Geçmişi Kritik Ederek Gelecek Perspektifini Yakalamalıyız

 Geçmişi Kritik Ederek  Gelecek Perspektifini  Yakalamalıyız

Şükrü Kolukısa
Genel Başkan Yardımcısı

Ölçme ve değerlendirme, eğitim faaliyetlerinin planlanmasına, programların hazırlanmasına, eğitim çıktılarının  değerlendirilmesine imkân tanıyan, ilgili verilerin toplanmasını ve yorumlanmasını sağlayan çok adımlı sistematik  bir süreç; eğitim sistemlerine istikrar kazandıran, politikalar için yeni ufuklar açan önemli bir unsurdur.  

Hızla küreselleşen, mesafeleri izafileştiren ve dijitalleşen dünyada fertlerin sahip olması gereken beceriler  sürekli değişmekte eğitim sistemleri de kendini güncellemek durumunda kalmaktadır. Ülkeler de kendini  geleceğe taşıyacak insanları yetiştirebilmek, rekabetçi bir dünya geride kalmamak için eğitim sisteminde sürekli  tarama yapmaktadır. Bu minval üzere ülkeler kendi durumlarını mukayese edebilmek için uluslararası ölçme ve  değerlendirme programlarına katılmakta, aldıkları mesafeyi görmek, geri kaldıkları noktaları fark etmek ve veriler  ışığında eğitim sistemlerini değerlendirmeye çalışmaktadır.  

Bugün dünyada birçok ölçme değerlendirme sistemi uygulanmaktadır. Ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerinin tercih  ettiği ancak zamanla farklı kıtalardan devletlerin katılımlarıyla sayıları artan uluslararası eğitim araştırmalarından  dikkate değer olanlar şunlardır: PISA, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, 15 yaşındaki öğrenciler,  OECD; TIMSS, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması, 4 ve 8. sınıf öğrencileri, IEA; TALIS, Uluslararası  Öğretme ve Öğrenme Araştırması, ilkokul öğretmenleri, OECD; PIAAC, Yetişkin Yeterliklerinin Uluslararası  Değerlendirilmesi Programı, 16-65 yaş aralığındaki nüfus, OECD; AHELO, Yükseköğretim Öğrenme Sonuçları  Değerlendirmesi, mezun üniversite öğrencileri, OECD; PIRLS, Uluslararası Okuma Becerilerinde Gelişim Projesi,  4’üncü sınıf öğrencileri, IEA; ICCS, Uluslararası Sivil ve Vatandaşlık Eğitimi Çalışması, 8’inci sınıf öğrencileri, IEA;  ICILS, Uluslararası Bilgisayar ve Bilgi Okuryazarlığı Çalışması, 8’inci sınıf öğrencileri, IEA.  

Bunlardan PISA ve TIMMS uygulamalarına Türkiye düzenli olarak katılmaktadır. PISA, 15 yaş grubu öğrencilerine  üç yılda bir uygulanan, özellikle matematik, fen ve okuma becerileri alanlarındaki bilgi ve becerilerini değerlendirilen  bir tarama araştırmasıdır. TIMSS, dört yılda bir ilkokul (dördüncü sınıf) ve ortaokul (sekizinci sınıf) öğrencilerine  yapılan matematik ve fen alanına ilişkin bilişsel testler ve anketlerden oluşan bir araştırmadır. Bu süreçlerde eğitim  alanında başarıya etki eden tüm unsurlar izlenmekte ve geniş bir veri havuzu meydana getirilmektedir.  

Sınırların ve mesafelerin izafileştiği küresel dünyada, bilgi ve beceri birçok açıdan küresel bir standarda  indirgenmiştir. Küresel realitenin sonucu olarak ortak ve asgari bilgi düzeyleri OECD tarafından uygulanan  PISA ve TIMSS gibi öğrenci bilgi, beceri ve kapasitesini ölçme programlarını ihtiyaç hâline getirmiştir. PISA ve  TIMMS sınavları, öğrencilerin çeşitli alanlardaki bilgi beceri ve yetkinliklerini ölçmenin yanı sıra ülkelerin elde  ettiği puanlara göre öğretim programlarını ve eğitim politikalarını gözden geçirmek açısından da belirleyici ve yol  göstericidir. Bu sınav programlarının, hayata uyum bilgisini ne derece öğrenip ne kadar yeniden üretebildiğimizi  ölçmeyi amaçlamaktadır. Buradaki eğitim göstergeleri eğitim alanında yapılan ulusal değerlendirme çalışmalarının  yanı sıra, uluslararası düzeyde konumumuzu belirlemede önemli veriler içermektedir. Bu veriler üzerinden belirli  referans noktalarına göre ülkemizin eğitim alanında hangi düzeyde olduğunun, giderilmesi gereken eksikliklerin  ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi daha isabetli yapılabilmektedir. Bütün bu sınav sonuçlarındaki sıramız  bilgi seviyemize, beceri, anlama, kavrama, yorumlama, araştırma, çıkarım yeteneğimize, sonra eğitim çevremize,  eğitim yöntemi ve iklimine kadar birçok açıdan ayna tutmaktadır.  

Her ne kadar ölçme ve değerlendirmenin bir standardı olsa da nihayetinde farklı kimlik ve kültürlerimiz  değişmez bir gerçektir. Bu verileri yorumlayarak, ortaya çıkan bütünsel tabloya bakarak küresel vasat üzerinden  kendi ulusal eğitim standartlarımızı oluşturulabiliriz. Uluslararası ölçme sonuçları ülkelerin ileriye dönük  kalkınma programlarında önemli bir veri olsa da bu program ve sonuçlar farklı duyarlılık, anlayış veya politikalarla  yorumlanabilmektedir. Kültür, gelenek ve hayat tarzlarından kaynaklı olarak bu farklı yorum, anlayış ve  uygulamalarda özellikle akademik ve müfredat odaklı olarak ulusal eğitim programlarının oluşması esas gelinmesi  gereken noktadır. Hayatın her alanına direkt etki eden eğitimde başarılı olmak, sürekli izlemeye, analiz etmeye,  değerlendirmeye, en doğrusunu düşünmeye, en iyisini tercih etmeye ve seçme yeteneğini geliştirmeye bağlıdır.  

Dergimizin bu sayısında PISA ve TIMSS sınavlarını merkeze alarak uluslararası ölçme ve değerlendirme  uygulamaları konusuna değerleri akademisyenlerimizin ve öğretmenlerimizin ortaya koydukları perspektifle  konuya genişlik, fikirleriyle tartışmaya zenginlik kazandırmak istedik. Yeni sayımızda buluşmak üzere…

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir