2019 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenme

 2019 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenme

Giriş

21. yüzyıl bireyler ve ülkeler için bilginin, sistemlerin, algıların, taleplerin, becerilerin, değerlerin, önceliklerin değiştiği, beraberinde hızlı teknolojik dönüşümlerinde olduğu bir çağdır. Bu değişimlere uyum sağlayabilmek hatta bu süreci yönetebilmek özelikle nüfusların yaşlandığı dikkate alınırsa güç olmaktadır. İleri teknolojiye dayalı bilgi toplumu olarak da tanımlanan çağımızda artık hiçbir ülkede ve hiçbir sektörde hayat boyu istihdam garantisi kalmamıştır. İstihdama girebilmek ve istihdamda uzun süre kalabilmek ise ancak işgücü piyasasının talep ettiği niteliklere sahip olmakla mümkün olabilmektedir.

Bireylerin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, toplumu için değer yaratan etkin bir üyesi ve aktif yurttaş olabilmesi için bu yüzyılın en karakteristik kavramlarının eğitim, öğrenme, üretme ve nitelik olduğu görülmektedir. Nitelikler yeterli değilse üretme becerileri de sınırlıdır. Yirmili yaşlarda edinilen bilgi ve becerilerin kırklı, ellili ya da yetmişli yaşlarda işlerliğini kaybettiği, kişilerin kendisinde ve yakın çevresinde deneyimlediği bir gerçektir. Bireylerden beklenen her zaman, her yerde, her konuda, her düzeyde eğitimi talep etmek, devletlerden beklenen ise bu talebi karşılayacak kaliteli eğitim hizmetlerini sunmaktır. Bu sürecin tam karşılığı ise hayatın tamamını içine alan, tüm alanlarda gerçekleşen, örgün ve yaygın eğitim süreçlerine ait tüm öğrenme pratiklerini kapsayan hayat boyu öğrenmedir.

Özellikle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere ülkelerin eğitim politikalarını şekillendiren metinlerde ve çok uluslu örgütlerde hayat boyu öğrenme ifadesine sıklıkla gönderme yapılmaktadır. Teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan yeni durumlara uyum sağlamada örgün eğitim öğrenmelerinden edinilen bilgi ve becerinin artık yeterli olmadığı; yeni durumlara yönelik yeni stratejilerin edinilmesinde hayat boyu öğrenme kilit kavram olduğu ifade edilmektedir. Ülkeler bu ifade edilenden yola çıkarak kendi hayat boyu öğrenme etkinliklerini düzenlemektedir.

Dünyada 2019 yılında hayat boyu öğrenmeye yönelik çalışmaların genel odağında insan niteliğinin artırılması, hayat boyu öğrenmeye ayrılan finansman, yetişkinlerin öğrenmeye katılımı, etkinliklerin ölçme değerlendirmesi, teknolojik gelişmelerin ve yapay zekâ uygulamalarının eğitim ve iş yaşamına etkileri, hayat boyu öğrenmenin kalitesinin artırılması ve başta dezavantajlı gruplar olmak üzere yetişkinlere temel becerilerin kazandırılması gibi konuların olduğu görülmektedir.

Odak noktasındaki konulara bakıldığında dünya konjonktüründe yaygın eğitim ya da hayat boyu öğrenme etkinliklerinden beklentiler artmaktadır. Özellikle toplumsal ve işgücü pazarındaki hızlı değişimler yetişkinlerin, bilgi ve beceri eksikliklerini kapatmak için hayat boyu öğrenme etkinliklerine katılma eğilimini artırmaktadır. Bu eğilim sadece işgücü pazarında nitelikli bir şekilde var olmaya devam etmenin gereği olarak görülmemektedir. İş gücü pazarında nitelikli ve uzun süre kalmanın bir gereği olarak görülmektedir. Nitekim yetişkinler, yasal emeklilik yaşları gelse dahi bir şekilde çalışmaya devam etmek durumda kalabilmektedirler. Çalışma hayatında nitelikli bir şekilde daha uzun süre kalabilmek için de hayat boyu öğrenme etkinlikleri yoluyla kişisel ve mesleki anlamda kendilerini geliştirmeye devam etmektedirler. Özellikle dijitalleşme ile birlikte hayat boyu öğrenmeye erişim kolaylaşmış ve eğitimlerin kapsamı genişlemiştir. Ancak bu ortamlarda eğitimlere dâhil olabilmek için dijital göçmen olarak adlandırılan orta ve ileri yaş yetişkinlerin bu becerilerinin geliştirilmesi öncelikli olarak gündeme gelmektedir. Sonrasında dijital ortamlarda kazanılan, belgelendirilmemiş öğrenmelerin artması için denklik sağlanması gibi konular üzerinde politikalar geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Son yıllarda hayat boyu öğrenme etkinlikleri akademik ve mesleki becerilerin geliştirilmesi yanında iletişim, günlük hayat sorunları ile başa çıkma stratejileri gibi sosyal becerilerin geliştirilmesine yönelik de önemli bir görevi yerine getirmeye çalışmaktadır. Sosyal becerilerin önem kazanması dünya genelinde ülkelerin mülteci sayılarının artması ile de ilintilidir. Yetişkinlerin sosyal beceri seviyeleri, birlikte yaşayabilme kültürünün geliştirilmesi bağlamında üzerinde durulan konuları arasında ön sıralarda yer almaktadır.

Hayat boyu öğrenme etkinliklerinin hedef kitlesine öğrenme özelliklerine uygun şekilde tasarlanması sayesinde başarıya ulaşacağı OECD (2019), Dünya Bankası (2017), UNESCO’nun yetişkin eğitimi ve öğrenmesi (2019) gibi raporlarda da belirtilmektedir.  Örgün eğitimde geleneksel anlayışın yansımaları olarak okullarda tüm öğrenciler için ortak bir şekilde hazırlanmış müfredatlar üzerinden, ezber yöntemlerinin yaygın olduğu, bilgi hatırlamaya odaklı bir eğitim modeli sürdürülmektedir. Ancak hayat boyu öğrenme etkinlikleri hayatın kendisindeki değişmelerle eş zamanlı bir şekilde planlanmak durumdadır. Yetişkinler 2 sene sonra kullanılacağı söylenen bir bilgiyi edinmek için zaman harcamazlar. Bu nedenle hayat boyu öğrenme etkinlikleri bahsi geçen raporlarda da yer aldığı gibi dinamik bir yapıdadır. Konular, gereksinimlerle doğru orantılı olarak içeriklerle de uyumlu bir şekilde hızlı değişim göz önüne alınarak belirlenir. Program, içerik ve materyaller bu gereksinimlere uygun şekilde tasarlanır. Yetişkinlere yönelik hazırlanan uygulamaların başarısı eğitimcilerin niteliklerine bağlıdır. Bu bağlamda 2019 yılı çalışmalarında hayat boyu öğrenme alanında yetişkinlerle çalışan eğitimcilerin niteliklerini artırılmasına ilişkin yapılan çalışmaların da ağırlık kazandığı görülmektedir.

Birçok ülke için hayat boyu öğrenmeye yönelik durum yakından incelendiğinde, hayat boyu öğrenme etkinliklerine katılım ve etkinliklerde geçirilen sürenin artması, eğitimcilerin rollerindeki dönüşüm ve eğitimcilere yönelik politikaların daha da öncelik kazanmasına neden olmuştur.

2019 Yılında Dünyada Hayat Boyu Öğrenme Dinamikleri 

OECD ülkeleri genelinde yaşlanan nüfus ve bununla beraber yaşlanan öğretmen nüfusu, yetişkinlerle çalışan eğitimcilerin sayılarının yetişkinlerle çalışan eğitimcilerin yetişkin eğitimine yönelik donanımlarının artırılması ilk aşamada üzerinde durulan konulardandır. Yetişkinlerle çalışan eğitimcilerin nitelikleri Türkiye’de de üzerinde çalışılan alanlardan biridir (Karabacak, 2018).

Bunun yanında yetişkinlerle ilk defa çalışan örgün eğitimden gelen öğretmenlerin yetişkin öğrenme ortamlarına hızlı uyum sağlaması, yetişkin eğitimcilerin birbiri ile mesleki bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları için ağların oluşturulması, eğitimcilerin mesleki gelişimlerini sürdürmeleri hayat boyu öğrenme alanında çalışan eğitimciler bağlamında yapılan çalışmalardandır.

2019 yılında dikkat çeken çalışmalar arasında ülkelerin yetişkin mültecilere yönelik ve erken okul terki yapan gruplara yönelik gerçekleştirdikleri hayat boyu öğrenme etkinlikleridir. UNESCO’nun Hayat Boyu Öğrenme Enstitüsünün Küresel Yetişkin Öğrenmesi ve Eğitimi Raporuna göre (2019) odaklanılması gereken ilk öncelik öğrenmeye katılımdır. Bahsi geçen dezavantajlı ve düşük becerili yetişkinlerin hayat boyu öğrenmeye katılımları sağlanmadığı sürece beceri boşluklarının doldurulması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle başta dezavantajlı gruplar olmak üzere bütün yetişkinler için dil öğretimi, sayısal, sözel ve dijital becerileri içeren temel becerilerin geliştirilmesi, etkin vatandaşlık eğitimleri ilk etapta gerçekleştirilmektedir.

Hayat boyu öğrenme alanında birçok etkinlik gerçekleştirilmektedir. Etkinliklerin bir sonraki dönemde hangi alanlarda yoğunlaşması gerektiği dünya konjonktürü, ülkelerin toplumsal ve iş pazarı gereksinimleri, hayat boyu öğrenmeye yönelik istatistiklerin de değerlendirilmesi ile belirlenmektedir. Ancak bunların yanında hayat boyu öğrenmeye yönelik bileşenlerin ölçme değerlendirmesinden elde edilen veriler de etkin politikaların geliştirilmesinde önemlidir.

Hayat boyu öğrenmeye yönelik başta temel beceri seviyesinin saptanması sonrasında da beceri seviyelerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi için gerçekleştirilen Uluslararası Yetişkin Becerileri Değerlendirme Anketi (PIAAC) çok önemli bir veri sağlayıcıdır. PIAAC’ ın 1. döngüsü 16-65 yaş arasındaki yetişkinlerin temel beceri olarak adlandırılan sözel, sayısal ve dijital alanlardaki beceri seviyelerini ölçmeye çalışmaktadır.

2019 yılında PIAAC anket uygulamasının yeni döngüsüne ülkelerin başvuru süreci başlamıştır. OECD’ye üye ya da aday ülkeler ile ankete katılım sağlamak isteyen ülkeler yeni döngüde yer almak için gerekli girişimlerde bulunmuşlardır. İkinci döngüde sözel, sayısal ve dijital becerilerin yanında 1. döngüden farklı olarak sosyo-duygusal becerilerin ölçülmesine yönelik yeni bir başlık eklenmiştir.

PIAAC araştırmasının;

  • Katılımcı ülkelerin politika geliştiricilerine veri sağlamak,
  • Söz konusu becerilerin bireysel ve toplumsal bağlamda sosyal ve ekonomik etkilerini değerlendirmek,
  • Becerilerin kazanılmasını ve kaybedilmesini etkileyen faktörleri saptamak,
  • Becerilerin artırılmasına katkıda bulunacak politikaların geliştirilmesine katkıda bulunmak gibi amaçları vardır.

Yeni dönemde veri toplama anket uygulamasının yapılacağı saha çalışması 2022-2023 yılları arasında gerçekleştirilecek ve sonuçlar 2024 yılında açıklanacaktır.

Yeni döngüye; Avustralya, Avusturya, Belçika (Flanders), Kanada, Şili, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Kore, Letonya, Litvanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Rusya Federasyonu, Singapur, Slovak Cumhuriyeti, İspanya, İsveç, İsviçre, Birleşik Krallık (İngiltere) ve Amerika Birleşik Devletleri katılım sağlayacaktır. Türkiye PIAAC’ın bir önceki döngüsüne dahil olmuş ve Türkiye sonuçları ile ilgili bazı çalışmalar gerçekleştirilmiştir (OECD, 2020). PIAAC ülkeler arasında beceri seviyelerini birbirleri ile karşılaştırmalarına imkân vermesi anlamında da önem arz etmektedir. Türkiye’de PIAAC’a bir kez katılmış ve konu ile ilgili karşılaştırmaları çalışmalar yapılmıştır (Karabacak ve Kaygın, 2018; Yıldız, vd. 2018).

Hayat boyu öğrenme etkinliklerine yönelik olarak önemli durumlardan bir tanesi de ülkelerin hayat boyu öğrenmeye katılım oranlarıdır. Bu oranlar her yıl EUROSTAT’ın belirlediği metodoloji ile katılan bütün ülkelerde veri Hanehalkı işgücü anketi kullanılarak toplanmaktadır. 2019 yılındaki oranlara bakıldığında en yüksek katılım oranının İsveç’te olduğu görülmektedir. Türkiye’nin 2019 yılı katılım oranı ise %5,8’dir.

Grafik 1- EUROSTAT, ülkelerin eğitime katılma oranları grafiği (2019)

AB ülkelerinin HBÖ katılım oranı ortalaması %9 civarındadır. Türkiye’de ise katılım oranları 2006’da %1,8 iken 2019 yılında 5,8 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’de HBÖ’ye katılım oranında bir yükseliş eğilimi gözükmektedir. İstenen hedefe ulaşabilmek için Türkiye’nin hayat boyu öğrenmeye katılım oranların yıllar içinde yükselme gösterme eğilimindedir (HBÖGM, 2019). 

Grafik 2- Türkiye’nin hayat boyu öğrenmeye katılım oranları

2019 yılında Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenme Dinamikleri

EUROSTAT tarafından hesaplanan hayat boyu öğrenmeye katılım oranları uluslararası ölçekte referans olmaktadır. TÜİK üzerinde veri aktarımı sağlanmaktadır. Ancak bu arada ulusal düzeyde hayat boyu öğrenme etkinliklerinin izlendiği bir sistem kurma çalışmaları da devam etmektedir. Bu kapsamda Ulusal Hayat Boyu Öğrenme İzleme Sistemi (UHBİS) veri tabanı çalışması başlatılmıştır ve çalışmalara devam edilmektedir. Böylelikle MEB’le birlikte ülkemizde yaygın eğitim veren tüm kurum ve kuruluşların verilerinin tek bir sistem üzerinde toplanması, verilerin standardının sağlanması ve standart belgelendirmenin yapılması amaçlanmaktadır. Sistemin hayata geçmesi ile Türkiye’deki hayat boyu öğrenme faaliyetlerine yönelik etkinliklerin dünya ile karşılaştırmalı analizlerinin yapılması kolaylaşacaktır.

2019 yılında dünyadaki hayat boyu öğrenme etkinlikleri ve Türkiye’deki etkinliklere bakıldığında zaman zaman birbiri ile örtüşen faaliyetlerin gerçekleştirildiği görülmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki hayat boyu öğrenme etkinliklerinin hareket noktasında değişen iş gücü pazarı ve toplumsal gereksinimlere hızlı ayak uydurabilen bireylerin yetiştirimini sağlayacak öğrenme süreçlerinin tasarlanması olduğu görülmektedir.

Türkiye’de de iş gücü pazarının öncelikli gereksinimleri OECD ve diğer kurum kuruluşların raporlarında ortaklık gösteren bir şekilde yetişkinlerin temel becerilerinin geliştirilmesi, bilişim teknolojilerini kullanma becerisinin arttırılması bunların yanında sosyal beceriler olarak adlandırılan işbirliği içinde ortak çalışma becerilerinin kazandırılmasıdır. Hedeflenen etkinliklere yönelik hazırlanan kurs programlarına katılım gönüllülük esasıyla olup kursiyerler bir de fazla kursa katılabilmektedir. Bu bağlamda 2019 yılında kişisel gelişim ve eğitim, okuma yazma, spor, el sanatları, giyim üretim teknolojisi, yabancı diller ve bilişim teknolojileri gibi kurslar en çok katılım sağlanan kurs programları arasındadır.

Kurs programlarının başarısının eğitimci niteliği ile doğru orantılı bir ilişkisi vardır. Yetişkin eğitimcilerin niteliklerini arttırmak ve birbirinden öğrenmelerini sağlamak için yetişkin eğitimcileri buluşturan EPALE projesi gibi hayat boyu öğrenme alanında çalışanların deneyimlerini paylaştıkları platformlarda Türkiye’de yer almaktadır. Bu tür sosyal ağlar aracılığıyla dünya çapında hayat boyu öğrenme alanında çalışan kişilerin bir araya gelerek benzer olaylar karşısında tecrübelerini birbirine aktarmakta ve bir çeşit “akran öğrenmesi” gerçekleştirmektedir.

Kursiyerlerin temel becerilerinin geliştirilmesine yönelik okuma yazma kursları ve bilişim teknolojileri alanında gerçekleştirilen kurslar dünya genelindeki kurslarla paralel bir şekilde yürütülen kurslardandır. Bu becerilerin ölçülmesi anketi olarak adlandırılabilecek PIAAC değerlendirmesi 33 Avrupa ülkesi ile 2012 yılında bir kez katılım sağlayan Türkiye, sonraki değerlendirmeye katılmamakla birlikte konuya ilişkin çalışmalar yapmaya devam etmektedir.

Ülkemiz, Avrupa ile ortaklık gösteren hayat boyu öğrenme etkinliklerinin yanında kurs programları çeşitliliği anlamında OECD ya da Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında nicelik olarak ön sıralarda yer almaktadır. 2019 yılında üç bin beş yüzden fazla kurs programı ile 430 binden fazla kurs açılmıştır.

Türkiye’de MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesindeki kurs programlarının ücretsiz olması AB ülkeleri ile hayat boyu öğrenme alanındaki farklılıklardan biridir. AB ülkelerinin bazılarında sadece temel becerilere yönelik kurslarda ücretsiz eğitimler verilmektedir. 2019 yılında bu kapsamda 8 milyondan fazla kişi hayat boyu öğrenme etkinliklerinden ücretsiz yararlanmıştır.

Bahsi geçenlerin yanında Türkiye’de ve dünyanın genelinde nüfusun demografik yapısının değişmesi, doğum oranlarının düşmesi, yaşlı nüfusunun sayısının yükselmesi, aktif yaşlanma gibi eğitimlerin arttırılması gereksinimini doğurmaktadır. Nüfusun yaşlanması demek istihdamda ileri yaş yetişkinlerin daha uzun süre var olması gerektiği anlamına da gelmektedir. Üstelik yapay zekâ uygulamalarının iş gücü pazarındaki ağırlığının daha çok hissedilmeye başlandığı bir dönemde genç ya da yaşlı her bireyin istihdamın yeni koşullarına uyumu etkin şekilde tasarlanmış etkinliklerle sağlanacaktır.

TÜİK verileri incelendiğinde dünya nüfusundaki durumla örtüşen şekilde Türkiye’de de yaşlı nüfus artmaktadır. Hem yaşlı nüfusun eğitime katılımını artıracak hem de onlara yaşamlarında destek olacak bireylerin eğitim ihtiyaçlarına yönelik programların hazırlanması gerekmektedir. Türkiye nüfus profilinde genç emekli (45-65 yaş aralığı) nüfusun çokluğu dikkate alınarak genç emeklilere yönelik programların hazırlanması, ayrıca bu kesimin yeterlik ve yetkinlik alanlarından iş gücü olarak da yararlanılması ekonomik büyüme hedeflerinin gerekliliklerindendir. Bu gereklilik yaşlıların öğrenmesi ve aktif yaşlanma eğitimleri ile AB’nin üzerinde uzun süredir çalıştığı bir alanda Türkiye’de de etkinliklerin ivme kazanmasını sağlayacaktır.

Türkiye’de hayat boyu öğrenme etkinliklerinin nicel ve nitel yapısı AB ülkeleri ile benzerlik ve farklılık gösterdiği noktalar ifade edilmeye çalışmış olmakla birlikte Dünyada ve Türkiye’de hayat boyu öğrenme faaliyetlerine erişimin arttırılması ve öğrenmelerin kalite standartları süreçlerine ilişkin çalışmaların hız kazanması gerekmektedir. Kalite süreçleri sağlandığı takdirde yetişkinlerin hayat boyu öğrenme etkinliklerinden en üst faydayı sağlamaları mümkün olacaktır.

Sonuç

2019 yılında hayat boyu öğrenme etkinlikleri bağlamında dünyada ve Türkiye’deki öncelikli alanları arasında yetişkinlerin hayat boyu öğrenme etkinliklerine katılımının artırılması, düşük becerili yetişkinlerin temel becerilerinin geliştirilmesi ve hayat boyu öğrenmeye dair bileşenlerin kalitesini artırmak olduğu söylenebilir. Bu bağlamda kalite süreçlerinin kilit noktada olduğunu söylemek yanlış olmaz çünkü bileşenlerin kalitesinin artırılması hayat boyu öğrenmeye katılımın artmasını sağlayacağı gibi ülkelerin hayat boyu öğrenme hedeflerinin gerçekleşmesini büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.   

  Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de ve dünyada nüfusun değişen demografik özellikleri bunun hayat boyu öğrenmeye yansımaları, teknolojik gelişmeler, yapay zekânın öğrenmeye etkileri ile göç sorunu hayat boyu öğrenmenin odağında yer alan durumlardan olacaktır. Ayrıca artan yaşlı nüfusun demografik yapıya etkisi, aktif yaşlanma, yaşlı dostu şehirleşme ve ileri yaş yetişkinlerle iletişim vb gibi bazı eğitimleri daha önemli hale getireceği de ön görülmektedir. 2020 yılının ilk aylarında tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD 19 pandemisi sonrası “yeni normaller” ve bu kapsamda şekillenen yeni dünya düzenin günlük hayata ve istihdama yansımaları da hayat boyu öğrenmenin yeni rotasının belirleyicileri olacaktır. Bunların yanında istihdam dinamiklerinin teknolojik değişmelerin ışığında hızla güncellendiği bir ortamda hayat boyu rehberlik sistemine duyulan gereksinim artmaktadır. Yetişkinlerin iş gücü pazarındaki yeniliklere hızlı bir şekilde ayak uydurabilmesi, yeni işlere geçiş yapabilmesi, kaybolan mesleklerden birine ait becerilere sahipse bu beceriyi yeni işler için geliştirebilmesinde hayat boyu rehberlik sistemine önemli görevler düşmektedir. Bu bağlamda bahsi geçen gelişmelerin olası sonuçlarının verilerden yararlanarak öngörülmesi ve verilerden yola çıkarak politikaların üretilmesi birtakım sorunların daha hızlı ve ortaya çıkmadan çözülmesine hizmet edecektir.

Kaynakça

EUROSTAT (2019). Ülkelerin Eğitime Katılma Oranları Grafiği https://ec.europa.eu/eurostat/-statistics-explained/index.php?title=Adult _learning_statistics#Participation_rate_of_adul-ts_in_learning_in_the_last_four_weeks 

Karabacak, S. (2018). The level of andragogical knowledge of the educators working with adults in turkey. Bartın University Journal of Faculty of Education, 7(2), 537-561 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/494937

Karabacak, S. ve Kaygın, H. (2018). Uluslararası yetişkin becerileri araştırmasına (PIAAC) Yönelik halk eğitimi merkezlerinde görev yapan eğitimcilerin görüşleri. Journal of Turkish Studies. 13(11), 745-762. https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&ma-kale_id=21646

MEB, (HBÖGM). Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (2020). 2019 yılı İzleme ve Değerlendirme Raporu. https://hbogm.meb.gov.tr/www/izleme-degerlendirme-raporlari/kategori/104

OECD PIAAC, (2013). Technical report of the survey of adult skills. https://www.oecd.org/skills/piaac/_Technical%20Report_17OCT13.pdf

OECD PIAAC, (2020). 2nd Cycle of the Survey of Adult Skills (PIAAC) https://www.oecd.org/skills/piaac/about/piaac2ndcycle/#:~:text=The%20PIAAC%202nd%20Cycle%20of,will%20be%20published%20in%202024.

OECD, (2019). Education at a glance. https://www.oecd.org/education/education-at-a-glance/

UNESCO, (2019). Global report on adult learning and education. https://uil.unesco.org/adult-education/global-report/2019-global-report- adult-learning-and-education-will-focus

UNESCO, (2019). Küresel eğitim izleme raporu özet: Göç, yerinden edilme ve eğitim. https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000265996_tur

Yıldız, A., Dindar, H., Ünlü, D., Gökçe, N., Kocakurt, Ö., Özüstün Kıral, A. (2018). Yetişkin yeterliklerinin uluslararası değerlendirilmesi programı (PIAAC)” sonuçları bağlamında Türkiye’de temel eğitim sorunlarını yeniden düşünmek. Ankara University Journal of Faculty of Educational Sciences (JFES) , 51(2) , 209-237 . DOI: 10.30964/auebfd.438222 https://dergipark.org.tr/tr/pub/auebfd/issue/38670/438222

Serap Karabacak1  

1 Dr., Millî Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Ankara/TürkiyeEmail:serapkarabacakedu@gmail.com                            : 0000-0002-4895-049X

Editör

Editör

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir