısını kullanır ve araştırmanın amacına en uygun olanları örnekleme alır (Balcı, 2010). Ölçüt örnekleme, önceden belirlenmiş ölçütleri karşılayan örneklemle derinlemesine çalışmayı temel almaktadır. Kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ise, araştırmacıya hız ve kolaylık sağlar. Araştırmacı, yakın olan ve erişilmesi kolay olan bir durumu seçer (Yıldırım ve Şimşek, 2013).

Araştırmanın evrenini Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde çalışan personel oluşturmaktadır. Her daire başkanlığından araştırmaya katkı sağlayacağı düşünülen iki kişinin katılımı istenmiştir. Ancak tüm dairelerden katılım olmamıştır. Katılımcı sayısı altı olmuştur.

Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır.

Veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir.

Tablo 1. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri

PersonelGöreviCinsiyetiBranşıÖğretmenlik DeneyimiBirimi
K1ÖğretmenKadınEl Sanatları20-25Eğitim Politikaları
K2ÖğretmenErkekİngilizce20-25Eğitim Politikaları
K3Eğitim UzmanıKadınSınıf Öğretmeni20-25İzleme ve Değerlendirme
K4ÖğretmenKadınOkul Öncesi0-10Sosyal ve kültürel Faaliyetler
K5ÖğretmenKadınSınıf Öğretmeni15-20İzleme ve Değerlendirme
K6ÖğretmenErkekTürk Dili ve Edebiyatı20-25Göç ve Acil durumlar Daire Başkanlığı

Verilerin toplanması

Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sonuçlara ulaşmak için kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme formu, alan yazın taraması ve araştırmacıların istişareleri sonucunda hazırlanan sorulardan oluşturulmuştur. Beş sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu katılımcılara bir gün önceden verilmiş, konuya özel bir hazırlık yapmaları gerekmediği, ancak kendilerini daha rahat hissetmeleri açısından soruları görmelerinin faydalı olacağı söylenmiştir. Katılımcılar ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Görüşmeler sırasında ses kayıt cihazı kullanılarak olası veri kaybının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Katılımcılara, görüşme sırasında ses kayıt cihazı kullanılmak istendiği söylenmiş, görüşme sonrası ses kayıtlarının kendilerince dinlenebileceği, istenmesi halinde kayıtların kısmen veya tamamen silinebileceği ifade edilmiştir. Böylece ses kaydı alınmasının katılımcılar üzerinde olumsuz bir durum oluşturmaması sağlanmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulguların gerçeği yansıtabilmesi geçerlik, bu bulguların tutarlığı ve tekrar edilebilirliği ise güvenirlik olarak tanımlanmaktadır (Yıldırım ve Şimşek, 2008). Bu araştırmanın geçerlik ve güvenirliğini sağlamak amacıyla; içerik analizinde yazıya geçirilmiş ve yapılan analizler alanda uzman bir akademisyene incelettirilerek onayı alınmıştır.

Görüşme verileri içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Görüşmeler sonrası verilen cevaplar doğrultusunda cevapların benzerliğine göre gruplamalar yapılmıştır. Bu süreçte katılımcılara (K1, K2, …) şeklinde kodlar verilmiştir. Verilerin analizi sonunda ahlak eğitimi konusundaki görüş ve öneriler sunulmuştur.

Bulgular

Elde edilen veriler dört ana başlık altında ve her başlığa yönelik kategoriler biçiminde sunulmuştur. Birinci başlık altında “Ahlak” tanımına ilişkin görüşler, ikinci başlık altında toplumsal huzuru, barışı, sevgiyi besleyen ve geliştiren bir ahlak anlayışının göstergelerine ilişkin görüşler, üçüncü başlık altında ahlak eğitimine ilişkin görüşler, dördüncü başlıkta ise genel müdürlük olarak bu kapsamda ne gibi çalışmalar yapılacağına ilişkin görüşler ve öneriler kategoriler biçiminde sunulmuştur.

Ahlak tanımına ilişkin kategoriler

Araştırmanın bu bölümünde katılımcıların ahlak tanımlamaları ile ilgili kategoriler sunulmuştur. Tablo 2’de ahlak kavramı tanımlanırken öncelikle ailenin değerlerine vurgu yapılmıştır. Katılımcılar, ahlak eğitiminin ilk önce ailede alınması gerektiğini ifade etmiştir. Bunun yanı sıra iyi niyet, vicdan, etik değerler, özenilen davranışlar, din kültürü ve eğitim sistemi de ahlak tanımında kendisine yer bulan kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Katılımcıların ahlak tanımını yaparken kullandıkları cümlelerden bazı örnekler aşağıda sunulmuştur.

Tablo 2. Katılımcıların ahlak tanımlarına ilişkin kategoriler

NoKategoriGörüşler
1Ailenin DeğerleriK1: “Doğuştan veya aileyle gelen bütün iyi ve kötü davranışlardır. Hepimiz birey olarak 7 yaşına kadar pek çok davranış alıyoruz Yani bunu geliştiriyoruz ama değiştiremiyoruz onun için de gerçekten çekirdek ailedeki ya da ailedeki davranışlar ahlak ya da verilen eğitim verilen değerler çok önemli.”
K3:“Kişiye göre neyin iyi neyin kötü olduğu ile etkili olduğunu düşünüyorum. Bunun temelinin de aile olduğunu düşünüyorum. Ailenin ahlaki değerleri kişinin ahlaki değerleri ile doğru orantılı diye düşünüyorum.” K6:“Ailede verilen eğitimlerle doğruyu yanlışı içselleştirebildiyse onun ahlakı o olmuş gibi geliyor bana.”  
2İyi NiyetK3: “ Bugün ahlaklı bir insan diye saydığım zaman benim için en önemli ölçüt iyi niyetli olmak gibi geliyor. Bir başkasına zarar vermemek, iyi niyetli olmak kuralı gibi düşünüyorum. Kimse için kötü düşünmemek.”
3VicdanK1: “Benim ahlaktaki temel şeyim vicdan. Toplumun yapısına veya içinde bulunduğumuz sisteme göre değişmemesi gerekiyor. Vicdan, dürüstlük ve adalet öz benliğimizi de etkiler.”
4Etik değerlerK2: “Bugün etik değerler olarak tanımladığımız her şey ahlakta birleşiyor.” K4: “Dar grubun etiği evrensel ahlak ilkeleriyle çelişebiliyor”
5Eğitim sistemiK1: “Eğitim sistemindeki değişiklikler de bizim ahlakımızı etkiliyor.”
6Özenilen Güzel DavranışlarK2: “Dürüstlük yardımseverlik, sadece insana değil hayvana, bitkiye bütün canlılara saygı gösterme.”
7Din kültürüK2: “Ahlak deyince aklımda din kültürü ile birlikte canlandı. Güzel davranışlara sahip olunca, doğru yaşayınca din kültürü ile ilişki kuruluyor.” K5: “…dini temellere oturtulmuş bir ahlaki yapı oluşturmak tabii ki o da her dinin kendine kutsal kitaplarında ifade etmiştir.”

Toplumsal huzuru, barışı, sevgiyi, saygıyı besleyen ve geliştiren bir ahlak anlayışının göstergeleri ile ilgili katılımcıların görüşleri sunulmuştur. Analiz sırasında sevgi, saygı, hoşgörü kavramları birlikte ele alınmıştır. Çünkü katılımcılar bunları bir arada kullanmaktadırlar. Bunların dışında sürdürülebilirlik, adalet, aile, empati, davranışlarda örnek olmak ve tartışma kültürü kategorileri ortaya çıkmıştır. Katılımcıların bu kategorilere ilişkin görüşlerinin örnekleri tablo 3’te yer almaktadır.

Tablo 3. Toplumsal huzuru, barışı, sevgiyi, saygıyı besleyen ve geliştiren bir ahlak anlayışının göstergeleri

NoKategoriGörüşler
   
          Sevgi, Saygı, Hoşgörü                                                                                            K2: “Toplumsal huzur, barış, sevgi, ahlak bunları beslemeli bunlarda ahlakın göstergesidir. Zaten ahlakımız orantısında birbirimize saygı duyarız. Ahlakımız orantısında birbirimize saygı gösteririz. O toplumsal dayanışmayı, huzuru sergileriz. Yetiştirme noktasında bir eksiğiniz varsa zaten biraz daha olgunlaştığımızda bu değerleri sergileyemediğimiz için ne toplumsal huzur oluyor ne de saygı oluyor.” K6: “Sevgi, saygı da bence bir gösterge. İyiye giden yol gibi düşündüğün zaman güzel ahlak kötü ahlak diye düşünürsen güzel davranışlar sevmek, saymak, hoşgörü özellikle bayağı dine saygı, düşüncesine saygı, sevdiğine saygı. Bir de bencillikten uzak olmak gerekir diye düşünüyorum” K5:”Adaletle birlikte sevgi ve saygı çok önemlidir.” K4: “Hoşgörü kavramı inanç ve değerlerle ilgilidir. Sahip olduğunuz inanç ve değerler ait olduğumuz toplum üzerinden hangi yoldan geldiyse karşındaki insana da kendi toplumu kendi değerleri aynı yolla gelmiştir.”
 SürdürülebilirlikK3: “Sürdürülebilirliğini çok önemsiyorum bir insan barışçıl olabilir, huzurlu olabilir, saygılı olabilir onu besleyen tüm değerlere sahip olabilir, ama toplumsallık söz konusu olmadığı sürece sürdürülebilir hale gelmiyor.”
 AdaletK1:“Benim birinci maddem adalet. Her ortamda her şeyde adalet geliştiyse her şeyimiz gelişiyor.” K5: “Adalet bence temel unsurdur.” Aile içinde bile adalet yok. Kızlarımızı çok severiz ama hep oğullarımızı koruruz.”
 AileK6: “Baba kavramı bitmiş büyük küçük kavramı bitmiş ailede çocuk prenses olmuş Hatta neredeyse tapılacak bir varlık olmuş çocuklar istediği gibi ailelerini döndürüyor. Hiçbir şekilde bir sınır yok bir sınırı olmalı çocukların.” K5: “Ahlaki değerlerin yeni nesillere aktarılmaması ve yeni nesillerin birdenbire boş bir şekilde kalması. Evde el bebek gül bebek büyüttüğümüz çocuklar hayata atıldığı zaman yüzde doksanı başarısız.”
 EmpatiK1:“Dürüstlük, empati, hoşgörü, özsaygı, en önemli şey insanın kendine özsaygısı. Benim için çok önemli eğer öz saygı varsa kendine yapılmak istenmeyen davranışı da kimse yapmaz.” K4: “Empati kurduğumuz zaman seninki doğru benimki yanlış yerine hoşgörüye buradan gireceğiz.”
 Davranışlarda örnek olmakK5:”Genellikle kızlar annelerini erkekler de babalarını örnek alırlar.”
 Tartışma kültürü                            K4:”İşin özü karşısındaki birisi kendi fikrine karşı çıktığı zaman bunu bireysel algılamamak lazım. Fikirlerine karşı çıkıyor. Bir terazinin kefesine kendi fikrinizi bir kefesine de karşındakinin fikrini koyup tartıyorsunuz. Tartı sonucuna da riayet etmeniz gerekiyor.       K3:”İyi niyet besleyen insanlar daha rahat tartışır. Çünkü karşısındakinin fikrinin kendisini besleyeceğine inanır.”

Katılımcıların ahlak eğitiminin özelliklerine ilişkin ifadelerinden örnekler Tablo 4’te sunulmuştur. Burada öne çıkan kategoriler farkındalık, aile eğitimi, felsefe, rol model olmak, ödül ve ceza, empati olmuştur. Katılımcıların bu kategorilere ilişkin örnek görüşleri tabloda yer almaktadır.

Tablo 4. Ahlak eğitiminin özellikleri

NoKategoriGörüşler 
 FarkındalıkK2:”Hayatın her alanına çocuk için her alanda bu davranışların yayılması gerekiyor Bunun bazen çocuğun başına gelen bir olaydan yola çıkarak olabilir, bazen okuduğu bir hikâyeden yer verilebilir. Hayatın her alanına bu değerler iliştirilebilmeli. Çocuk bu farkındalığı edinebilmeli.”  
 Aile Eğitimi K3:”Ahlak eğitiminde ben 0-7 yaşın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ahlak eğitiminde hayat boyu öğrenmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bilinçli bir dinleme başına gelen olaylar karşısındaki kıyaslarla daha iyi algılama geliştirdiği için belki yeni evlenen hiç Çocuğu olmamış birisine eğitim vermek yerine belki bir şeyler kaybedilmiş gibi gözükse bile çocukları büyümüş gibi gözükse bile yani evine her mutlu dönen insanın ahlaki anlamda bile bile eğitilerek topluma sonuç getireceğine inanıyorum ben kendi adıma 0-7 yaşın çok önemsiyorum ve anne eğitimini çok önemsiyorum”
 FelsefeK4: “Daha üst yaşlarda da kavramları tartışmaya açmak gerekir. Kavramı biraz daha felsefi düşündürmeye çalışmak gerekir.  Lisede ve üniversitede doğruyu yanlışı tartışabilirsiniz. Bu kavramı daha iyi oturtarak ne olduğunun daha iyi anlaşılmasını sağlarsınız.” 
 Rol model olmakK5: “Davranışlarımızla söylediklerimizin çelişkiye düşmemesi gerekir.” K4: “ Sigara içme demek yeterli değil. sen dumanını savurarak içme diyorsan bunun bir anlamı olmaz.” 
 Ödül ve cezaK4: “İyi davranışları ödüllendirirken kötüleri cezalandırmak gerekiyor.” K3: “Şu anki yine anaokulu sürecinde ailelerdeki ceza algısının yanlış olmasıyla da çok ciddi ahlaki değerlerimiz bozuluyor. Zannediliyor ki ceza verilmez. Ödül eşittir ceza. Ödülde nasıl bir algı varsa cezada da aynı algı var. Onu yapmadığımız sürece ödül vermenin de bir anlamı yok. Ahlak eğitimin içerisinde belki ödül ve ceza kavramlarının işlenmesi de çok önemli olur. 
 EmpatiK2: “ Çocuk kantinde mesela sırasını beklemesi gerektiğini, beklemediği taktirde ne hissettiğini ve karşındaki yaptığında ne hissedeceğini yani empati duygusunu hissetmeli.” 
Toplam    

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak bu kapsamda yapabilecek çalışmalara yönelik katılımcıların önerileri Tablo 5’te yer almaktadır. Burada denetim kategorisi öne çıkmakla beraber, rol model olmak, farkındalık sağlamak, iç denetim, liyakat, takdir etmek ve mevzuatın uygulanması başlıkları yer almaktadır. Katılımcılar yöneticilere yönelik olarak yapılacak farkındalık eğitimlerini oldukça önemsemekte ve gerekli görmektedir. Bunun yanı sıra mevzuat ile ilgili yapılacak çalışmaların da birliktelik saylayacağı düşünülmektedir.

Tablo 5. Hayat boyu öğrenme genel müdürlüğü olarak bu kapsamda yapılabilecek çalışmalar

NoKategoriGörüşler
   
 DenetimK1: “Kuralların yaptırımları olmalı. Denetimler artırılmalı.” K4: “Kitabi olarak çok iyiyiz ama açık yerler bırakıyoruz. O açıklardan da istifade edip yanlışlar tolere edilebiliyor.”  
 Rol model olmakK4: “Yetişkin eğitiminde sevgi bu demektir diyemezsin. Yetişkin eğitiminde en önemli şey rol model olmaktır. Bizler kendi eksiğimizi başkasından tamamlarız. Karşındaki insan öyle bir davranır ki sen de o olmak istersin.”
 Farkındalık sağlamakK2: “Bence en önemlisi farkındalık artırmak. Kendisinin rol model olduğunun farkında mı? Onun sorumluluğunda mı? Yetişkin de olsak zaman zaman odağımızı kaybedebiliyoruz. Bu konularda net bir davranış sergileyemeyebiliyoruz. Eğitim bu noktada bize yön gösterir.” K4: “Farkındalığın artırılması için de yasa ve yönetmeliklerden başlamamız lazım. Sözel kültürden yazılı kültüre geçemedik. Her şeyi telefonla halletmeye çalışıyoruz.” K3: “ İnsan olarak her daim beşikten mezara kadar olan süreçte bir öğrenme gerçekleştirme ihtiyacı olduğunu kabul etmesi gerekiyor.  Yönetici olarak oturuyorsa öğrenmeye niyet etmeli. Bu kişiyi öğrenmeye niyet ettirmeli.”
 İç denetimK3: “İç denetimin sağlıklı işlemesi gerekiyor.” K6: “Bir otokontrol gerekiyor. İç denetim artırılmalı bir siskategoritiğe dönüştürülmeli. Tek başına o koltuğa oturttuktan sonra bırakmayacağı. O kişi o okula ne kattı?”
 LiyakatK1:“ İş tanımı olmalı. İş olmalı. Onun dışında isim olmamalı. İşe göre insan seçilmeli. İnsana göre iş bulmaya çalışmamalı. Liyakat olunca adalet otomatik gelecek.”  
 Takdir etmek  K2: “Çocuğa yapıldığı şekliyle değil ama o kişiyi takdir etmek gerekir. Hem bizler hem yöneticiler iyi olanı takdir etmeli bir iki defa o kişiyi takdir ettiğinde o duyguya ulaşmak için çaba sarf etmeye başlarsın.”  
 Mevzuatın  UygulanmasıK3: “Bence kuralların çok sağlıklı açıklanması gerekiyor. Atama yapılıyor o kişinin doğru uygulaması için sistemi tanıması gerekiyor. Tanımadan yargılıyoruz bu iyi idareci değil bilmiyor halk eğitimi ilköğretimden gelmiş. İlk defa yetişkin eğitimiyle karşılaşmış bir yönetici ortamında ders yapmaya çalışıyorsunuz.” K1: “Kanun yönetmelik neyse o bıkmadan usanmadan anlatmak gerekiyor. Yazılı her şey var aslında herkes okusa anlayacak oluru olmazı bilecek. Her şeye evet dersek yanlış davranışı benimsiyoruz.”

Sonuç ve öneriler

Bu araştırma Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nde çalışan personelin görüş ve önerilerinden faydalanılarak hazırlanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizi tamamlanmış bu kapsamda eğitim yöneticilerinin ahlaki gelişimleri için ne gibi önerilerde bulunulduğu sunulduğu maddeler halinde belirtilmiştir:

  • Yazılı kurallarda sorunun olmadığı, ancak davranışa dönüştürmekte zorlanıldığı,
  • Eğitimde ezbercilik denilen, sorgulamadan öğretilen bilgileri koşulsuz kabul etmenin yarattığı sıkıntılar olduğu,
  • Çocuk ailede, okulda ve sosyal yaşamda da bazı deneyimleri kendisinin edinmesi gerektiği,
  • Ahlakın tanımlarında ailenin değerlerinin öne çıktığı,
  • İyi niyetli ve vicdan sahibi olmak ahlaklı bir insan için önemli ölçütler olduğu,
  • Etik değerlerin ahlakla ortak noktalarının olduğu,
  • Ahlakla dinin genellikle bir arada düşünüldüğü,
  •  Sevgi, saygı ve hoşgörünün ahlakı besleyen kavramlar olduğu,
  • Bireylerin ahlaki özellikleri tek tek göstermesinin önemli olduğu ancak bunun sürdürülebilir olması için toplumsal özelliklere dönüştürülmesi gerektiği,
  • Aile kavramının ahlak eğitimi için çok önemli olduğu,
  • Empati kurmanın ahlak eğitiminde önemli olduğu,
  • Tartılma kültürünün ahlak eğitimini beslediği ve dolayısıyla da insanlar arasındaki iletişimi güçlendirdiği
  • Sonuçlarına ulaşılmıştı ve aşağıdaki önerilerde bulunulmuştur.
  • Konulan kuralların yaptırımları olması gerekmektedir.
  • Yetişkin eğitiminde rol model olmak çok önemlidir. Dolayısıyla üsler her zaman alttakilere örnek davranışlar sergilemelidir.
  • Farkındalık sağlamak gerekmektedir. Yöneticilere farkındalık eğitimleri düzenlenmelidir.
  • Otokontrolü sağlamaları için gerekli düzenlemeler yapılmalı, eğitimler verilmelidir.
  • Tüm görevlendirmelerde liyakat olmalıdır. İşin gerektirdiği niteliklere sahip olan bireyler görevlendirilmelidir.
  • Yapılan iyi işin takdir edilmesi önemlidir. İçsel motivasyonu artıracağı düşünülmektedir.
  • Mevzuatın tam olarak açıklanması ve herkese aynı koşullarda uygulanması önemlidir. Boşlukta, açık noktalar bulunmamalıdır.

Kaynaklar

Akagündüz Yinilmez, S. (2016). Türkiye’de ahlak eğitimi üzerine bir inceleme. Yayımlanmamış Doktora Tezi.Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Balcı, Ali. (2010). Sosyal bilimlerde araştırma. (8. Baskı). Ankara: Pegem A  Yayıncılık.

Bülbül, S. (1987). Dünyada ve ülkemizde yaygın eğitim. Yaygın Eğitim ve Sorunları. Türk Eğitim Derneği XI. Eğitim Toplantısı. Ankara: Türk Eğitim Derneği Yayınları.  Erişim Adresi: https://www.ted.org.tr/wp-content/uploads/2019/04/ted_yaygin_egitim_ve_sorunlari_ocr.pdf

Büyüköztürk, Şener. Çakmak, K. Ebru. Akgün, E. Özcan. Karadeniz, Şirin. Demirel, Funda. (2010). Bilimsel araştırma yöntemleri. (5. Basım). Ankara: Pegem A Yayıncılık.  

Creswell, J. (2015). Nitel araştırma yöntemleri: Beş yaklaşıma göre nitel araştırma ve araştırma deseni. (Çev. Bütün ve Demir) Ankara: Siyasal Kitapevi.

Hitchcock, G. ve Hughes D. (1995), Research and the teacher: A qualitative introduction to school-based research.  http://books.google.com/books?id=qRuNQ6_KLSsC&printsec =frontcover&dq=hitchcock+hughes&hl=tr&cd=1#v=onepage&q=&f=false

Merriam, S. B. (2013) Nitel araştırma- desen ve uygulama için bir rehber, (Turan, Çev.).  Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği. (2020,05 Ocak). Resmi Gazete (Sayı: 30388). Erişim Adresi:  http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/04/20180411-13.htm

Rousseau, J.-J. (2009). Emile . (İ. Yerguz, Çev.) İstanbul: Say Yayınları.

Üstel, F. (2009). Makbul vatandaşın peşinde. İstanbul: İletişim Yayınları.

Yıldız, A. (2002). Türkiye’de yetişkin eğitimi araştırmaları: Amaç, kapsam, yöntem ve eğilimler. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara, Türkiye.

Yıldırım, A. ve Şimşek, H. (2013). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri. Ankara: Seçkin Yayıncılık.

Yeliz ÇELEN1 – Bilge ÖZGÜR İNAM2

1 Dr. Öğr. Üyesi, Amasya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Amasya/Türkiye

Email: yelizcelen@hotmail.com                                   :  0000-0002-7991-4790

2 Öğretmen, Milli Eğitim Bakanlığı  

 Email: bilgeozgurinam@gmail.com                                 :  0000-0001-5386-7108

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir